31 Aralık 2010 Cuma

0

ACCESSORIZE ile Moda Plajlarda da Yaşanıyor

Her sezon modanın nabzını tutan ünlü aksesuar markası Accessorize, yaz aylarının neşe ve coşkusunu ürünlerine taşıyor.

Bu sezon modaya hakim olan 1920 ve 30’lu yıllar, etnik desenler, bohem çağrışımlar, Japon esintileri ve altın rengi yansımalar Accessorize’ın plaj koleksiyonunda da yer alıyor.

“İbiza’da Parti” temasından esinlenilerek 70’lerin hipi ve retro desenlerinin kullanıldığı, taşlı süslemeler ve işlemelerle kadınsı detayların ortaya çıkartıldığı Mix ‘n’ Match bikini serisi bu sezonun önemli parçaları arasında yer alıyor.

Bu sezon Accessorize koleksiyonunda, payet ve boncuklarla süslenmiş parmak arası terlikler ön plana çıkıyor. Boncuklu sandaletler hem ayakları serin tutuyor, hem de güzelliği ile göze çarpıyor.

Accessorize gözlük koleksiyonunda degrade modeller ön plana çıkarken siyah, kahverengi ve şeffaf kemik çerçeveler her kıyafet için ayrı bir seçenek sunuyor.

Bunun yanı sıra, sahilde kullanacağınız pareolar güzelliğinize güzellik katarken cildinizi de güneşin zararlı ışınlarından koruyacak. Bu seri, grafik baskıları, straplez elbiseleri ve işlemeli pareoları ile muhteşem görünmenizi sağlayacak.

Temmuz ayını indirimli fiyat avantajları ile tanışmak için deniz sezonunu açmadan Accessorize mağazalarına uğramayı unutmayın.

Mix ‘n’ Match Fiyat Aralığı : 39,50 – 57,50 YTL.
Terlik Fiyat Aralığı : 39,50 – 109 YTL.
Gözlük Fiyat Aralığı : 39,50 – 48,00 YTL.
Pareo Fiyat Aralığı : 64,50 – 109 YTL
Devamını oku...
0

Kahve Dünyası klasik lezzetleri ve yeni tatlarıyla İstanbul Fashion Days’e katıldı

Kahve Dünyası, çikolata ve kahve koleksiyonunun en lezzetli ürünleriyle İstanbul Fashion Days ziyaretçilerinin dört gün boyunca ağız tadı oldu.

Kahve Dünyası klasik lezzetleri ve yepyeni tatlarıyla, İstanbul’u dünya moda takvimine dâhil eden ve büyük ilgi gören İstanbul Fashion Days’e katıldı.

İTKİB ve Moda Tasarımcıları Derneği işbirliği ile Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen, Türk moda tasarımcıları ve hazır giyim markalarını buluşturan İstanbul Fashion Days, 26-29 Ağustos 2009 tarihleri arasında tarihi İTÜ Taşkışla binasında düzenlendi.

Kahve Dünyası üç yeni ürününü ilk kez İstanbul Fashion Days ziyaretçilerinin beğenisine sundu: Espresso, karamel ve sıcak çikolatanın enfes bir şekilde buluştuğu "Kokosh" ile frambuazlı ve portakallı çıtır drajeler, moda şölenine lezzet kattılar.

Yeni ürünlerle birlikte; Kahve Dünyası’nın en çok rağbet gören lezzeti Türk kahvesi, espresso, cappucino gibi diğer kahve çeşitleri, filtre kahve, hazır kahveler, buzlu kahveler, sıcak yaz günlerine serinlik katan içecek meyveli buzlu ve elbette çıtır çikolatalar, İstanbul Fashion Days’de Kahve Dünyası standında ziyaretçilerle buluştu.

İstanbul’u dünya çapında bir moda merkezi haline getirmek amacıyla yapılan İstanbul Fashion Days’e katılan kurum ve konuklar, bu büyük moda şölenini ilgiyle izlerken Kahve Dünyası’nın lezzetlerinin de keyfini çıkardılar.
Devamını oku...
0

Canbebe ve Canlady, City’s Nişantaşı’nda hediyeler dağıtıyor

City’s Nişantaşı Alışveriş Merkezi’nde ramazan boyunca düzenlenen “kazı-kazan kampanyası”na Canbebe ve Canlady hediye sepetleriyle renk katıyor.

City’s Nişantaşı Alışveriş Merkezi’nde ramazan boyunca düzenlenen “kazı-kazan kampanyası”na Canbebe ve Canlady hediye sepetleriyle renk katıyor. Kampanya için hazırlanan çok şık 12 adet Canlady, 8 adet Canbebe hediye sepeti kazanan talihlilerin oluyor.

Bebek bezi, bebek bakım örtüsü, bebe yağı, şampuan, popokrem, bebe losyonu ve ıslak havludan oluşan Canbebe hediye sepeti bebeklerin tüm temizlik ve bakım ihtiyacına cevap verirken, Canlady hediye sepetleri ise kadınların hem özel, hem de sıradan günlerinde kullanabilecekleri hijyenik pedlerden oluşuyor.

Ramazan boyunca 100 TL ve üzeri alışveriş yapan herkese kazı-kazan kuponu verilen City’s Nişantaşı Avm, renkli hediyeler ve aktivitelerle sizleri bekliyor.

Ayrıca City’s Nişantaşı Alışveriş Merkezi içerisindeki Parents – Canbebe işbirliğiyle dekore edilen iki bebek bakım odası annelerin hizmetine sunuluyor.
Devamını oku...
0

Şehrin içinde, şehirden izole adeta bir tatil köyü

Şehrin kalabalığından ve gürültüsünden uzak bir yaşam vaat eden TepePark Villaları, gün içerisinde yaşadığınız tüm stresi atmanızı kolaylaştıracak sosyal tesis imkanı ile, evinizde kendinizi tatilde gibi hissetmenizi sağlıyor.

Akıllı ev özellikleri, fonksiyonelliği ve her villaya düşen 1 dönüme yakın arsası ile dikkat çeken TepePark Villaları; toplam 800 m2 olan üç adet yüzme havuzu ve üç adet çocuk havuzu, kapalı havuz, amfitiyatro, tenis kortu, basketbol/voleybol sahası, 2 km’lik yürüyüş yolu ile yemyeşil, sağlıklı, huzurlu ve eğlenceli bir dünyanın kapısını aralıyor. 500 m²’lik kapalı alana sahip Park Club’te ise sauna, şok havuzu, fitness salonu, masaj odası, kafeterya, masa oyunları, bilardo ve çocuk oyun odası bulunuyor. TepePark Villaları ayrıca, sunduğu 24 saat kameralı profesyonel güvenlik hizmeti ile de ailelere güven içinde yaşama imkanı sağlıyor.

TepePark Villaları’nda anahtar teslim villa fiyatları büyüklüklerine göre, 760.000 TL + KDV ile 990.000 TL + KDV arasında değişiyor. KDV’nin yarısını tüketiciler adına ödeyen Yuvataş İnşaat ayrıca, dileyenlere villaları kaba inşaat olarak ta teslim ediyor.

www.tepepark.com
Devamını oku...
0

DHL ve UNDP doğal afetlere karşı daha etkili mücadele için pilot program başlattı

DHL ve UNDP Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı afet yönetimi için yeni bir strateji geliştirdi.

Dünyanın lider lojistik ve taşımacılık şirketi DHL ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), afet yönetiminde verdiği hizmetlere bir yenisini daha ekledi. Önceden beri devam eden ve halihazırda süren çalışmalara ek olarak, felaketlere daha iyi hazırlanabilmek için yeni bir modül geliştirdi. GARD (Get Airports Ready for Disaster) adı verilen ve havaalanlarını her zaman olası bir doğal afet için hazır tutmak üzere odaklanmış bir program olan sayesinde, doğal afetlere karşı küresel ölçekte faaliyet gösterecek bir önemli inisiyatif daha alınmış olunacak.

Endonezya’daki Makassar ve Palu Havaalanları’nda iki pilot uygulamasını, geçtiğimiz günlerde başarıyla tamamlanan GARD ile birlikte, tüm dünyada uygulanabilecek bir çalışmanın başlangıcı yapılmış oldu. Bu başarılı uygulamanın ardından DHL GARD ekibi 2009 ve 2010 yılında, Asya ve Amerika’da doğal afetlerin daha sık yaşandığı bölgelere yakın yerlerdeki havaalanlarında, yerinde eğitimi programları vermeyi ve alanların kapasitelerini daha etkin bir biçimde değerlendirmeyi planlıyor.

DHL Express Asya Pasifik Bölgesi Güvenlik & Kriz Yönetimi GARD Programı AsBaşkanı Matt Hemy;
“DHL’e bağlı oluşturulmuş Afetten Sorumlu Takımlarımız, bir doğal afetten sonra bölgeye ulaştığında, bütün havalimanlarının gönderilen ilk yardım paketleri ve diğer desteklerle dolduğunu fark etti. Takımlar, bir yandan afeti koordine etme çalışmaları yaparken öte yandan diğer ülkelerden buralara gönderilen çok büyük miktardaki yardımlarla baş etmek zorunda kalıyor. Bu yüzden, yardımların afetzedelere daha hızlı ve efektif bir biçimde dağıtılabilmesi için afetin olduğu bölgelerdeki havalimanlarının herhangi bir afet olasılığına karşı iyi hazırlanması gerekiyor” dedi.

