Sektörel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sektörel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2013 Perşembe

0

Dergicilik Karli mi..? Dergicilikten Para Kazanilir mi..?

Dergicilik Nedir..?
Dergicilik, süresi genelde haftalık veya aylık olan bir yayın biçimidir.. Dergicilikte daha çok spesifik alanlarda yayınlar yapılır.. Sektörel olarak her sektörün kendi içinde bir dergi yayıncıları var.. Bundan ayrı olarak belediyeler, dernekler, partiler, kulüpler, şirketler de kendi bünyelerinde dergi çıkarabilmekte..

Dergicilik Nasıl Yapılır..?
bahsettiğimiz kuruluslar Dergicilik için özel bir ekip kurarak kendi bünyesinde bir yayın cıkarsalar da, genelde bu işi ajanslara yaptırmayı seçerler.. Dergiciliği, kuruluşların beceremesinin sebebi bu işin kuruluş içindeki bir birimi yönetmekten çok daha zor oldugu sebebiyledir..

Dergicilik alanında büyük bir bilgi birikimi gerektiri.. Dergi içinde yapılacak yayınların okuyucusu tarafından okunan kaliteli bir içerik olması gerekir.. Okuyucunun ilgisini çeken yayınlar yapılmalıdır.. Her dergi kendi kitlesini oluşturma başarısını göstermelidir..

Dergicilikten Para Kazanmak
Dergicilik yapmayı düşünen biri eğer para kazanmak için bu işi yapacaksa reklam pazarlamasını çok iyi yapmalıdır.. Dergicilik internet medyasının gelişmesi sebebiyle geçmiş yıllara nazaran daha zordur.. Toplumun refahı arttıkca okuma katsayısı da artıyor.. Bunun sonucu olarak dergilere olan alaka artmıs durumda.. Gelişmiş toplumlarda dergilerin gazetelerden bile fazla sattığı bir gerçektir..
Dergi işi yapmak karlı mı..?

Dergicilikten para kazanmak reklam ve abone gelirleriyle olur.. Eğer abone sayınızı artırırsanız temelleriniz sağlamlaşır... Reklam içeriğinizin, dergi içeriğinin kaybolmayacak şekilde yerleşmesi önemlidir..

Sonuç olarak dergicilik yeterli bir birikimi olan kişiler tarafından yapıldıgında ve doğru yapıldığında hala karlı bir iştir.. Her ne kadar büyük dergi şirketleri internete yönelse de iyi bir dergicilik anlayışında hala para kazanmak mümkün..



Arama Terimleri
  • dergicilik yapmak karli mi
  • dergicilik icin ne yapilmali
  • dergi cıkarmak karli mi
  • dergi cıkarabilir miyim






Bu yayın Sektörel kategorisinde yayınlandı..
Devamını oku...

13 Ekim 2011 Perşembe

0

Adana Mobilya Fuarinda ilgi Ceken Modeller, Mg Mobilya


MG Mobilya tarafından üretilen ve ilk kez fuarda sergilenen 'Uzaktan kumandalı mutfak dolabı' fuarı gezen kadınların yanı sıra erkekler tarafından da ilgiyle izlendi. Firma sahibi Mustafa Gürelli, "Sektörün her geçen geliştiği zamanımızda, kullanım kolaylığı ve kalitenin öne çıktığı günümüzde, dokunurken açılıp kapanan, hem de uzaktan kumanda ile yönetilen mutfak dolabını kendi atölyemizde üretmeyi başardık. Projesini tamamladığım ve üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünü ilk olarak bu fuarda sergiledik. Ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan ürünü 40 bin liradan sattık. Ayrıca 13 müteahhit firma, üründen satın almak için sipariş verdi. Bu yeni ürünümüz bize başarılı bir fuar yaşattı. Önümüzdeki günlerde, uzaktan kumandalı ve dokunmatik ürünlerimizi piyasaya süreceğiz" dedi.

Dolabın projesini 2 günde hazırladığını belirten Gürelli, "Mobilya üreteminde Adana'nın ne kadar iyi durumda olduğunu göstermek için kısa bir sürede bu ürünü meydana getirdik. Gösterilen ilgi, ne kadar güzel bir çalışma çıkardığımızın göstergesi" diyerek, yeni projeler için çalıştıklarını söyledi.

"GÖĞSÜMÜZÜ KABARTTI"

Fuarda sergilenen ürünün Adanalı bir firma tarafından üretilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Adana Mobilyacılar Odası Başkanı Yalçın Avcı, "Bu yıl oldukça başarılı ürünler sergilendi. Adanalı esnafımız her geçen gün ufkunu genişleterek, daha modern ve daha kaliteli ürünlere imza atıyor. Mustafa Gürelli arkadaşımız da, yaptığı bu projeyle Adana'mızın göğsünü kabartmıştır" diye konuştu.

ADANA'da 5 gün süren ve pazar günü kapanan '5'inci Mobilya ve Dekorasyon Fuarı'ndaki ilgiden memnun olduklarını belirten Adana Mobilyacılar Odası Başkanı Yalçın Avcı, "Çok güzel ve modern modellerle görücüye çıkan üreticilerimiz, 5-40 bin lira arasında mobilya çeşitleri ile tüm kesimlere hitap etti" dedi.

Fuarda daha çok, 'Muhteşem Yüzyıl' filmi ile birlikte moda haline gelen nostalji modellerinin ilgi gördüğünü anlatan Avcı, bu yıl geçmiş yıllarda üretilen nostalji modellerin moda olduğunu söyledi. Yalçın Avcı, şöyle dedi:

"Bu modeller daha modern şekilde üretilerek halkımıza sunuldu. El işçiliğinin çok fazla olduğu mobilyalarımız 40 bin liraya kadar alıcı buldu. İznik'ten gelen esnafımız, el oymacılığı ile yaptığı ürünlerini 30- 40 bin lira arasında sattığını söyledi. Ama 65-75 bin liraya koltuk takımı satıldığı bize yansımadı."