GARD pilot programı Makassar ve Palu Havalimanları’nda Ağustos 2009’un ilk yarısında başlatıldı. Takımda görev alacak kişiler bu iş için, toplantılar ve UNDP ile ortak yapılacak organizasyonlar da dahil olmak üzere, Endonezya Hükümeti ve bütün ülkedeki afet koordinasyon merkezleri ile birlikte iletişim kurarak ve her iki havaalanı yetkililerine bilgileri aktararak, aylar süren bir eğitim aldılar.

Eğitimciyi eğitmek yaklaşımının bir sonucu olarak oluşturulan GARD programı sonucunda eğitim verilmesini yanı sıra, belki de bundan daha da önemli olarak, afet yardım operasyonları için de son derece önemli bilgiler içeren detaylı bir rapor hazırlandı.

ASCA (The Airport Surge Capacity Assessment) adı verilen bu rapor sayesinde, havaalanlarının bir felaket sonrasında yaşanacak ani yoğunluk karşısında kaldırabilecekleri iş yükü önceden bilinebiliyor. Rapor bütün bu değerlendirmeler ile birlikte havaalanlarının iyileştirmeleri için yapılan önerileri de içeriyor.

Deprem, kasırga ve sel felaketler sonrası gelen yardımların birçoğu uluslararası örgütlerden geliyor, bu da dünyanın birçok yerinden gelen yiyecek, şişe su, sağlık malzemeleri ve çadırlar gibi yardımların o bölgedeki havaalanlarına birikmesi anlamına geliyor. Bu durumda, DHL’in Afetlerden Sorumlu Takımları ve DHL lojistik uzmanları önceden tedbir alıyor ve GARD programı hemen devreye sokuluyor. UNDP ile ortaklaşa geliştirilen bu program sayesinde, kapasite ve koordinasyon gibi ihtiyaçlar detaylı bir biçimde kontrol edilerek, acil durumda yapılacaklar planlı bir şekilde formüle edilebiliyor.

Doğal afetlerin en fazla yaşandığı bölgelerden biri olması sebebiyle, Endonezya Hükümeti’nin afet çalışmalarına UNDP destek veriyor. Konu hakkında konuşan UNDP Krizi Koruma ve İyileştirme Bölüm Başkanı Kristanto Sinandang;

“DHL ile birlikte yapılan bu ortaklık, taşımacılık sektöründe afet riskinin azaltan önemli bir girişim. Yakın bir gelecekte diğer sektörlerde de buna benzer programlar geliştirmeyi umuyoruz” dedi.

Matt Hemy, herhangi bir afetten sonra öngörülemeyen bir sürü şeyin yaşanabilineceğini bildiği için, havaalanı ve alanlara bağlı tesislerin ve kapasitelerinin iyi bilinmesinin afet sonrasında yapılacak yardımlar açısından çok büyük faydasının olacağını belirterek, “Bu bilgiler sayesinde, afet sonrasında yapılan yardımları ihtiyaç sahiplerine daha etkin ve daha kısa bir sürede ulaştırma şansımız artacak” dedi.

DHL - Dünyanın lojistik şirketi
DHL, lojistik endüstrisinde, global bir pazar lideri ve “Dünyanın lojistik şirketi”dir. DHL, müşterilerine uluslararası hızlı taşımacılık, hava ve deniz aşırı taşımacılık, kara ve demiryolu transferleri, lojistik ve uluslararası gönderilerde yaptığı sözleşme hizmetlerini sunar. Bütün dünya genelinde 220’den fazla ülke ve bölgedeki 310,000 çalışanıyla uluslararası bir ağ olarak üstün bir hizmet kalitesi ve yerel bilgi birikimiyle müşterilerine, taşımacılık zincirinin gereklerini sunar. DHL iklim korumayı, afet yönetimi ve eğitimi destekleyerek sosyal sorumluluklarını yerine getirir. DHL, Deutsche Post DHL.’in bir parçasıdır. Grup 2008 yılında, 54 milyar eurodan fazla bir gelir elde etti.

Birleşmiş Milletle Kalkınma Programı (UNDP) Hakkında
Birleşmiş Millteler Kalkına Programı (UNDP), ihtiyacı olan kişilerin daha iyi bir yaşam şartına kavuşmaları için, ülkelerin birbirleriyle bilgilerini, tecrübelerini ve kaynaklarını paylaşabilmeleri için iletişim sağlayan, Birleşmiş Milletler’in çatısı altında oluşturulmuş bir organizasyondur. Şu anda 166 ülkede, global ve ulusal ölçekteki sorunlarını aşabilmeleri için onlara destek oluyor.
Devamını oku...
0

Türk Telekom ile “NeTTe Çocuk Var”

Türk Telekom'un yeni hizmeti “NeTTe Çocuk Var” ile anne ve babalar çocuklarına interneti güvenli şekilde kullandırabilecek. Pazara toptan olarak sunulan “NeTTe Çocuk Var” hizmeti, internet servis sağlayıcıları aracılığıyla kullanıcılara ulaşacak.

Türk Telekom, müşterilerinin hayatını kolaylaştıran yenilikçi ürün ve servislerine bir yenisini daha ekledi. Türk Telekom tarafından geliştirilen ‘NeTTe Çocuk Var’ hizmeti ile çocuklarının interneti güvenle kullanmalarını isteyen aileler yeni bir seçeneğe sahip oldu.

‘NeTTe Çocuk Var’ hizmeti, merkezi bir sistemle, bu seçeneği tercih eden aileler için belirlenen kategorilerdeki içeriklerin filtrelenmesini sağlıyor. Aynı kategoriler, yine Türk Telekom tarafından okullardaki internetin filtrelenmesinde de kullanılıyor. ‘NeTTe Çocuk Var’, ailelere çocukların okullarda kullandığı interneti evde de kullanma seçeneği sunuyor.

Merkezi bir sistemle sunulan ‘NeTTe Çocuk Var’ hizmetinden yararlanmayı seçen ailelerin herhangi bir program yüklemesine gerek kalmıyor. Türk Telekom tarafından internet servis sağlayıcılara toptan olarak sunulan “NeTTe Çocuk Var” hizmetini seçen ailelerin, internet servis sağlayıcıları ile temas kurmaları yeterli. ”NeTTe Çocuk Var” hizmeti kısa zamanda açılıyor.

”NeTTe Çocuk Var” hizmeti ile pornografi, dolandırıcılık, uyuşturucu, alkol, kumar gibi sakıncalı ve şiddet içerikli ana kategorilerde tespit edilen siteler için filtreleme yapılıyor.

Türk Telekom Operasyon Başkanı Celalettin Dinçer hizmetin tanıtımına ilişkin düzenlenen basın toplantısında “Türk Telekom olarak Türkiye’ye karşı sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Daha önce okulların yanı sıra bazı kurumlara da sunulan bu hizmeti internet servis sağlayıcılara toptan sunarak bireysel kullanıcıların da kullanımına açtık. Çocuklarımızın interneti daha güvenli kullanmaları hedefiyle önümüzdeki dönemlerde de yatırımlarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” diye konuştu.

Konu hakkında bilgi veren Türk Telekom Pazarlama ve İletişim Başkanı Erem Demircan ise, “Türk Telekom olarak, müşteri odaklı yaklaşımımız ile müşterilerin farklı ihtiyaç, beklenti ve kullanım alışkanlıklarını belirliyor ve bu doğrultuda ürün ve hizmetler geliştirmeye devam ediyoruz. Amacımız internetin etkin ve faydalı kullanımı ile toplumda bilgiye erişimin olanaklarını artırmak” dedi.

Türk Telekom’un yeni hizmeti ‘NeTTe Çocuk Var’ hakkında ayrıntılı bilgi, 444 1 444 numaralı Müşteri Hizmetleri’nden, ofislerden, bayilerden ve www.turktelekom.com.tr adresinden alınabilir.
Devamını oku...
0

Türkiye Finans - Western Union İşbirliği

Türkie Finans
Türkiye’nin öncü katılım bankası Türkiye Finans, dünya çapında 200 ülke ve bölgedeki 355 bin* Acente hizmet noktasıyla hızlı, güvenilir ve kolay para gönderme-alma hizmeti sağlayan Western Union’la (*iştirakleri Orlandi Valuta ve Vigo ile birlikte) işbirliği anlaşması imzaladı

Türkiye Finans ve Western Union işbirliğine yönelik ayrıntılar 26 Ağustos 2008 Salı günü düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. Basın toplantısına Türkiye Finans Genel Müdür Yardımcısı Aydın Gündoğdu ile Western Union Güneydoğu Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı Gonca Açıkalın ve Western Union Türkiye, Bulgaristan, İsrail ve Kuzey Kıbrıs’tan Sorumlu Ülke Direktörü Nogay Kanpolat katıldı.

İki kurum arasında varılan anlaşmaya göre katılım bankaları arasında en fazla şube sayısına sahip olan Türkiye Finans’ın 166 şubesinin tamamından Western Union’la banka hesabına gerek olmadan, yurt dışına para gönderilebilecek veya yurt dışından Türkiye’ye gönderilen para çekilebilecek.