Yonca Mobilya Mağazaları'nın da sahibi olan Avcı, "Kendi ürettiğimiz ve tamamen el oymacılığı ile yapılan ürünlerimizin fiyatı 15-21 bin TL arasında değişiyor. En çok ilgi gören modeller ise, adını 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinden alan, Hürrem, Mahperi ve Kafkas koltuk takımları" diyerek, ürettikleri ürünler hakkında bilgi verdi.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Milaslı Pamuk Üreticisi Yagmura Kurban Gitti


Milas'ta geçen cumartesi öğlen saatlerinde başlayıp üç gün boyunca aralıkla etkisini arttırarak süren sağanak yağmur pamuk üreticisini vurdu. İlçeye üç günde metrekareye yaklaşık 140 kilogram yağışın düştüğü öğrenilirken, Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı, bazı tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Yağmurun özellikle pamuk üreticilerine zarar verdiğini belirten Atıcı, "3 günden bu yana ilçemizde etkili olan yağmur bazı üreticilerimize büyük zararlar verdi. Özellikle pamukta büyük zararımız var. Belki son 35 yılın en şiddetli yağışları oldu. Pamuk hasadına yakın bir zamanda yağan yağmur nedeniyle yüzde 50, belki de yüzde 50'den fazla zarar var. Çiftçimizin uğradığı zararın karşılanması veya en azından banka kredilerinin devlet eliyle ertelenerek çiftçiye yardımcı olunması gerekir. Ayrıca TARSİM'in yağışlardan dolayı meydana gelen bu zararları da sigorta kapsamına alması gerekiyor. Bu konuda zaman zaman yaptığımız müracatlar boşa çıktı. Şu haliyle pamuklarımızı sigorta kapsamında sigortalatsak dahi hiç bir işe yaramıyor" dedi.

İsmail Atıcı, ilçe genelinde bu yıl 300 çiftçinin yaklaşık 15 bin dekarlık alanda pamuk ektiğini ve yaklaşık 6 bin ton pamuk üretimi beklediklerini dile getirdi. Atıcı, "Tarlalarda büyük hasarlar meydana geldi. Büyük oranda rekolte düşüşü bekliyoruz. Belki hiç toplanamayacak pamuklar da olabilir. Çünkü burada girilemeyecek araziler de var. Rekoltenin yanında pamukta bir de lekelenme oldu. Rengi beyazdan griye veya daha sarıya dönmüş durumda" diye konuştu.

Ayakli Rehber
Devamını oku...
1

Bursa Tekstil Sanayi Müzesi Açılışı, 14 Ekim


Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'yi yönetenlerin ekonomik ufkunun da anlatıldığı müzede, kentin tarihi ve kültürel özellikleri yansıtılıyor. Türkiye’nin ilk Tekstil Sanayi Müzesi olan Merinos Tekstil Sanayi Müzesi’nin resmi açılış töreni öncesi basına tanıtım toplantısı düzenlendi. Müze girişinde konuyla ilgili bilgi veren Büyükşehir Belediye Başkanı AK Parti’li Recep Altepe, Bursa'nın birikimleri olan köklü bir sanayi kenti olduğunu kaydetti. Altepe, bununla ilgili en önemli anıtsal yapının ulu önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından 1935'te planlanarak, 1938'de açılan sanayi alanındaki simge Merinos Fabrikası olduğunu dile getirdi.

Merinos Fabrikası'nın o zaman için tekstil sanayinin gelişmesi, yünlü kumaşın üretim merkezi olması ve bu konudaki gelişiminde öncü olması amacıyla kurulmuş bir fabrika olduğuna dikkat çeken Altepe, ilerleyen yıllarda dünya markası olduğuna işaret etti. Dünya çapındaki İngiliz kumaşlar başta olmak üzere birçok firmanın kendi isimlerini burada yazdırıp, kendi imalatı olarak dünyaya sattıklarını ifade eden Altepe, "Bursa bu işin merkezi. Yüzlerce yıl Bursa ipekli kumaşı vergi ödenmeden Avrupa'ya gitti. Bunlara Avrupa vergi koymamıştı. Aynı şekilde tüm dünyaya en iyi, en kaliteli şekilde Merinos'ta üretildi" diye konuştu.

"ÇOK DA GÜZEL OLACAĞINI UMMUYORDUM"

Merinos Fabrikası'nın bulunduğu yerde şu an park ve kültür kongre merkezinin faaliyet gösterdiğini belirten Altepe, "Merinos'un yaşatılması imalatın en güzel şekilde sergilenmesi düzenlenen makine parkı ile burası ile bütünleşen tüm semgiler var. Arkadaşlarımız büyük bir uğraş ile bunu başardılar. Bende ilk başta burdan çok da güzel birşey çıkacağını ummuyordum. Dev makineler, demir yığınları, nasıl sergilenecek diye. Gerçekten güzel oldu. Bu da herkesin kendi mesleği. Daha da güzel olacak" dedi.

"ÇOCUKLAR KUMAŞ DOKUYABİLECEK, ELBİSE YAPABİLECEK"

Merinos Tekstil Sanayi Müzesi ile ilgili bilgi veren Bursa Kent Müzesi Koordinatörü Ahmet Erdönmez ise tekstil ve sanayi müzesi olması dolayısıyla Türkiye'de bir ilk olduğunu kaydetti. Müzenin yaklaşık 7 bin metrekare alan üzerinde faaliyet gösterdiğini belirten Erdönmez, "Türkiye şartlarında Avrupa şartları için önemli bir rakam. Burası toplama eşyalarla yapılan bir müze de değil, buradaki eşyaların tarihi, geçmişi, yaşanmışlığı var. Neredeyse 300 bin kişiye hitap eden bir anısı var. 1935'li yıllarda Türkiye’yi yönetenlerin ekonomik ufkunu da anlatıyor. 380 bin metrekareye oturmuş bir sistem. Artık üretim ömrünü tamamlamış ama kültürel hizmet verecek. Müzenin teknik özellikleri dışında sosyal bölümleri de çok güçlü. Çalışan işçilerine verdiği önem sinema, tiyatro salonları tüketim kooperatifleri gibi. Bundan sonra birçok etkinliklere de evsahipliği yapacak. Çocuklar gelip kumaş dokuyabilecek, kumaştan elbise yapabilecek. Bununla ilgili çalışmalar yapılıyor" diye konuştu.

ATATÜRK'ÜN ODASI DA BULUNUYOR

1938 yılında faaliyete giren Merinos Fabrikası'nı hayata geçiren Mustafa Kemal Atatürk'e ait odada müzede korunarak, gelenlerin ziyaretine açıldı. Odada dönemin tarihi dokusu korunuyor.

Faaliyet gösterdiği dönem ile ilgili haberlerin de sergilendiği müzede 1977 yılında fabrikada yaşanan grev sonrası alınan lokavt kararına karşı fabrika işçileri arasında oynanan maç sonrası 'Grevspor Lokavtspor'u perişan etti: 4 - 0' başlıklı haber de dikkat çekti.

Serhat TEZCAN/ BURSA, (DHA)
Ayakli Rehber
Devamını oku...