Western Union işbirliği ile ilgili bir değerlendirme yapan Türkiye Finans Genel Müdür Yardımcısı Aydın Gündoğdu, “Türkiye Finans olarak bir yeniliğe daha imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Western Union sayesinde yurt dışı ile Türkiye arasında bir köprü oluşturmayı ve bu sayede yurt dışı operasyonlarımızı artırmayı hedefliyoruz” dedi.

Western Union Güneydoğu Avrupa Bölgesi Başkan Yardımcısı Gonca Açıkalın ise “Western Union yüksek hizmet kalitesi ve dünya çapındaki güvenilir hizmet ağıyla uluslararası bir simge haline gelmiştir. Milyonlarca tüketici akrabalarına ve yakınlarına güvenilir ve çabuk şekilde para göndermek için Western Union’ı kullanıyor. Türkiye’de şu an 3.800’ün üzerinde acente hizmet noktasından Western Union işlemi yapılabiliyor. Türkiye Finans’la yapmış olduğumuz işbirliği neticesinde Türkiye’deki hizmet ağımızı daha da genişletmekten memnunuz” dedi.

Western Union® sistemiyle Türkiye Finans şubelerinden yurt dışına Euro ve USD cinsinden para gönderilebilecek, yurt dışından gelen para da Türkiye’deki alıcı tarafından istenirse yine Euro veya USD olarak çekilebilecek.

Western Union sistemi ile para gönderip almak için geçerli kimlik belgesiyle Türkiye Finans şubelerinden birine giderek form doldurmak yeterli. İşlem gerçekleştirildikten sonra para, alıcısı tarafından birkaç dakika içerisinde o ülkedeki herhangi bir Western Union acente hizmet noktasından geçerli bir kimlik veya pasaport gösterilerek herhangi bir masraf ödemeden çekilebiliyor
Devamını oku...
0

İstikbal ile ’Rengoki’ çılgınlığı başlıyor

Mobilya sektörünün öncüsü İstikbal, hayalgücü ve tasarımın sınırlarını zorlayan yeni mobilya ürün grubu ile, RENGOKİ çılgınlığını başlatıyor. Yenilikçi yaklaşımıyla çocuk ve genç odalarında Rengoki ile yeni bir dönem açan İstikbal, 3 sıradışı mobilya kahramanının yarattığı cıvıl cıvıl renkler ve modeller ile yepyeni bir dünyanın kapılarını aralıyor. Gençler ve çocuklar artık odalarını İstikbal ile hayal ettikleri gibi özgürce tasarlayabilecekler.

Her yıl sunduğu yenilikçi konseptler ile mobilya sektörünün lideri olmayı başaran İstikbal, çocuk ve genç odalarında yeni bir dönem yaratacak yeni koleksiyonu ile sektöre damgasını vuruyor.

Çocuk ve gençlere yeni bir odada yeni bir dünya konsepti sunmak için tasarlanan Rengoki, kırmızıdan yeşile, maviden turuncuya çocuk ve gençlerin yaratıcılığını ve hayal güçlerini odalarında yansıtmaları için en güzel örneklerinden oluşuyor. Birbirinden dinamik ve enerjik kombinasyonlar ile fonksiyonellik ve tasarım özelliklerinde maksimum performans sergileyen koleksiyonda bulunan Oscar, Speed, Puzzle, Line, Melodi ve Rainbow ürünleri çocuk ve gençlere odalarında yeni dünyalar yaratacak kadar iddialı.

Koleksiyonun en gözde modellerinden Oscar, turuncu, mavi ve sarının göz alıcı tonlarını led ışık sisteminin görkemli ışıltısı ile yansıtırken, iki veya üç kapılı gardırobu, modern karyolası, komidini, kullanışlı kitaplığı ve çalışma masası üniteleri ile birbirini mükemmel bir uyum içerisinde tamamlıyor. Havalı ve şık çalışma masasının kapaklarının arkasına gizlenmiş fonksiyonel raflar ise kullanım kolaylığında sınır tanımıyor.

Spor otomobil görünümü ile çocukların gönüllerini fethetmek için tasarlanan Speed, havalı tekerlekleri ve açıp kapanabilen farları yeni maceralara yelken açıyor. Özel çıkartmalar ile süslenen kabartmalı üç kapılı gardırobu ve komodini, şifonyeri ve özel tasarlanan fonksiyonel çalışma masasıyla Speed, koleksiyonun en dikkat çekici ürünleri arasında yer alıyor. Aynalı gardırobu cıvıl cıvıl renkleri ile Puzzle, yeşil ve lilanın en güzel örneklerinden oluşan Line, tek kişilik karyola ve ranza olarak kullanılabilen Melodi, gökkuşağının renk cümbüşünü yansıtan Rainbow; Rengoki dünyasını tamamlayan heyecan dolu ürünler arasında yer alıyor. Rengoki’nin maceralı dünyası ile tanışmak isteyenler Türkiye çapında bine yakın bayiye uğramaları yeterli.
Devamını oku...
0

Electro World’ün hızına yetişilmiyor

Elektronik mağazacılık alanına getirdiği dinamizm ile farklılaşan Electro World’ün İstanbul’daki 5. mağazası Bostancı’da, Ankara’daki 3. mağazası ise Gordion AVM’de 17 Eylül 2009 günü saat 06:00’da açılıyor

En yeni teknolojileri müşterileri ile buluşturan Electro World’ün, İstanbul’daki 5. mağazası 2 bin 500 metrekarelik bir alanda Bostancı’da, Ankara’daki 3. mağazası ise 3 bin metrekarelik bir alanda Gordion AVM’de 17 Eylül 2009 günü saat 06:00’da açılıyor. Bu açılışlarla birlikte Electro World’ün Türkiye genelindeki toplam mağaza sayısı da 10’a ulaşıyor.

2009 yılına mevcut satış alanını 40 bin metrekareye çıkarma hedefiyle giren Electro World, yeni mağaza yatırımları ile bu hedefine hızla yaklaşıyor.
Devamını oku...
0

Electro World’ün hızına yetişilmiyor

Elektronik mağazacılık alanına getirdiği dinamizm ile farklılaşan Electro World’ün İstanbul’daki 5. mağazası Bostancı’da, Ankara’daki 3. mağazası ise Gordion AVM’de 17 Eylül 2009 günü saat 06:00’da açılıyor

En yeni teknolojileri müşterileri ile buluşturan Electro World’ün, İstanbul’daki 5. mağazası 2 bin 500 metrekarelik bir alanda Bostancı’da, Ankara’daki 3. mağazası ise 3 bin metrekarelik bir alanda Gordion AVM’de 17 Eylül 2009 günü saat 06:00’da açılıyor. Bu açılışlarla birlikte Electro World’ün Türkiye genelindeki toplam mağaza sayısı da 10’a ulaşıyor.

2009 yılına mevcut satış alanını 40 bin metrekareye çıkarma hedefiyle giren Electro World, yeni mağaza yatırımları ile bu hedefine hızla yaklaşıyor.
Devamını oku...
0

CRM çözümlerinde hizmet olarak yazılım konsepti Türkiye’de ilk defa KivaCRM’de

Türkiye’nin; kullandığın kadar öde prensibiyle çalışan “SaaS” (Software as a Service) türkçe açılımıyla “Hizmet olarak yazılım” konseptini benimseyen ilk yazılım firması olan Kiva Teknoloji, CRM yazılım çözümleri alanında bir ilki gerçekleştirdi.

"Hizmet olarak yazılım" sistemi sayesinde ilk yazılım ve donanım maliyetleri sıfıra indirildiği gibi kolay kullanımı ve sınırsız özelleştirme kapasitesiyle her sektöre özel iş akışlarına yönelik çözümler elde edilebiliyor.

Müşteri ilişkileri yönetimi konusunun her geçen gün popülaritesini arttırdığı günümüzde bu alanda üretilen yazılım çözümleri de gün geçtikçe artmaktadır. Kiva Teknoloji, geliştirdiği web tabanlı olarak çalışan “Kiva Desktop” adını verdiği platform üzerine inşa ettiği CRM uygulamaları ile firmalara Satış Gücü Otomasyonu, Pazarlama Otomasyonu, Servis ve Destek, Envanter Yönetimi, Gelişmiş Aktivite Takibi, İş Ortakları Yönetimi ile Raporlama ve İstatistik konularında esnek çözümler sunmaktadır.

Türkiye’de ilk defa Kiva CRM ile sunulan SaaS yaklaşımı sayesinde;
• Sunucu maliyetleri azalır,
• Teknik bakım ve uygulama geliştirme maliyetleri azalır,
• Güncelleme işlemleri ve maliyetleri sıfırlanır,
• Güvenlik maliyetleri sıfırlanır,
• Lisans maaliyetleri sıfırlanır,
• Kullanılan süre ve kullanıcı sayısı kadar ödenir,
• Hizmete dünyanın her yerinden ulaşılır.

SaaS konseptinin en önemli unsurlarından bir tanesi de veri güvenliğidir. Herhangi orta veya büyük ölçekli bir şirketin verilerini kurum içerisinde bulunan sunucularda bulundurması oldukça risk taşımaktadır. Gerçek bir güvenlik için onbinlerce dolarlık yatırımı yapılması gerekmektedir. Ancak SaaS sayesinde bu maliyetler yazılımın tüm kullanıcılarına paylaştırılmış olur. Böylelikle veriler yüksek güvenlik sistemleriyle donatılmış datacenter’lardaki sunucularda saklanır.

Kiva CRM yazılımının sunduğu uygulamalar ve araçlar ile satış süreçleri oldukça kısaltılabilmekte ve bu sayede daha fazla satış daha kısa sürede gerçekleştirilebilmektedir. Müşterilerle ilk iletişime geçildiği andan satış gerçekleşene kadar ki tüm süreçler ve iş akışları tek bir sistemden yönetilebilmektedir. Esnek raporlama sistemi sayesinde tüm süreçlerin analizleri daha sağlıklı yapılarak firmalar bir sonraki adımlarında uygulayacakları stratejilerini çok daha iyi analiz edebilmektedirler.
E-Posta, SMS ve Faks gibi toplu pazarlama araçları sayesinde ürünler, hizmetler ve kampanyalar geniş kitlelere ulaştırılarak müşteri potansiyeli arttırılabilmektedir. Bunun yanı sıra doğum günleri ve evlilik yıldönümleri gibi özel günlerde müşterilere sistem tarafından otomatik olarak gönderilen mesajlar sayesinde müşterilerin geri dönüş oranları da arttırılabilmektedir.

Kiva CRM içerdiği servis ve destek modülleriyle müşteri memnuniyeti için ihtiyaç duyulabilecek tüm araçları sunmaktadır. Çağrı merkeziyle Kiva CRM yazılımı entegre kullanılarak problemlerin teşhis ve çözüm süreleri oldukça kısaltılabilmekte, bu da memnun müşteriler olarak geri dönmektedir.

Kiva CRM çözümleri "Kiva Desktop" platformu üzerine inşa edilmiş olup bu platformun geniş esnek altyapısı sayesinde sunduğu sınırsız geliştirme ve entegrasyon kabiliyetleriyle tüm CRM ihtiyaçlarına çözüm getirebilmektedir. Farklı sektörlere yönelik ihtiyaçlar doğrultusunda modülleri özelleştirilebildiği gibi kodlama bilgisine sahip olmadan yeni modüller de oluşturulabilmektedir. Geliştirici API'si (Uygulama Geliştirme Arayüzü) sayesinde farklı yazılım ve sistemlerle entegrasyonlar gerçekleştirilebilmekte, farklı iş akışlarına yönelik uygulamalar geliştirilebilmektedir.

Aylık kullanıcı başına 45TL gibi oldukça uygun fiyatlardan başlayan Kiva CRM çözümleri hakkında daha fazla bilgi almak için www.kivacrm.com sitesini ziyaret edebileceğiniz gibi aynı zamanda 7-11 Ekim tarihlerinde düzenlenecek olan CEBIT EURASIA bilişim fuarında 2 no’lu iş dünyası salonunda 46 no’lu standda Kiva Teknoloji firmasıyla yüzyüze görüşerek CRM çözümleri hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
Devamını oku...
0

Hamov’un ’lezzetli’ yemekleri şimdi Moda’da

Ermeni mutfağını İstanbullularla tanıştırmak için 2004’te Ayda Tokatlıoğlu ve kızı Selin Tokatlıoğlu’nun kurduğu Hamov, geçen 5 yılda birçok İstanbulluyu ve ünlüyü Ferikoy’deki restoranında ağırladı.

Hamov, ekim ayından itibaren daha geniş bir kitleye hizmet vermeye hazırlanıyor. Moda, Gürbüztürk Sokak No:36’da açılacak olan “corner mağaza”, Hamov Feriköy’den farklı bir hizmet yapısına sahip. Anadolu yakasındaki müşterilerin de Hamov lezzetlerine ulaşabilmesi için Moda’da kurulan bu “corner mağaza” Hamov’un titizlik ve lezzet anlayışını aynen sürdürüyor. Hamov Moda Corner, Ermeni lezzetlerinin hem satış hem de sipariş noktası olacak. Gelen müşteriler anında mevcut yemeklerden paket alabilecekleri gibi önceden sipariş vererek de istedikleri tüm lezzetlere ulaşabilecek. Hamov Feriköy ise birbirinden lezzetli Ermeni yemeklerini restoran ortamında tatmak isteyenlere hizmet vermeye devam edecek.

Ve Hamov’dan misafirlerinizi şaşırtacak menü alternatifleri

Diyelim cumartesi akşamı yemeğe 15 kişilik misafiriniz var ve ne yapacağınızı bilmiyorsunuz. Hamov’un catering menüsü burada yardımınıza yetişiyor. Arıyorsunuz Hamov’u, zeytinyağlılardan ara sıcaklara, ana yemeklerden tatlıya mükellef bir sofra için gerekli tüm lezzetler, cumartesi istediğiniz saatte kapınızda.

Hamov’da ev yemeklerini sevenler için her gün ayrı bir seçenek sunan ev yemekleri menüsü de var. Bu menü ve tüm diğer seçeneklerden haberdar olmak için Hamov.yemekler@gmail.com adresine mail atmanız yeterli.

Hamov mutfağından seçmeler

Topik: En ünlü Ermeni mezesi olan topik, Hamov’un da en gözde lezzetlerinden. Topik Ermenice “küçük top” anlamına geliyor. Dışı nohut, içi tahin, soğan ve çeşitli baharatlardan oluşan topik, içki masasının vazgeçilmez mezesi.

“Böyle gerçek bir topik yemeyeli yıllar olmuştu” Vedat Milör

Dalak Dolması: Diğer mezelere nazaran çok az restoranda ve evde rastlayabileceğiniz dalak dolması Noel masalarının vazgeçilmez ara sıcaklarından. Dalak dolmasını sipariş verenlerin dolmanın yanında dalak çorbasını da tatmaları şiddetle tavsiye edilir.

“Mükemmel bir lezzet” Mehmet Yaşin

Tarama: Sadece ayçiçeği yağı, limon ve çiğ taramanın çırpılmasıyla hazırlanan taramada hiçbir katkı maddesi bulunmamaktadır.

“Tarama bence bir başyapıt.” Deniz Erbil

Dolmalar: Pirincin soğana nazaran çok daha az kullanıldığı Ermeni dolmaları kıvamıyla zeytinyağlı yemek olarak değil daha çok meze olarak masalarda boy göstermektedir.

“Ayda Hanım’ın nefis sarmaları yüzünden lezzet sohbetlerine ara veriyor ama sıcacık ortamda bir arada olanın tadını çıkarıyoruz.” Tijen İnaltong

Ve diğerleri…

“Hamov: gerçekten de burada ağzınıza attığınız her lokma için söylenecek sözcük bu.” Yiğiter Uluğ

Ermenice ‘lezzetli’ anlamına gelen Hamov, adı gibi lezzetli yemekleri ile Vedat Milor’dan, Deniz Erbil’e, Mehmet Yaşin’den Tijen İnaltong’a birçok gurmenin takdirini topladı. Böylece sadece İstanbul değil, tüm Türkiye Ayda Tokatlıoğlu’nun aşçılığı, Selin Tokatlıoğlu’nun işletmeciliği ile Ermeni lezzetlerini yakından tanıdı...
Devamını oku...
0

Rheia şimdi de Home Store’larda

Ayvalık yöresinden özel olarak toplanan zeytinlerden hazırlanan Rheia Zeytinyağı çok kısa bir sürede özel gurme marketler ve doğal ürün mağazalarında

Rheia Zeytinyağı erken ve olgun hasat ürünleri ile seçkin marketlerde satışa sunuluyor. Özel bir zeytinyağı olan Rheia, kısa sürede doğal ve organik ürünler satan mağazalarda yerini almasıyla birlikte artık menülerinde doğal ve kaliteli ürünleri tercih eden Home Store Cafe’lerde de zeytinyağı olarak tercih ediliyor.

Türkiye'nin önde gelen mağazalarından olan Home Store, Türkiye'nin sayılı firmalarından biridir. Home Store mağazalarının en önemli özelliği; dünya modasının en yakın takipçisi olmasıdır. Benzersiz dekorasyonu ve yarattığı konseptiyle ayrıcalığını ortaya koyan Home Store Cafe-Restaurant bu kalitesini göz önüne alarak zeytinyağlı yemek ve salatalarında Rheia’yı tercih etti…

Besin değeri oldukça yüksek olan zeytin, aynı zamanda yağıyla da, içinde bulundurduğu antioksidan maddeler, vitamin, mineraller ve omega yağ asitleri ile insan sağlığını koruyan bir mucize… Rheia’da, zeytinyağının bu özelliklerinden yola çıkarılarak hazırlanmış, eşsiz tadı, içeriği ve şişelemesiyle farkını ortaya koyuyor. Erken hasat ve olgun hasat zeytinyağı olarak farklı ve özel ambalajıyla da iddiasını koruyor.

Rheia Zeytinyağı, tüm Macrocenter Mağazalarında, tüm Okko ve Şütte’lerde, Karaköy Namlı Gurme, Eminönü Namlı Pastırma, İstinye Park Polonez Şarküteri, Cihangir Antregourmet, Bebek Santral Şarküteri, Cihangir Ecolife, Caddebostan Kardeşler Gıda, Merkez Şarküterileri'nin dışında bir çok gurme market ve doğal ürün mağazalarında yer almaya başladı ve şimdi de; ilgi çekici dekorasyonuyla Akmerkez Home Store Cafe, Nişantaşı Home Store Cafe, Florya Fly Inn'de Home Store Cafe ve İstanbul Bağdat Caddesi’nde yer alan Home Store Cafe-Restaurant zincirlerinde bulabilirsiniz.