12 Ekim 2011 Çarşamba

0

Dacia Lpg'li Araçları Üretildi

Dacia, Logan Sedan, Sandero ve Logan MCV'nin ardından Duster'ı da fabrikada orijinal LPG'li olarak üretti.
Özel olarak geliştirilen LPG kitlerinin bakımları Dacia yetkili servislerinde gerçekleştirilirken tüm Dacia ürünlerinde mevcut olan garanti hizmetinden yararlanılabiliyor. 1.6 16V 105 bg 4x2 LPG versiyonu ile 35 bin 500 liradan başlayan fiyatlarla satışa sunulan Duster, navigasyon hediyesi ile birlikte satılıyor.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Chery Otomobil Markası Yeni Modelleri

Mermerler Otomotiv 2012 yılında Türkiye'ye getirecekleri üç yeni markayla bir otomotiv grubu oluşturacak.
Grup tarafından Türkiye'ye getirilen Chery markasının Bayi Geliştirme ve Satış Müdürü Aydoğan Süer, hedeflerinin bu yeni markalarla her kesimden tüketiciyi otomobil sahibi yapmak olduğunu ifade etti. Süer, gelecek yıllarda Chery'nin yeni modellerini de Türkiye pazarına sunacaklarını söyledi.
Ayakli Rehber
Devamını oku...

9 Ekim 2011 Pazar

0

İnegol'de Mobilya Test Laboratuarı Açılıyor

İnegöl’e kurulacak olan; Türkiye’nin ilk, dünyanın ise 9’uncu mobilya test laboratuarının lansman toplantısı İstanbul’da Bülent Arınç’ın da katılımıyla yapılacak. Yapılan açıklamalarda, test laboratuarının sadece İnegöl’e ve Türkiye’ye değil, Hindistan’a kadar, mobilya üretimi yapılan tüm coğrafyaya hizmet vereceği belirtildi.

İnegöl ve İnegöl Mobilyasının tanıtımı adına büyük bir öneme sahip olan TÜV Rheinland Mobilya Test Laboratuarının 13 Ekim tarihinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın da katılımıyla İstanbul’da yapılacak olan lansman toplantısına ilişkin dün İfor Fuarcılık toplantı salonunda bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve İTSO Başkanı Metin Anıl konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Test Laboratuarı İstanbul’da Tanıtılacak
İnegöl’e kazandırılan mobilya test laboratuarı gün sayıyor. Dünyada 9’ncu, Türkiye’de ise ilk olan ve 2 milyon EURO’ya mal olan TÜV Rheinland Mobilya Test Laboratuarı, 13 Ekim 2011 Perşembe günü İstanbul’da Taksim Ceylan İntercontinental Otel’de tanıtılacak.
Dün yapılan basın toplantısında konuyla ilgili konuşan Milletvekili Hüseyin Şahin, kurulan laboratuarın sanayi ve turizm şehri olan İnegöl’de mobilya sektörünün gelişmesinde öncü olacağını söyledi. Şahin, İnegöl’ün bir milyar dolar dış ticaret hacmiyle, Türkiye’de ihracat ve ekonomik anlamda 20’nci sırada yer aldığını belirterek; “Mobilyası ve diğer sanayi kuruluşları ile Türkiye ekonomisine katkı sağlayan İnegöl’ümüzün bu çok önemli eşiği atlamasında bize büyük destek verecek olan devlet Bakanımız Bülent Arınç’ı yanımızda görmekten mutluyuz. Başbakan Yardımcımız İstanbul’da yapılacak toplantıya şeref konuğu olarak katılacak. Ayrıca, 17 Ekim 2011 tarihinde yapılacak fuar açılışına Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ı davet ettik. İnegöl’ümüz hızla kalkınmakta, gelişmektedir. Gümrükle alakalı geçtiğimiz haftadan beri ciddi çalışmalarımız var. Şu ana kadar bir miyar dolar dış ticaret hacmi oluşturan İnegöl’ün, 2023 hedefi üç milyar dolar dış ticaret hacmidir. Mobilya sektörü ilçemiz, hak ettiği yere ulaşacaktır. İnegöl emin ellerle yönetiliyor. Hedefe ulaşmak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Hindistan’a Kadar Her Ülkeye Hitap Edecek
Belediye Başkanı Alinur Aktaş ise, İnegöl’de mobilyacılığın her şey olduğunu ve mobilya başkenti olma yolunda İnegöl’ün büyük bir hedefinin olduğundan söz etti. Mobilya test laboratuarının bu anlamda, önemli araçlardan biri olduğuna da değinen Başkan Aktaş; “Mobilya ile alakalı dünyada 8 tane test laboratuarı var. 9’ncusu da İnegöl’de açılacak. Türkiye’de başka mobilya test laboratuarı yok. Test laboratuarı İnegöllü mobilyacılarımıza çok şey kazandıracak. Hindistan’a kadar birçok ülkeden mobilyacıların İnegöl’e gelmesini sağlayacak. Lansman toplantısında sadece test laboratuarının değil, İnegöl ve İnegöl mobilyasının tanıtımı da yapılacak” diye konuştu.
En Kaliteliyi En Ucuza Üretmek Zorundayız
Toplantıda son konuşmayı ise İTSO Başkanı Metin Anıl yaptı. Anıl, seri üretmenin, çok üretmenin ve iyi pazarlamanın yeterli olmadığını dile getirerek; “Bunun yanında kaliteli üretimi de gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Kalitenin tespiti de bu tür laboratuarlardan geçiyor. Bu acımasız rekabet ortamı içerisinde ne üretirsek üretelim, en kaliteliyi, en güzel şekilde üretmek mecburiyetindeyiz. Bizim hedefimizde mobilya ise, hem kaliteli üretim yapacağız, hem de ucuza mal edeceğiz. Dünyadaki rakiplerimizle de rekabet eder hale geleceğiz. Bu faaliyetlerle İnegöl Türkiye’de mobilyanın başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Dünyadaki bu acımasız rekabet ortamında İnegöl’de en kaliteliyi en ucuza üretmek durumundayız” dedi.
TÜV’ün CEO’ları Da Katılacak
Başkan Anıl, 13 Ekim Perşembe günü İstanbul’da gerçekleştirilecek olan lansman toplantısına Almanya’dan da katılım olacağını duyurarak, şöyle konuştu: “TÜV Rheinland’ın üst düzey yetkilileri ve CEO’ları orada olacak. Çok görkemli ve Türkiye’de ses getirecek bir tanıtım olacak. Başarılı bir toplantı olacağını şimdiden görüyor ve seziyorum. Bu laboratuar sadece İnegöl değil, Türkiye’deki ve hatta Hindistan’a kadar bu coğrafyada mobilya üretimi yapan sektöre hizmet vereceği ve İnegöl’ü de mobilyada bir marka şehir yapacağından hiçbir endişem yok. İnegöl belirlediği hedeflere sağlam basarak yürüyor.

Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Cardin Mobilya Bursa Mağazasını Açtı

Bursa mağazasının açılını yapan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Yeni mağaza yeni istihdam demek. Türkiye’de ekonomi çok daha iyi noktalara ulaşıyor” dedi. Cardin Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Murat Teker de, krizlere rağmen hızla büyümelerini sürdürdüklerini söyledi. Eskişehir’de kurdukları 20 milyon dolarlık fabrikada üretim yaptıklarını kaydeden Teker, “Hedefimiz 2 yıl içinde şube sayımızı 100’e çıkarmak” dedi.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Beşler Makarna Glutensiz Makarna Üretecek

Beşler Makarna Genel Müdür Kemal Çakmak, "glutensiz" makarnanın tanıtımı için Alaturka Resturant’ta düzenlediği basın toplantısında, glutensiz makarnanın yakın zamanda çölyak hastalarının beğenisini kazanacağına ve sofralarda yerini alacağına inandığını söyledi.

Beşler Makarna olarak, toplum sağlığının iyileştirilmesine katkı sağlamak için çalıştıklarını ve Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmenin heyecanını yaşadıklarını dile getiren Çakmak, şöyle konuştu: "Çölyak hastaları için ürettiğimiz glutensiz makarnayı sizlere sunmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyorum. Makarnada en üst kaliteyi tüketiciye sunduğumuz, kutulu premium ürünümüz olan ’Santa Sophia’nın ardından, glutensiz makarna ile sektöre bir kez daha öncülük etmenin sevincini yaşıyoruz. Çölyak hastalarının makarna yiyebilmesi için Gaziantep Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü işbirliğiyle 2 yıl boyunca araştırma-geliştirme faaliyetleri yürüttük.




Sağlıklı, besleyici, lezzetli bir gıda olan makarnanın, hepimizin hakkı olduğuna inanıyoruz. Beşler glutensiz makarnayı, çölyak hastalarının yaşam kalitesini artırmak, kısıtlı yemek seçeneklerini zenginleştirmek amacıyla, toplumsal sorumluluk anlayışımız doğrultusunda ürettik. Glutensiz makarnanın yakın zamanda çölyak hastalarının beğenisini kazanacağına ve sofralarda yerini alacağına inanıyorum." Çakmak, projeyi hayata geçirirken diğer amaçlarının da yeterli ölçüde bilinmeyen çölyak hastalığına dikkat çekmek olduğunu vurguladı.

Çölyak hastalarının, glutensiz makarnayı ithal ürünlere kıyasla yüzde 50 daha ucuz fiyatla tüketebilecek olmalarının da projenin önemini arttırdığını dile getiren Çakmak, makarnanın üretilmesinde emeği geçen Gaziantep Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü öğretim üyelerine teşekkür etti.

Gaziantep Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol İbanoğlu’nun da katıldığı toplantıda Çölyakla Yaşam Derneği Başkanı Derya Ukal, Genel Müdür Kemal Çakmak’a plaket verdi.
Ayakli Rehber
Devamını oku...

8 Ekim 2011 Cumartesi

0

Dexia Bankalarını Satmaya Başlıyor

Dexia’dan önceki gün yapılan açıklamada, Lüksemburg’daki “Dexia Banque Internationale” biriminin satışı için bir grup uluslararası yatırımcıyla görüşmelerin başladığı belirtilmişti.

Rusya’nın en büyük bankası
1841’da kurulan Sberbank’ın hisselerinin yüzde 60.25’i Rusya Merkez Bankası’na ait. Bankanın yüzde 20’si ise yabancı ve yerli yatırımcılara ait. 2010 geliri 32.3 milyar dolar olan bankanın kârı ise 6.5 milyar dolar olarak açıklandı. Bankanın toplam mal varlığının değeri 2010’da 308.9 milyor dolar.



Bankanın Sberbank Rossii isminde Kazakistan’da, Sberbank Rossii isminde Ukrayna’da ve BPS-Bank isminde Beyaz Rusya’da iştirakleri var. Sberbank Rusya’nın ve BDT ülkelerinin en büyük bankası konumunda. Rusya’daki bankacılık pazarında varlıkların yüzde 27’si, bankacılık sermayesinin ise yüzde 26’sına sahip. The Banker dergisinin 2010 listesinde Sberbank dünyanın 43. büyük bankası olarak yer aldı. Banka, 2014’e kadar net kârın yüzde 5’ini Rusya dışından elde etmeyi hedefliyor.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Saat&Saat Markası Mücevharata da Girecek

Armani, Guess ve Donna Karen gibi moda devlerinin takı işine girmesi birçok firmayı cesaretlendirdi. Pandora mücevherlerinin distribütörlüğünü alarak takı sektörüne giren Saat&Saat'in patronu Ramazan Kaya da pırlanta, güneş gözlüğü ve saatin birlikte satılacağı mağaza açmaya hazırlanıyor. Kaya, yeni konsepti, "Kimseye değil, kendimize rakip oluyoruz." şeklinde yorumluyor.
Yaklaşık 20 yıldır saat işi yapan Saat&Saat firmasının genç patronu Ramazan Kaya, rota değiştirerek takı işine girdi. Ancak bu iş öyle sanıldığı gibi bir anda değil, beş yıllık sancılı bir sürecin sonunda gerçekleşti. Danimarkalı mücevher devi Pandora'yı Türkiye'ye girmeye ikna etmek için yoğun çaba sarf eden Kaya'nın hayali gerçek oldu. Türkiye'nin küresel ekonomik krizdeki sağlam duruşunun firmayı ikna ettiğini belirten Kaya, "Biz takıcı değiliz ama bu markayı bünyemizde bulundurmaktan çok mutluyum." dedi. Kaya, bununla da yetinmeyerek, bu kez Saat&Saat markasına rakip bir konsept hazırlıyor. Yeni mağazalarda bu kez pırlanta, saat, takı ve güneş gözlüğü satılacak. Kaya, henüz isim aşamasındaki projeyi, "Kendimize rakip bir marka oluşturuyoruz." şeklinde tanımlıyor. 1982'de Danimarkalı kuyumcu Per Enevolsen ve eşi tarafından kurulan firmanın, bugün 6 kıta ve 47 ülkede 260 Pandora konsept mağazası dahil olmak üzere dünyada 10 bin noktada satılan ürünleri özellikle Hollywood yıldızlarının gözdesi.