Zeytinyağı, Rheia farkıyla seçkin noktalarda tüketicisiyle buluşmaya devam ediyor.

Bilgi için: 0 232 446 22 38
Devamını oku...
0

Tatlıların tadı, rengi, lezzeti Piyale Pudra Şekeri

Ürün kalitesi, doğal lezzeti ve güvenilirliğiyle yıllardır tercih edilen Piyale, enfes tatlılar, pastalar, kurabiye ve şekerlemeler hazırlamak isteyenlere yeni ürünü “Piyale Pudra Şekeri”ni sunuyor.

“Piyale Pudra Şekeri”, hem pasta ve tatlıların içerisinde, hem de süslemesinde kullanılarak göze ve damağa hitap ediyor.

Tatlı kategorisindeki tüm ürünleriyle tüketicilerin beğenisini kazanan Piyale, paketlerde yer alan tarifleriyle de lezzet düşkünlerinin yeni lezzetler keşfetmelerine yardımcı oluyor.
Devamını oku...
0

Dünyanın en küçük külçe altın Goldaş’tan

Altın, evlilik ve düğünlerin geleneksel hediyesidir. Türk halkı sadece evlilik törenlerinde değil sünnet düğünlerinde de genellikle altın hediye eder.

Yükselen altın fiyatları, özel günlerde ve kutlamalarda altın hediye etmeyi bir gelenek haline getiren Türk halkının bu alışkanlığını olumsuz yönde etkiliyor. Bu kriz döneminde, sevdiklerinize özel günlerinde bütçenizi sarsmadan altın hediye etmek istiyorsanız, size tavsiyemiz Goldaş’ın dünyada bir ilk olan 0,5 gr’lık yeni ChipGold’ları ile tanışmanız.

Yükselen altın fiyatlarının üzerine, bir de kriz eklenince altın hediye etmek isteyenlerin işi daha da zorlaştı. Bırakın bileziği, çeyrek altın bile düğün sayısı hesaplandığında bütçeler için büyük bir yük haline geldi. En küçük bir masrafın bile hesaplandığı bugünlerde, Goldaş’ın külçe altın markası ChipGold 0,5 gr’lık seçeneği ile düğünlerde altın takmak isteyenlere rahat bir nefes aldırıyor. Yüksek altın fiyatlarından olumsuz etkilenen tüketici için hazırlanan ve çeyrek altından çok daha ucuz olan 0,5 gr’lık ChipGold’lara büyük ilgi bekleniyor. Özel günler için hediye olarak tasarlanan ve 1.2,5.5.10 ve 20 gramlık seçenekleri ile farklı bütçelere seslenen ChipGold, 24 ayar ve 0,995 saflıkta altını, 6 güvenlik noktasının bulunduğu taklit edilemeyen özel bir pakette satışa sunuyor.


ChipGold satışlarından memnun olduklarını belirten Goldaş Mağazacılık yetkilileri, 0,5 gr’lık külçe altın üretiminin dünyada bir ilk olduğuna dikkat çekerek, 0,5 gr’lık ChipGold’un cazip fiyatıyla yepyeni bir alternatif olacağını söylediler. ChipGold, Goldaş ve Assortie mağazalarının yanı sıra www.goldas.com adresinde de satılıyor.
Devamını oku...
0

Bu meslekler 50 ila 100 bin kişiye istihdam sağlıyacak

Meslekler
Tüm dünya çevreci yatırımların önemini kavradı. Enerjiden tarıma, turizme kadar pek çok alanda çevreci yani 'yeşil' yatırımlar son yıllarda önem kazandı. Bütün çaba ve yatırımlar, eleman ihtiyacını artırırken, yeni meslekler de ortaya çıkarıyor. Önümüzdeki birkaç yılda 50 bin kişiye istihdam kapısı açılacağı öngörülüyor. Türkiye'nin Avrupa Birliği ile çevre faslı müzakereleri çerçevesinde, çevre alanında 50 ila 70 milyar euroluk yatırım yapması bekleniyor.

Merkezi ABD'de bulunan ve yeşil işler alanındaki kariyer imkanlarına yer veren Monster firması yetkilileri, Türkiye'deki mevcut 50 bin yeşil istihdamın, sadece hidroelektrik santrali, rüzgar santralleri ve jeotermal projelerin hayata geçmesiyle, 100 binin üzerine çıkmasının mümkün olduğunu belirtti. En popüler yeşil mesleklerin ise rüzgar teknikerliği, karbon satıcılığı, organik tarım uzmanlığı olduğu kaydedildi.Sabah
Devamını oku...
0

trafik lambasi inovasyonu

trafik lambalari inovasyonu

Dünyanın her yerinden yetenekli tasarımcıların oluşturduğu, yenilikçi trafik ışıklarından bazı örnekleri bu yazımızda sizlerle paylaşacağız.
Trafik lambalarının farklı versiyonlarından oluşan bu tasarımlar arasında renk körlerine özel olarak tasarlanan Unisignal Trafik ışığı ilk örneğimizi oluşturuyor.


Kum saati gerçek pikseller ile zamanı gösteriyor. Güzel bir tasarıma sahip olan bu trafik ışıklarını belki ülkemizde de görmeye başlayabiliriz.


Sıradaki tasarım ilk bakışta biraz tereddüt ettirsede aslında mantığı gayet basit. Görsel oyalanmaları en aza indiren bir tasarım olan bu trafik ışıklarınıda gelecekte kullanabiliriz.


En ilginç trafik ışıkları ise bu tasarımda. Güneş enerjisi ile çalışan bu ışıklarda aynı zamanda haberler ve hava durumu gibi bilgilerede yer verilmiş.

Yerde led isiklari
özellikle telefona dalıp gidenler için çok iyi olacak
Devamını oku...
0

Punk pazarlama (Punk marketing)

Bir şeyleri satan ve onları satın alanlar arasındaki ilişkideki sismik değişime kuralsız ve nüfuz edici bir bakış ortaya koyuluyor.

Punk Pazarlama, şirketlerin uzun süredir istediği, hak ettiği ve çaresizce ihtiyaç duyduğu soluk kesen bir ayaklanmadır. Bu radikal kılavuzda Richard Laermer ve Mark Simmons, bir şeyleri (ürünleri, hizmetleri, eğlenceyi) satan ve onları satın alanlar arasındaki ilişkide yaşanan sismik değişime kuralsız ve nüfuz edici bir bakış ortaya koyuyor. Bir sektörde hayatta kalmak için devrimci bir yaklaşıma (“Punk Pazarlama” adının anlattığı gibi) ihtiyaç olduğunu ve hepimizin, ticaretin, ürün ve hizmetlerin içeriğinin, tüketicilerin geleneksel kesimlerinin giderek bulanıklaştığını anlamak zorunda olduğumuzu gösteriyorlar. Asla anlaşılmaz olmayan, bazen tartışmalı ama hep eğlenceli olan Punk Pazarlama, tüketicilere ulaşmak isteyen herhangi bir iş insanına ya da yeni güçlerini anlamak ve kullanmak isteyen tüketicilere bir bildiri sunmaktadır. İyi haber şudur: Bu bildiri ezelden beri bilinen ilkeler üstüne kuruludur. Dijital video kaydedicilerin, “markalı” eğlencenin, cep telefonlarının, çok oyunculu online oyunların ve hiç bitmeyen sosyal ağların çağında, pazarlama için uyumlu bir yaklaşım her zamankinden daha hayati hale gelmiştir.

PUNK PAZARLAMAYA GİRİN 70’li yılların sonunda punk, zamanın yorgun formülsel müziğinin tazelenme ötesi değişimini radyolarda o ana kadar işitilmemiş bir silah atışıydı. Kendi dilimizde iletilen bir ayaklanma talebi, bir eylem çağrısıydı. Stooges, New York Dolls, Sex Pistols ve Clash gibi gruplarca sahneye fırlayan punk rock, tıka basa enerji ve hayat doluydu ve tüm müzik endüstrisini kökten sarstı, diskoları dolduran ve müzik sektörünün kalitesini mahveden işe yaramaz kalabalığı korkuttu. Yeni sahne Atlantik’in her iki yakasındaki gençlerin sesini yükseltmesini sağladı. İlk albümler saf ve yapılandırılmamıştı, insanlar için yine insanlar tarafından yaratılan açık sevinç duygusuna sahipti. Benzer biçimde, pazarlama da tüketicinin içinden çıkan bir solucanın sektörde yerleşik düşünce tarzını yıktığı bir noktaya ulaştı. Punk Pazarlama, tek bir fikir ya da teknik üzerine kurulmamıştır. İster büyük kuruluşlarda yeni oluşumlarda isterse küçük şirketlerde olsun pazarlamacıların, mevcut güç kayışını kendi avantajlarına nasıl kullanabileceklerine dair açık bir ilke kümesine farklı bir tarzda dayalı olarak işlerin yapılışıyla ilgili tanımlı bir yaklaşımdır.