Yılda her saniye her gün dünyanın herhangi bir yerinde mutlaka bir Pandora takısının satın alındığını kaydeden Kaya, Alanya, Fethiye, Antalya, İstanbul ve Marmaris'te toplam beş mağaza açtıklarını, yıl sonuna kadar yine İstanbul, Ankara ve İzmir dahil olmak üzere beş mağaza daha açacaklarını söyledi. Turistler tarafından yoğun ilgi gören ürünlerin 1.800'e yakın çeşidi olduğunu aktaran Kaya, İspanya ve Portekiz'deki distribütörlerin saatten daha fazla bu takıyı sattıklarını ifade etti. Dünya genelindeki markaların takıya yöneldiğinin altını çizen Kaya, Armani, Guess, Donna Karen gibi markaların satışlarını yaptıklarını, Guess'in takılarını yetiştirmekte zorlandıklarını söyledi. Almanya'da Fossil'in takıları saatlerinden daha çok satar hale geldi. Moda markalar saat işine girince sektör daha da hareketlendi. Fiyatlar da cazip hale geldi. "Saat ve takı artık beraber hareket ediyor. Bu yüzden biz de bir yenilik yaparak farklı bir işin içine giriyoruz. Saat, pırlanta, güneş gözlüğünün satılacağı mağazalar açacağız. Güneş gözlüğü 'niş' bir pazara hitap edecek. Saat zaten bizim işimiz. Bu sene ilk adım atılacak. Biraz daha yukarı seviye hedef kitlesi. Renkli, cıvıl cıvıl mağazalar olacak. Tüm özel günlerde ilk akla gelen mağaza olma hedefiyle yola çıktık." diyen Kaya, bu yılki satışlardan da oldukça memnun. Şirket 2010 yılına göre yüzde 36 büyüme sağladı, 2011 yılını yüzde 35-40 büyüme ile kapatmayı hedefliyor. "Türkiye'nin saatçisi olma yolunda ilerliyoruz. Piyasadaki büyüme oranımız yüzde 10'larda. Bunu güvenilirliğimize bağlıyoruz. Hedef kitlemiz A, B ve C. Gelir seviyesi çok yüksek ya da çok düşük sınıfa hitap etmiyoruz. Bünyemizde 35 markayı barındırıyoruz. Bunun 25'i saat markası." dedi.

Mevcut 63 mağazayı yıl sonuna kadar 80'e tamamlama hedefinin yanında mevcut istihdamı artırma planları da var. Türkiye saat sektörüne bakıldığında ise yılda 14 milyon adet saat satıldığı görülüyor. Bunun 10 milyonu pazarlarda satılan 5-10 lira değerindeki ucuz saatlerden oluşuyor. Pazarın toplam büyüklüğü 800 milyon dolar. Dünyada pazar büyüklüğü 30 milyar dolar civarında.

Saatçiyim, ama saat takamıyorum

Ramazan Kaya, binlerce saat satıyor ama kendisi saat takamıyor. Nedeni ise kolundaki saati mutlaka birisinin alması: "Sabah taktığım saati mutlaka akşamına aileden birisi ya da arkadaşlarımdan birisi alıyor. 'Saatin çok güzel' diyen kişiye de ben çıkarıp veriyorum. Saatçiyim ama saat takamıyorum. Kolumdaki saat ertesi güne kalmıyor."
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Eczacıbaşı'nın Rusya'ya Yaptığı Yatırım

Eczacıbaşı Yapı Ürünleri Grubu’nun, 37 milyon Euro’luk yatırımla Rusya’nın Serpukhov Bölgesi’nde kurulan karo seramik fabrikası üretime başladı.

Fabrikanın açılışında konuşan Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, “Rusya’daki 100 milyar Euro’luk inşaat pazarından pay almayı amaçlıyoruz” dedi. Karo alanında dünyanın en zengin ürün yelpazelerinden birine sahip olan grubun, VitrA, Villeroy&Boch ve Engers Keramik markalarıyla Almanya’da lider üretici konumunda olduğunu vurgulayan Eczacıbaşı, “Karo seramik grubunun bu marka portföyü ile Avrupa ve Rusya’da lider olmayı, profesyoneller arasında tercih edilen ilk üç kuruluş arasına girmeyi hedefliyoruz” dedi. Eczacıbaşı, grubun bu hedefe ulaşmasında, stratejik bir pazar olarak konumlandırdıkları Rusya’da yaptıkları yatırımların çok önemli olduğu kanısında olduğunu dile getirerek, “Rusya’daki satış ağımızı da genişletiyoruz. Moskova, Kazan ve Serpukhov’un ardından Yekaterinburg’daki mağazamızı hizmete açtık” dedi.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
2

Kırkpınar Termal Kapatıldı

Yapı Kullanma Ruhsatı Olmadığı Ölüm Olayı ile Anlaşılan Termal Tesis, Mühürlendi Afyonkarahisar İhsaniye ilçesi Gazlıgöl beldesinde faaliyet gösteren Kırkpınar Termal’de konaklayan Aysel Karadağ (64)’ın hayatını kaybetmesinin 9 gün sonra fark edilmesinin ardından yapılan soruşturmada firmaya ait E-F bloğun yapı kullanma ruhsatı olmadığı ortaya çıktı.



Afyonkarahisar İhsaniye ilçesi Gazlıgöl beldesinde faaliyet gösteren Kırkpınar Termal’de konaklayan Aysel Karadağ (64)’ın hayatını kaybetmesinin 9 gün sonra fark edilmesinin ardından yapılan soruşturmada firmaya ait E-F bloğun yapı kullanma ruhsatı olmadığı ortaya çıktı. Söz konusu bina, İhsaniye Kaymakamlığı’nın talimatı üzerine mühürlendi.

İhsaniye Kaymakamı Ömer Faruk İlhan, ölüm olayından sonra yaptıkları incelemede söz konusu binanın 9 aydır yapı kullanma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiğini ve müşteri kabul ettiğinin ortaya çıkardıklarını söyledi.

Kaymakam İlhan, söz konusu bloğun imar mevzuatına aykırı olmasına rağmen faaliyete açılarak müşteri kabul edildiğini tespit ederek, Gazlıgöl Belediyesi’ne kapatılması için talimat gönderdiklerini kaydetti.

İlhan, “Geçen hafta pazar günü blokta konaklayan 67 yaşındaki bir bayan ölü halde bulundu. Bunun üzerine yapılan incelemede binanın yapı kullanma ruhsatının olmadığı anlaşıldı. Yasalara aykırı bir şekilde faaliyet gösteren bina Gazlıgöl Belediyesi ekipleri tarafından mühürlendi.” dedi.

Kırkpınar Termal Tesisleri’nin sahibi Mehmet Kırkpınar, mühürleme olayının yapı kullanma ruhsatı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını savundu. Kırkpınar, “Pazar günü bir bayan müşteri hayatını kaybetti. Görevliler tarafından son gün kapı açılmadığından jandarmaya haber veriliyor, şahsın öldüğü anlaşıyor. Şahıs 9 gün önce değil, 4 gün önce hayatını kaybetmiştir.” diye konuştu.
Ayakli Rehber
Devamını oku...