DEVRİMİN MADDELERİ
Madde 1: Riskten kaçın ve ölün. Değişim zamanlarında en büyük risk, hiç risk almamaktır. sunmaktadır. İyi haber şudur: Bu bildiri ezelden beri bilinen ilkeler üstüne kuruludur. Dijital video kaydedicilerin, “markalı” eğlencenin, cep telefonlarının, çok oyunculu online oyunların ve hiç bitmeyen sosyal ağların çağında, pazarlama için uyumlu bir yaklaşım her zamankinden daha hayati hale gelmiştir.

Madde 2: Neden, “Neden olmasını” sormayalım. Varsayımlar sadece varsayımlardır. Hiçbir şekilde doğru değillerdir. Varsaydığınız herhangi bir şey genellikle bir yarım gerçek ya da bir zamanlar faydalı bir amaç olarak iş görmüş, ama şu anda gerçekten yaratıcı çözümleri engelleyen bir genellemedir.

Madde 3: Güçlü bir duruş edinin. Herkes için her şey olmaya çalışmak, kaçınılmaz olarak herkes için hiçbir şey olmakla sonuçlanır.

Madde 4: Tüketici şakşakçısı olmayın. Müşteriler önemlidir, ama mutlaka her şey demek değillerdir.

Madde 5: Kontrolden vazgeçin. Artık müşteriler markaları kontrol ediyor; bu kadar. Akıllı pazarlamacılar, bunu kabul eder ve bu güçlü gerçekle kavga etmek yerine onu bağrına basar.

Madde 6: Kendinizi gösterin. Marka ve tüketici arasında güvene dayalı bir ilişki, tıpkı iki insan arasında olduğu gibi dürüstlük üzerine kurulur.

Madde 7: Düşman edinin. Bütün markalar, kendilerini başka bir alternatife göre konumlandırmak zorundadır. Mantıksız gelebilir, ama düşman sahibi olmak bir marka için iyidir.

Madde 8: Fazlasını istemelerini sağlayın. Bütün varınızı yoğunuzu bir anda ortaya koymanın baştan çıkarıcılığından kaçının ya da ustaların dediği gibi bildiğiniz her şeyi öğretmeyin. Onlara, bildikleri her şeyi siz öğretin.

Madde 9: Rekabetin ötesinde düşünün. Diğerlerinden daha akıllıca düşünün. Çabuk paranın cazibesine kapılmayın ve su gibi para harcamayın. Ahmak altınının tanımı budur.

Madde 10: Teknolojinin sizi ayartmasına izin vermeyin. Medya artık mesaj değildir. Mesaj, mesajdır ve kendisidir.

Madde 11: Kim olduğunuzu bilin. Neyde iyi olduğunuzu bilmezseniz, kesinlikle olmadığınız bir şey olmaya çalışırsınız.

Madde 12: Pazarlama saçmalıklarına son. Esas noktayı anlayın. Bunu açık ve basitçe ifade edin. Einstein şöyle dedi (bunun pazarlamacılar için söylendiğine inanıyoruz): “Bir şey mümkün olduğu kadar basit yapılmalıdır, daha fazla değil.”

Madde 13: Standartlarınızı başkalarının belirlemesine izin vermeyin. Bunu söylediğimiz için üzgünüz, ama iyi artık hiçbir anlam taşımıyor ve sıradanlık hiçbir şey yapmamaktan daha fazla zarar verir. Tekrar ediyoruz: Sıradanlık hiçbir şey yapmamaktan daha çok zarar verir.

Madde 14: Devrimin araçlarını kullanın. Kendi bildirgenizi yazın. Çözümsüzlüğe düştüğünüzde bildirgenin ilkelerini kendinize hatırlatın.

Madde 15: Soru işareti, ah katılımcı! Burası sizin yardım edeceğiniz noktadır. Bu devrimin ana fikri, onu dikte etmek değil, interaktif kılmaktır; yani son maddenin ne olması gerektiğine siz karar verin.

ARACILARI ÖLDÜRÜN
Her türden üstün teknolojinin erişilebilirliği sayesinde tüketiciler, kendi içeriklerini yaratma ve bu içerikle profesyoneller tarafından yaratılan içeriklerle rekabet edebilmenin yollarını bulabiliyor. Biz pazarlamacılar, müşterilerimizi ürünümüze dört elle sarılmaya ve marka inşasına aktif olarak katılmaya teşvik edebiliriz. Çünkü müşterilerin pazarlama mesajlarının pasif alıcıları olduğu düşüncesi geçmişte kaldı. Son olarak, en çok öğrendiğiniz önemlidir: Aracılardan kurtulun ve arkanızı kollayın. Aracılar, müşterilerin sizde yeni ve esnek olanı sevmesi ihtiyacının sağlanması kadar hayati öneme sahip değillerdir.

Punk marketing yazarlar hakkında
Richard Laermer, pazarlama alanında bir otorite, eski bir gazete ve dergi muhabiri. Full Frontal PR and Trendspotting'in (Tam Cephe Halkla İlişkiler ve Trend Belirleme) yazarı ve UnspunRadio'da sunucu olan Laermer, RLMPR'ın CEO'su.

Mark Simmons, Atlantik'in iki yakasında 18 yıldan fazla tecrübeye sahip bir punk pazarlamacı. Kurduğu reklam ajansı Anti-Corp. ile Coca-Cola'nın daha büyük bir dünya devi haline gelmesine yardım etti.
Kaynak:Capital

Punk Pazarlama ile ilgili diğer yazılar
Hasan Başusta - Dahice Tasarlanmış Bir Pazarlama Yönetimi: Harry Potter
okumak için tıklayınız

İsmail Kaya - Punmk marketing- Punk Pazarlama okumak için tıklayınız
Devamını oku...
0

Şehit yakınlarına iş müjdesi

Şehit yakınlarına iş
Şehit yakınlarına pozitif ayrımcılık yapılması kapsamında iş imkanı sağlanması için çalışma başlatıldı. Alınan bilgiye göre, Anayasa'nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesine; Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz'' hükmünü içeren ''pozitif ayrımcılığın, eklenmesiyle bir süredir hazırlıkları devam eden şehit yakınları ve gazilerin haklarını iyileştirecek yasa taslağının kapsamı da netleşmeye başladı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün şehit ve gazilerle ilgili danışman atamasının ardından Cumhurbaşkanlığı'nın öncülüğünde ilgili kurumların katılımıyla geçen Mayıs ayında bir toplantı düzenlenmişti. Toplantıdan sonra, şehit aileleri ve gazi derneklerinden de maddi, manevi ve sosyal haklarına ilişkin toplanan talepler, İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Şehitler ve Gaziler İle Toplum Hizmetleri Daire Başkanlığı'na iletildi.

Şehit yakınlarından gazilere, terör mağdurlarından Kıbrıs ve Kore gazilerine her kesimin daha fazla hak beklentisi içinde olduğu tespit edildi.
Taslak, öncelikle şehit yakını ve gazilerin en fazla talepte bulunduğu 30 başlıktaki beklentileri karşılayacak. İyileştirme yapılacak konular arasında, şehit eşinin yanı sıra anne ya da babasını da kapsayacak şekilde 2 şehit yakınına iş imkanı sağlanması, aylık bağlanmasında ''malullük ve muhtaçlık'' şartının kaldırılması, terör saldırısında gazi olan erbaş ve erlerin maaşlarının yükseltilmesi, terör saldırılarında yaralananlara işe girmede öncelik tanınması, belediye sınırları içinde ücretsiz seyahat hakkının genişletilmesi, köy korucularının mağduriyetinin giderilmesi, terör mağdurlarıyla Kıbrıs ve Kore gazilerine daha geniş haklar verilmesi yer alacak.

Yetkililer, başta ikinci şehit yakınına iş imkanı olmak üzere diğer maddi haklardaki iyileştirmelerin devletin imkanları dahilinde yapılacağını, yasa taslağı çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Taslak tamamlandıktan sonra Başbakanlık'a gönderilecek ve Bakanlar Kurulu'nda imzaya açılacak, buradan da TBMM'ye sevk edilecek. Yetkililer, yasalara göre şehit ve gazi sayılmayan, ancak devlet görevi sırasında terör saldırısı sonucu şehit ya da gazi olan kişileri de kapsama alacak yasa çıkarılmasının ise daha sonra söz konusu olacağını ifade etti.Habertürk
Devamını oku...
0

BoSH Grubu küçük ev aletlerine 5. fabrikayı kuruyor

Türkiye'de 4 fabrikası bulunan Alman BSH Grubu, Çerkezköy'de küçük ev aletleri üreteceği yeni bir fabrika kuracak. 2011 yılında 140 milyon liralık yatırım yapacaklarını açıklayan BSH Ev Aletleri İcra Kurulu Başkanı Klein, "Türkiye'ye güvenimiz sonsuz." dedi.

BSH Ev Aletleri İcra Kurulu Başkanı Norbert Klein, Çerkezköy'de 2011'in ikinci yarısından itibaren küçük ev aletleri de üretmeye başlayacaklarını açıkladı. BSH, bu amaçla Çerkezköy'deki fabrikasının yanında 100 dönümlük yeni bir arsa aldı. Klein, "Küçük ev aletleri artık büyük ev aletleri gibi her an performansını takip ettiğimiz bir işkolumuz haline geldi. BSH Ev Aletleri olarak Çerkezköy'deki üretim tesislerimizde 2011'in ikinci yarısından itibaren küçük ev aletleri de üretmeye başlayacağız. Toplam ciro içinde küçük ev aletleri yüzde 8 paya sahip. Bunu 5 yılda 2'ye katlamayı hedefliyoruz." dedi. Klein, önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye'deki küçük ev aletleri pazarında yüzde 16 büyüme beklediklerini söyledi. 2011'de 140 milyon liralık yatırım yapacaklarını belirten Klein, "En büyük yatırım lojistikte olacak. Kapasitemizi yüzde 30-40 artıracağımız için dağıtım ağı önemli." dedi.

Küçük ev aletleri pazarında üreticiler ağırlıklı olarak Çin'den ithalat yapıyor. BSH önümüzdeki yılın ikinci yarısında 37,5 bin adetlik deneme üretimine başlayacak. 2012'de ise tam kapasite üretim yapacak. Norbert Klein'in açıklamasına göre 2009 yılının 3. çeyrek sonuçlarına kıyasla bu yılın aynı döneminde BSH'nin Türkiye'deki yatırım tutarı yüzde 258 artışla 55 milyon liraya ulaştı. Grubun Türkiye'deki üretimi bu yılın ilk 9 aylık döneminde yüzde 8 artarak 3,6 milyon adede çıktı. Grubun orta vadeli hedefi yeni yatırımlarla üretim adedini 5,5 milyon adet seviyesine çıkarmak. Son 5 yılda üretimini yüzde 80 artıran BSH, aynı dönemde istihdamı yüzde 60 yükseltti. Türkiye'deki üretimin yüzde 60'ı Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyaya ihraç edilirken, geçen yılın eylül ayına göre bu sene şirketin ihracatı yüzde 5 artış gösterdi.

Norbert Klein'in verdiği bilgiye göre BSH Grubu, beyaz eşyada Avrupa pazarı lideri, dünyada ise 3. büyük üretici. 13 ülkedeki 41 fabrikada üretim yapan grup, Almanya ve Çin'den sonra yatırımlarında öncelik vereceği 3. ülke olarak Türkiye'yi belirledi. BSH Ev Aletleri Sanayi ve Ticaret AŞ'nin ana markaları Bosch ve Siemens, özel markaları Gaggenau. Şirketin Türkiye'deki yerel markası ise Profilo. Şirketin Türkiye'deki 4 fabrikasında üretilen buzdolabı, fırın, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Gürcistan, Türkmenistan, Ermenistan, Kırgızistan, Tacikistan, KKTC ve Irak gibi ülkelere ihraç ediliyor. BSH bu yılı 2 milyar liranın üzerinde bir ciroyla kapatacak.Zaman
Devamını oku...
0

Su üstünde batmadan durabilen ev

Her yıl biraz daha yükselen su seviyelerine karşı Rus mimarların ilginç bir önerisi var: Sel döneminde sığınak olarak kullanılabilecek evler. Su üstünde batmadan durabilen bu evlerin mimarisi de çok ilginç. Yeşillerle donatılmış mekânlar, gemideymiş gibi bir hayat sunuyor.





Habertürk
Devamını oku...
0

Hollywood’un en çok kazanan yıldızları

Hollywood’un en çok kazanan 20 yıldızı
Bu yıl da Forbes, her yıl olduğu gibi, artık gelenekselleşen Hollywood’un en çok kazanan yıldızlarını açıkladı. 2010 yılının en çok kazanan ilk 20 ünlünün arasında pop yıldızlarının yanı sıra yönetmenler de yer alıyor.
Lady GaGa, James Cameron, Sandra Bullock, kim daha fazla kazanmış.

Hollywood’un en çok kazanan yıldızlar listesi

1. Oprah Winfrey, $315 Milyon

2. James Cameron, $210 Milyon

3. Tyler Perry, $125 Milyon

4. Michael Bay, $120 Milyon

5. Tiger Woods, $105 Milyon

6. Jerry Bruckheimer, $100 Milyon

7. Steven Spielberg, $100 Milyon

8. George Lucas, $95 Milyon

9. Beyoncé, $87 Milyon

10. Dr. Phil, $80 Milyon

11. Simon Cowell, $80 Milyon

12. Jerry Seinfeld, $75 Milyon

13. Britney Spears, $64 Milyon

14. Lady Gaga, $62 Milyon

15. Madonna, $58 Milyon

16. Sandra Bullock, $56 Milyon

17. Ellen DeGeneres, $55 Milyon

18. Miley Cyrus, $48 Milyon

19. Taylor Swift, $45 Milyon

20. Judge Judy Sheindlin, $45 Milyon
Devamını oku...
0

İşyerinde nasıl başarılı olunur

Başarılı olmak için tüm bildiklerinizi unutsanız iyi olur. İddialı olmak kazandırıyor. ABD’deki Temple University’s Fox School of Business ile Philadelphia ve George Mason University tarafından yapılan bir araştırmaya göre; fazla maaş almak ve işyerinde başarılı bir çalışan olmak istiyorsanız, tüm bildiklerinizi unutmanız gerekecek. Yapılan son araştırma; maaşınıza zam almanın, patrona hoş görünmek yerine yaptığınız görüşmelerde iddialı ve gerektiğinde “Hayır demeyi bilen agresif birisi” olmaktan geçtiğini söylüyor. Çok sayıda çalışan üzerinde yapılan araştırma; maaşı hakkında konuşmaktan kaçınan ve memnunmuş gibi görünen çalışanların neredeyse hiçbir zaman terfi alamadıklarını gösteriyor.Habertürk
Devamını oku...
0

MTV'nin modifiye programı Pimp My Ride çok yakında Türkiye'de.

Arabanızı MTV tamir etsin!

MTV’nin eski araçları modifiye eden "kült" programı Pimp My Ride, şimdi Türk izleyicisinin araçlarına da kapılarını açıyor.

Bir süre sonra yayına başlayacak MTV Türkiye’nin organizasyonu çerçevesinde artık Türk izleyicisi de eski araçlarını MTV’ye verip yeniden yaptırabilecek.

Pimp My Ride neredeyse hurdaya çıkacak olan araçların, sahiplerinin ilgi alanları ve ihtiyaçları doğrultusunda gözalıcı bir görünüme kavuşturulduğu bir yapım.

Bugüne kadar Amerika ve İngiltere’de esen Pimp My Ride fırtınası artık Pimp My Ride International ile Türkiye’nin de içinde bulunduğu diğer birçok ülkeyi kasıp kavuracak.
Devamını oku...
0

Kamuya 100 Bin Kişi Alınacak

İSTANBUL - Devlet Bakanı Hayati Yazıcı NTV yayınında ntvmsnbc okurlarından gelen soruları yanıtladı.

Yazıcı'nın yanıtları şöyle...

Kamuya ne kadar eleman alınacak?

Kamuya alınacak eleman sayısı bütçeden planlanmış. Kamuya 25 bin kadro tahsis edildi. Halen memur olup da emekliye ayırlacak olanların yüzde 20'si kadar da istihdam yapılabilecek. bunun da 25 bin olması bekleniyor.

8 bin yükseköğretim kurumlarında var. Toplamda tahminen 2011'de değişik pozisyonda memur, sözleşmeli, 4-C dahil olmak üzere yaklaşık 100 bin istihdam yapılacak.

Maaşlar eşitlenecek mi?

Kamudaki ücret dengesizliğini ilk etapta uzmanlar ve uzman yardımcıları açısından çözeceğiz. Yeni alınacaklar yasal düzenlemeye göre herkesin ücreti eşit olacak. İlgili tasarıyı 2011 başında Meclis'ten çıkarmayı planlıyoruz.

Mühendis kadrosu artırılacak mı? Atama niye geç yapılıyor?

Atamaların hepsini KPSS aracılığıyla alıyoruz. Hangi kamu idaresine ne kadar memur gerektiği sayısal olarak ortaya çıktıktan sonra kaçı inşaat, kaçı makine mühendisi olacak o kurumların bileceği bir iştir. Onları kendileri belirleyecek ve bu kişiler için KPSS duyurusu yapacak. Ona göre atama yapılacak. Müfettişlik, uzman yardımcılığı, hakimlik gibi konularda KPSS'nin dışında ilgili kurum da sınav yapıyor. Ona göre de boş kadrolara istihdam yapılıyor.

4-C'lilerle ilgili çalışma var mı?

Biz 4-C'yi anlatamadık. 2003'ten önce 1991'den bu yana özelleştirme sonucu açıkta kalan insanların nasıl istihdam edileceği belirsizdi. Bu konuda yeni bir çalışma gündemde yok. Tekel'in özelleştirmesi sonucu açıkta kalan insanların istihdam talimatını geçen hafta verdik. Çalışmak isteyip açıkta kalan hiçbir personel yok.

Engelli memur alımı olacak mı?

Kamuda memur sayısının yüzde 3'ü kadar engelli çalışması gerekiyor. 2010'da 7-8 bin engellinin yerleştirilmesi için kadro tahsis ettik. 2011'de 10 binin üzerinde engelliyi istihdam edeceğiz.

Yoksul sayısında artış var mı?

1 milyar dolayında insanın günlük geliri 1 doların altında. Türkiye'de günlük geliri 1 doların altında bir kişi bile yok. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda 2.5 milyon haneye yardım götürüyoruz. 2009'da bu vatandaşlara 12 milyon yardım yaptık. Elimizde önemli ölçüde bir envanter var. Kişinin yardım alabilmesi için sosyal güvenceden yoksun olması lazım.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/
Devamını oku...
0

İşkur 713 Kişiyi İşe Alacak

Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, sözleşmeli devlet memuru kadrosunda çalıştırmak üzere 713 kişiyi işe alacak.