7 Ekim 2011 Cuma

0

Nazilli'de Üretilecek Yeni Aracı Tanıyalım


Nazilli'de motosiklet ve scooter üreten Asya Motor, Almanya merkezli ATV, elektrikli ve hybrid araç markası Pumarex ile birleşti.
Asya Motor, Nazilli'deki üretim merkezinde Pumarex'in deneyimini kullanarak ATV aracı üretecek. Firmanın hedefi ilk defa Türkiye'de imal edilecek bu araçları, yurtiçinde ve Balkanlar, Rusya ile Ortadoğu ülkelerine ihraç etmek. Anlaşmaya Asya Motor Yönetim Kurulu üyesi Uysal Soysal ve Pumarex Yönetim Kurulu üyeleri Ali Altıntaş ve Serhat Göçer imza attı. İki şirket Asya Motor çatısı altında bir araya gelirken Pumarex'in kurucu ortağı Serhat Göçer'in, üretimden sorumlu yönetici olarak görev yapacağı kaydedildi. Türkiye'de motosiklet üretiminin montaja dayalı olduğunu ve bunu değiştirmek istediklerini ifade eden Uysal Soysal, "Otomotivde yan sanayi var ama bu sektörde henüz yok. Bunu geliştirmek istiyoruz. Üreteceğimiz ATV araçlarında da zamanla burada üretilebilecek parçaları ülkemizde üretmeyi hedefliyoruz." dedi. Bu yıl 30 bin motosiklet ve scooter üreteceklerini açıklayan Asya Motor Genel Müdürü Sait Orhan da, 2012 yılındaki üretim hedeflerinin 50 bin adet olacağını vurguladı. Bu yıl içinde 250 cc altı motosiklette ÖTV'nin yüzde 22'den yüzde 8'e düştüğünü hatırlatan Orhan, bunun etkisiyle geçen yıl 135 bin adet olan motosiklet satışlarının bu sene 200 bine ulaşacağını kaydetti. Asya Motor 2012 yılında scooter'ın elektrikli modelini de ithal etmeyi planlıyor.
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Garantide İşlem Ücrelerinde Değişikliğe Gidildi..

Garanti Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, işlem tutarını dikkate alarak düşük tutarlı işlemler için daha az ücret alınan bir yapıya geçen Banka, yüksek tutarlı işlemlerden tahsil edilen ücretlerin üst sınırını da aşağıya çekti.

Yarın itibarıyla devreye girecek yeni uygulamada, 2.000 liranın altındaki havale ve EFT işlemlerinde 20-35 lira aralığında olan minimum ücret, 10-20 lira aralığına çekildi. 2.000 lira üzerindeki işlemlerde 225-300 lira aralığında olan maksimum ücretler ise 100 liraya düşürüldü.

Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, şu değerlendirmede bulundu: "Garanti Bankası olarak, bankalar için marjların iyice daraldığı bir dönemde olmamıza rağmen, müşterilerimizin hassasiyetlerini gözeterek işlem ücretlerimizi düşürme kararı aldık. Böylece işlem ücretlerini daha ödenebilir seviyelere çekerken, müşterilerimize bankamızdan çok daha uygun maliyetlerle hizmet alma imkanı sunmuş olacağız.




Sürdürülebilir büyüme için sunduğumuz kaliteli hizmetler karşılığında kamuoyunun hassasiyetleri ve sağduyu çerçevesinde, makul seviyelerde işlem ücreti ve komisyon almaya devam edeceğiz. Elde edilecek komisyon gelirleri, ülkemizin ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu güçlü bankacılık sektörü için önümüzdeki dönemde de vazgeçilmez bir öneme sahip olacak."
Ayakli Rehber
Devamını oku...
0

Otomotiv Sektörü Ne durumda?

Türkiye otomotiv pazarında 2011 yılı Ocak-Eylül döneminde otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı 602.228 adet olarak gerçekleşti. 465.178 adet olan 2010 yılı Ocak-Eylül dönemi otomobil ve hafif ticari araç pazar toplamına göre satışlar yüzde 29,46 oranında arttı.

Otomotiv Distribütörleri Derneği verilerine göre, 2011 yılının ilk çeyreğinde otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 76,28 büyürken, ikinci çeyreğinde büyüme oranı yüzde 36,64 oranında gerçekleşti. 3. çeyrekte ise beklentiler doğrultusunda toplam pazar yüzde 3,07 oranında geriledi.




Raporda, "2011 yılının son çeyreği içerisinde bulunduğumuz şartlarda önemli değişiklikler olmaması beklenmekte olup, otomotiv sektörü yıl sonu toplam pazar tahmini 850-900 bin seviyesindedir" denildi.

Türkiye otomotiv sektörü 2010 yılında 793.172 adetlik toplam satışla tüm zamanların rekörünü kırmıştı.

-Yerli otomobilde Renault- 2011 toplamın satışlarında ithal/yerli dağılımlarına bakıldığında yerli otomobilde 61.618 adetlik satış rakamıyla Renault ilk sırada yer alırken, yerli hafif ticari satışında ise 46.960 adetle Ford birinci durumda...

Türkiye otomotiv pazarında ithalin ağırlığı sürürken, satılan 602.228 otomobil ve hafif ticari aracın 366.380 adeti ithal, 235.848 adeti ise yerliden oluştu.
Devamını oku...

20 Ağustos 2011 Cumartesi

0

2011 Armut Yılı Oldu..

2011 İHRACATTA ARMUT YILI OLACAK
Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salih Çalı, “2011 ihracatta armut yılı olacak. Türkiye armut ihracatının yaklaşık üçte biri Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nden yapılıyor ve 2010 yılında 3 bin 946 ton ile 2 milyon 849 bin dolarlık armut ihracatı yapıldı” dedi.
‘Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) 2011 ihracatta armut yılı etkinlikler ve planlama toplantısı’ UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Salih Çalı’nın organizasyonunda, Vali Yardımcısı Hüseyin Eren’in başkanlığında, Bursa Tarım İl Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bursa Gıda Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü, Atatürk Bahçe Kültürel Merkez Araştırma Enstitüsü (Yalova), Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Gürsu Ziraat Odası, İnegöl Meyve Üreticileri Birliği yetkililerinin katılımıyla Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirildi.

Toplantının açılışında konuşan Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Salih Çalı, Bursa siyahı incirinin iç ve dış piyasada hak ettiği değere ulaşması için yürüttükleri çalışmaların, “armut yılı” ilan ettikleri 2011 yılında da aynı şekilde devam edeceğini söyledi.

2010 Bursa siyahı inciri yılının ardından 2011’i armut, 2012’yi domates-biber, 2013’ü şeftali, 2014’ü kiraz ve 2015’i de sembolik olarak zeytin yılı ilan ettiklerini kaydeden Çalı, Türkiye genelinde ihraç edilen armudun üçte birinin Bursa’dan yapıldığının altını çizdi. Armut yetiştiriciliğinin yoğun olarak yapıldığı ilçeleri Gürsu, Osmangazi, Kestel ve Yıldırım olarak sıralayan Dr. Çalı, İnegöl, İznik ve Mustafakemalpaşa’nın da bu ilçeleri izlediğini dile getirdi.

ARMUT İHRACATININ 3’TE 1’İ BURSA’DAN YAPILIYOR

Konuşmasında 2010 yılında Türkiye genelinde toplam 14 bin 521 ton armut ihraç edilerek 8 milyon 907 bin dolar döviz girdisi sağlandığı bilgisini veren UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Çalı şunları söyledi:

“Türkiye armut ihracatının yaklaşık olarak üçte biri Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nden yapılıyor ve 2010 yılında 3 bin 946 ton ile 2 milyon 849 bin dolarlık armut ihracatı yapılmıştır. Ülkeler boyutuna baktığımızda ise İran 2 bin 780 ton armut ihracatı, 1 milyon 985 bin dolar maddi karşılığıyla birinci sırada. Oysa Almanya 9 ton ve 5 bin 853 dolar parasal karşılığıyla ihracatı gibi yok denecek kadar az. Başta Almanya olmak üzere AB ülkelerinin tümüne 2011 yılında armut ihracatımızı artırmamız gerekiyor”

Armut konusunda, bu yıl yapılacak çalışmaların sadece ilaç sorununu kapsamadığı, aynı zamanda tanıtım, bilgilendirme ve ürün gibi markalaştırma çalışmalarını da içinde aldığını vurgulayan Çalı, özellikle ‘Santa Maria ve Deveci armudu’ çeşitlerinin Bursa ve ihracat için önemli olduğunu hatırlattı.

UYMSİB olarak Ağustos ayının ilk haftasında 15 ülkenin temsilcilerinin katılımıyla alım heyeti programı düzenleyecekleri müjdesini de veren Çalı, program çerçevesinde temsilcilerin ihracatçılarla bir araya geleceğini, üretim yapılan armut bahçelerini ziyaret edeceklerini vurguladı.

SEKTÖRDE ALTYAPI SORUNLARI ÇÖZÜLÜYOR

Bursa Tarım İl Müdürü Kasım Piral da toplantıda yaptığı konuşmada, Gıda ve Zirai Mücadele Yasası hakkında son gelişmelerle ilgili bilgiler verdi. İlaç kalıntısında, incirde gösterilen hassasiyetin armutta da gösterilmesinin, 2011 armut yılı açısından son derece önemli olduğunu belirten Piral, sektöre ilişkin altyapı sorunlarının çözülmeye başladığını ve tarım sektörü ile ilgili olarak son yıllarda Bursa’da depolama kabiliyetinin arttığı kaydetti. Piral, sektöre ilişkin acil çözüm bekleyen konuları da ilaç kullanımları, ambalajlama ve saklama koşulları olduğunu sözlerine ekledi.

Tarım İl Müdürlüğü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Meyvecilik Uzmanı Dr. Sabahattin Ufuk ise, armut ihracatı ile ilgili bir sunum yaparak, armut üretimi, armut türleri, armut bahçeleri hakkında bilgi verdi. Armut üreticilerinin sorunlarına da değinen Ufuk, sunumunda armutta görülen sorunları da ele aldı.

Toplantı kapsamında, ‘2011 ihracatta armut yılı program taslağı’ oluşturularak, Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) ile Bursa Tarım İl Müdürlüğü’nün ortaklığında çalışmaların startı verildi.

Ayakli Rehber
Devamını oku...

24 Mayıs 2011 Salı

0

Hotpoint geliyor, Reklam Bütçesi 200milyon euro

Küresel krizi fırsata çevirmek isteyen İtalyan beyaz eşya devi Indesit, markasında değişikliğe gitti. Yeni dönemde markadan Ariston ismini çıkararak yola Hotpoint ile devam etmek isteyen firma, 200 milyon Euro reklam harcaması yapacak. Şirketin sahibi Andrea Merloni, "Samsung, LG ve Bosch gibi rakiplerimizle mücadele edebilmek için bu değişikliği yapmak zorundaydık." dedi.
İtalyan Indesit Grubu, bünyesinde barındırdığı 2 markadan biri olan 'Hotpoint-Ariston' markasında isim değişikliği yaptı. Bundan sonra sadece 'Hotpoint' olarak adlanacak bu marka, üst düzey gelir grubuna hitap edecek yeni ürünlerle piyasada yerini alacak. Indesit Company'nin kurucusu Merloni ailesinin 3. kuşak temsilcisi ve Yönetim Kurulu Başkanı Andrea Merloni, toplam payı 5-6 ayrı markaya bölmek yerine söz konusu yatırımı Hotpoint'e yatırarak dünya pazarından daha çok pay almak istediklerini söyledi.

Dünyanın en büyük 5. beyaz eşya şirketi olan Indesit Grubu, kriz sonrası dünya beyaz eşya pazarından daha çok pay almak istiyor. İndesit ve Hotpoint-Ariston beyaz eşya markasının sahibi olan şirket, başka bir kombi şirketinin markası olan 'Ariston' ile karışıklığa son vermek için de isim değişikliğine gidiyor. Grup bunun için 200 milyon Euro reklam harcaması yapacak. Andrea Merloni, "Bir süre daha Hotpoint-Ariston markaları yan yana kullanılacak. Orta vadede tüm dünyada bu markayı tek başına kullanmaya başlayacağız." dedi. Markada isim değişikliğinin risk olduğunu itiraf eden Merloni, "Ama bunu almak zorundayız. Samsung, LG gibi yalnızca tek marka üzerinden giden ya da Bosch gibi bir markasına ağırlıklı olarak yatırım yapan rakiplerimizle mücadele edebilmek için bunu yapmak zorundayız." sözlerine yer verdi. Grubun Avrupa'daki en büyük 5. pazarı olan Türkiye, genç nüfusu ve alım gücüyle şirketin dikkatini çekiyor. Indesit'in ülkemizdeki pazar payı yüzde 9. 2011 için yüzde 10 pazar payına ulaşmayı hedefliyor. Andrea, "Türkiye için orta vadede hedefimiz pazar payımızı Avrupa ortalamamız olan yüzde 15'e çıkarmak." dedi. Türkiye beyaz eşya pazarının giderek daha rekabetçi hale geldiğini ifade eden Merloni, "En büyük rakiplerimizden iki tanesi Arçelik ve Vestel yerel marka. Ancak biz başarısını kanıtlamış bir yönteme sahibiz ve bu yöntemle Türkiye pazarında başarılı olmanın bir yolunu bulacağız." sözlerine yer verdi. Şimdiye dek beyaz eşya üreten grup, birkaç ay içerisinde küçük ev aletleri ürün gamını da piyasaya sürecek. 6 ay önce buna karar verdiklerini söyleyen Üst Yöneticisi (CEO) Marco Milani, "Yenilikleri yakında göreceksiniz." dedi.

Öteyandan Indesit Company, Hotpoint-Ariston isminin Hotpoint'e geçişi ve bu markalı yeni ürünlerini Roma'da düzenlediği bir sunumla tanıttı. Merloni, beyaz eşya ürünleri üzerine konacak bir düğmenin anında her türlü bilgi verecek çağrı merkezine ulaştıracağı ve çamaşırları hangi programda yıkayacağını söyleyen makine hayalinden bahsetti. Şu anda söz konusu teknolojiye sahip olduklarını söyleyen Merloni, "Önümüzdeki iki yıl içinde geçeceğiz. Ancak akıllı mobil cihaz kullanımı hızlı şekilde artsa da henüz bu teknolojiyi kullanmanın maliyeti istediğimiz seviyeye gelmedi. " şeklinde konuştu
Ayakli Rehber
Devamını oku...

6 Mayıs 2011 Cuma

0

Otomotiv Sektörü 2011'i Nasıl Geçiriyor..?

Merkez Bankası'nın aldığı tedbirler kredi maliyetlerini bir miktar artırdı. Ancak bunun satışlara herhangi bir etkisi olmadı. Sektör, nisanda 77 bin 551 adetlik satışla büyümesini sürdürürken hafif ticari araç satışlarındaki artış ise dikkat çekiyor.
Otomotiv pazarı Merkez Bankası'nın mart ayı sonunda açıkladığı tedbirlere rağmen gaz kesmedi. Nisan ayında biraz yavaşlaması beklenen satışlar mart ayını yakaladı. Markalar yüksek kur nedeniyle indirim ya da kampanyaları minimum düzeyde tutmasına rağmen nisanda satılan araç sayısı 77 bin 551 adedi buldu. İlk 4 ay satışları dikkate alındığında da otomotiv pazarında bugüne kadarki en yüksek satış değerine ulaşılmış oldu. Otomotiv sektörü yöneticileri durumu, "Merkez Bankası'nın aldığı tedbirlerle kredi maliyetlerinde bir miktar artış oldu. Buna rağmen tüketicinin talebi kesilmedi, aylık ödemelerde 30-40 TL artışlar geleceğe yönelik güvenin önüne geçemedi." şeklinde değerlendirdi.

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarı ocak ayında 45 bine, şubatta 59 bine, mart ayında 78 binin üzerine çıktı. Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre ocak-nisan döneminde otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı 259 bin 182 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 64 oranında artış kaydedildi. Aylar bazında bakıldığında geçen yılla kıyaslandığında ocaktan nisana büyüme oranlarında düşüş görülüyor. Ancak buna rağmen Merkez Bankası'nın kredi büyümesini yüzde 25 seviyesinde tutma tedbirlerinin şimdilik pazarı etkilemediği ortaya çıkıyor. Nisanda otomobil satışları geçen yılın nisan ayına göre yüzde 47,3 oranında artarak 53 bin 835 adet olarak gerçekleşti. Böylece bugüne kadarki en yüksek nisan değerine ulaşılmış oldu. Hafif ticari araç pazarı ise yine geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29 büyüme sergileyerek 23 bin 716 adede çıktı. Binek otomobil satışlarında ağırlıklı olarak bireysel müşteriler dikkat çekerken filo satışlarının halen ortalamanın altında kaldığı belirtiliyor. Yılın ilk 4 ayında satılan araçların 176.7 bini binek otomobillerden, bu rakamın da 53 bin 940'ı yerli modellerden oluşuyor.

Otomobilde yerli oranı yüzde 30,5 ile yine düşük düzeyde seyrediyor. 4 ayda müşteriye ulaşan 82 bin 452 hafif ticari aracın ise yüzde 55'i Türkiye üretimi olarak dikkat çekiyor. Satışlarda motor hacimleri dikkate alındığında ise yüzde 85 ile 1.6 litre ve altında motora sahip otomobiller ilk sırayı 1.6 litre ile 2 litre arasındaki motorlara sahip otomobiller yüzde 13 ile ikinci sırayı, 2 litre ve üzeri motora sahip modeller ise yüzde 2 ile son sırayı paylaşıyor.

En çok Ford en az Dacia satıldı (Ocak-Nisan)

Ford 37.550

Fiat 37.433

Renault 36.012

Volkswagen 26.548

Hyundai 14.975

Opel 13.593

Toyota 12.827

Peugeot 10.757

Citroen 9.664

Dacia 6.718
Ayakli Rehber
Devamını oku...

29 Nisan 2011 Cuma

0

Dominik Tatil Rezervasyonları Arttı

Acun Ilıcalı’nın yapımını üstlendiği, Derya Büyükuncu, Asena, Nihat Doğan, Pascal Nouma, Özge Ulusoy, Ebru Destan gibi ünlülerin yarıştığı Survivor Ünlüler Gönüllüler’in yapıldığı Dominik Cumhuriyeti, bu yaz Türklerin akınına uğrayacak.

Yarışmayı izleyenler adada tatil için kuyruğa girdi. Geçen yıldan bu yana Dominik Cumhuriyeti'ne turlar düzenlediklerini anlatan WTS Turizm'in sahibi Hürser Tekinoktay, “Özellikle programdan sonra vize gerekmeyen bir tatil yeri olarak denizini, kumsalını ve güzelliklerini gören kişiler tatil rotalarını Dominik Cumhuriyeti’ne çevirdi” dedi.

Tekinoktay, bu ülke turuna katılmak isteyenlerin geçen yıla göre yüzde 30’luk artış gösterdiğini ifade etti. Vip Turizm Yurtdışı Turlar Pazarlama Direktörü Esra Tanoğlu da bölgede yeni otellerin açılmasıyla beraber yaklaşık 3 yıl önce Dominik Cumhuriyeti’ne tur düzenlemeye başladıklarını söyleyerek “Daha ağırlıklı olarak kapalı gruplara özel geziler düzenliyoruz.

Egzotik doğası ile balayı içinde tercih edilen destinasyonlardan biri. Survivor programının bölgenin tanıtımına çok faydası oldu. Gelen talep sayısında önemli bir artış görülüyor” diye konuştu. Survivor programının yayımlanmasından itibaren ilginin arttığını belirten Hiptur yetkilisi Sami Varol ise “Normalde uzun yol masrafları nedeniyle tercih edilmezdi. Ancak şimdi arayıp gitmek istediklerini söylüyorlar” dedi.
GİDENE YUNAN TURU HEDİYE
Genellikle Fransa’nın başkenti Paris’ten aktarmalı yola çıkılan turda uçak, ülkenin başkenti Santa Domingo'ya iniyor. Dominik Cumhuriyeti turunda kilometrelerce uzanan bembeyaz kumsallar, turkuvaz renkli deniz, hindistancevizi dolu palmiye ağaçlarıyla tatil geçirmek mümkün. Hürses Tekinoktay şirket olarak Dominik Turizm Ofisi ile yaptıkları ortak çalışma sonucunda bu ülkeye giden herkese Yunan adaları tatili hediye ettiklerini kaydetti.
Ayakli Rehber
Devamını oku...