4-B kadrolu olarak devlette işe alınacakların 17’sini psikologlar oluşturacak. Büro elemanı olarak alınacak 713 kişinin 349’u 2 yıllık ön lisans mezunlarından, 347’si de 4 yıllık üniversite mezunları arasından seçilecek. Başvurular 11 Ekim pazartesi günü sona erecek. Alınan sözleşmeliler, sigortalılık sürelerine göre 1176 lira ile 1563 lira arasında net maaş alacaklar.

NASIL BAŞVURACAKLAR?

Başvurmak isteyen adayların www.iskur.gov.tr sitesine üye olup, özgeçmiş oluşturmaları gerekiyor. Adaylar “iş arayan üye ol” butonunu tıklayarak sisteme üye olabiliyorlar.

Kayıt sırasında tercih ettikleri iletişim adreslerine (cep tel., e-mail) gelen onay kodu ile hesaplarını aktif hale getirdikten sonra, üyelik esnasında belirlemiş oldukları şifre ve T.C kimlik numaraları ile sisteme giriş yaparak, “Başvuru Kayıt Düzenleme” menüsünden meslek, öğrenim v.b bilgileri, sisteme ekleyerek özgeçmişlerini oluşturacaklar.

Gerekli şartları taşıyan adaylar, sözleşmeli pozisyonlardan sadece bir unvan ve bir birim için başvuru yapabilecekler. Birden fazla pozisyon için başvuranların, başvurusu geçersiz sayılacak.

EN YÜKSEK PUANLI ALINACAK!

Lisans mezunları için 2010 KPSS (B) grubu KPSSP3 puanı, Ön lisans mezunları için 2008 KPSS (B) grubu KPSSP93 puanı esas alınacak. En yüksek puandan başlanmak üzere başvuruların sıralaması yapılacak.

İlan edilen her pozisyonun 3 katı kadar bir liste oluşturulacak. Başvuranlar arasında en yüksek puan alandan başlamak üzere adayların atamaları yapılacak.

Sıralama son başvuru tarihini müteakip yani 11 Ekim’i izleyen 5 iş günü içerisinde kurumun www.iskur.gov.tr adresinde ilan edilecek.

MÜLAKAT YOK

En yüksek puanlı adayların sıralanarak yerleştirilmesinin ardından kurum tarafından başka bir sınav veya mülakat yapılmayacak. Ve kişi; sözleşmeli pozisyona doğrudan atanacak.
Yerleştirme listesi www.iskur.gov.tr adresinde ilan edilecek. Yerleştirmesi yapılanlara ayrıca bir bildirim yapılmayacak.

EN ÇOK İSTANBUL’A ALIM YAPILACAK!

Hangi ile kaç personel alınacağı, illerin ihtiyaçlarına göre belirlendi. En fazla büro personeli alımı 183 kişiyle İstanbul’a yapılacak. Bunu 21 kişiyle İzmir izlerken, Bursa, Ankara ve Antalya da en fazla alım yapılacak diğer illeri oluşturuyor.

Psikologlar ise sadece Adana, Ankara (2), Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Mersin, İstanbul (2), İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Sakarya ve Samsun’a yapılacak.

MAAŞ NE OLACAK?

Kuruma alınacak personelin maaşı, pozisyonuna ve sigortalılık süresine göre değişiklik gösterecek. İlk kez sigortalı olacak olan veya sigortası 5 yıldan az olan bir büro personeli 1176 lira net maaş alırken; hizmeti 20 yıldan fazla olan bir personel en çok 1346 lira alacak.

5 yılın altında hizmeti olan bir psikolog ise 1439 lira, 20 yılın üzerinde hizmeti olan ise 1562 lira net maaş alacak.

Kaynak: Aysel ALP / Hürriyet
Devamını oku...
0

İşsizlik Maaşı 1.500 TL Oluyor

İSTANBUL - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işsizlik maaşlarıyla ilgili sistemi yeniliyor. İşsiz kalanlara ödenen maaşın yükseltileceği yeni düzenlemeyle kayıt dışının önüne geçilmesi de hedefleniyor.

Mevcut sistemde bir kişinin çalışırken maaşı ne kadar olursa olsun, işsiz kaldığında eline geçen miktar, brüt asgari ücretin yüzde 80'ini aşamıyor. Bu sebeple en yüksek işsizlik maaşı alanların eline ayda ancak 608 lira geçiyor.

Yeni sistemde ise işsizlik maaşı, kişi adına yatan prime göre tespit edilecek. Böylece özel sektörde yüksek maaşla çalışan birisi, işsiz kaldığında 1.000-1.500 liraya varan rakamlarda maaş alabilecek. Yeni sistemde işsizlik maaşının kapsamı da genişletilerek daha çok kişinin bundan faydalanması sağlanıyor. Aynı yöntem kısa çalışma ödeneğinin hesaplanmasında da uygulanacak. Halen yaklaşık 10 milyon SSK'lıdan yarıya yakınının primi, asgari ücret üzerinden ödeniyor. Bu da devletin milyarlarca lira gelir kaybına uğraması anlamına geliyor. Yeni sistem, işçiyi priminin tam yatırılması konusunda daha duyarlı olmaya teşvik edecek.

Zaman'ın haberine göre, çalışma hayatında alınan sıkı tedbirlere rağmen bazı işyerleri sigortasız işçi çalışmayı sürdürürken, personelin sigortalı gösterilmesine rağmen priminin düşük yatırılması yaygın bir uygulama. Halen yaklaşık 10 milyon SSK'lıdan yarıya yakınının primi, asgari ücret üzerinden ödeniyor. Bu durum sebebiyle devletin milyarlarca liralık gelir kaybı oluyor. Çalışma Bakanlığı, yüksek prim ödenmesini teşvik için işsizlik maaşı ve kısa çalışma ödeneğinde sistem değişikliğine gidiyor. Bakanlığın üzerinde çalıştığı düzenlemede işsizlik maaşının ve kısa çalışmanın asgari ücrete endekslenmesinden vazgeçiliyor. Her iki ödeneğin de kişinin adına yatırılan prime göre hesaplanması esası getiriliyor. Yeni uygulamayla ilgili olarak sosyal tarafları temsil eden sendikaların görüşlerine de başvurulacak. Bakanlık yeni sistemle işçiyi teşvik ederek 'benim primi tam yatır' demesini sağlayacak. Çalışan, işsiz kaldığında yüksek maaş alabilmek için priminin tam yatırılıp yatırılmadığını kontrol edecek.

Uygulanan sistem sebebiyle 3 milyona yakın işsizden ancak küçük bir bölümü işsizlik maaşından faydalanabiliyor. Geçen kasım ayında 165 bin kişi işsizlik maaşı alabildi. Halen bir kişinin işsizlik maaşından faydalanabilmesi için kendi kusuru dışında işten atılması temel şart, ancak yeterli değil. İşsizlik maaşı alabilmek için kişinin işten atılmadan önce 120 günü kesintisiz olmak üzere son 3 yıl içinde en az 600 gün prim ödemiş olması gerekiyor. 600 gün sigorta primi ödenenler 6 ay, 900 gün prim ödenenler 8 ay, 1.080 gün prim ödenenler ise 10 ay maaş alabiliyor.

İşsizlik maaşı hesaplanırken de son 4 aydaki ücret dikkate alınıyor. Özellikle işten atılmadan önceki 120 gün prim ödeme şartı birçok işsizin maaş almasını engelliyor. Hükümet yeni düzenlemeyle işsizlik maaşını hem daha kolay vermeye hem de miktarını yükseltmeye hazırlanıyor.

FONDA 45 MİLYAR TL BİRİKTİ
İşsizlik maaşı, Türkiye'de 8 yıldır uygulanıyor. Bu süre içinde maaş ödenenlerin sayısı 2 milyon 70 bin kişi oldu. İşsizlik Sigortası'nın uygulanmaya başlandığı Mart 2002'den bugüne kadar sisteme 2 milyon 470 bin 417 kişi başvuruda bulundu. Bunlardan 2 milyon 70 bini işsizlik maaşı almaya hak kazandı. İşsiz kalanlara bugüne kadar 3 milyar 687 milyon lira maaş ödendi. Kasımda işsizlik maaşı başvurularında artış gözlendi. Bir önceki ay 34 bin 613 kişinin başvuruda bulunduğu işsizlik maaşına, kasım ayında talep yüzde 10 artarak 38 bin 338'e çıktı. Geçen ay işsizlik ödeneğinden 165 bin 900 kişiye ödeme yapıldı. Ödenen tutar ise 61 milyon 248 bin lira. Fon, bir kişiye en fazla 10 ay boyunca maaş veriyor. İşsizlik Fonu'nun gelirleri işçi, işveren ve devletin ödediği primlerden oluşuyor. İşsizlik Sigorta Fonu'na, her ay çalışan işçinin brüt ücreti üzerinden işçi ve devlet yüzde 1, işveren ise yüzde 2 prim ödüyor. Fonda bugüne kadar 59 milyar lira toplanırken ödemeler tutarı 14 milyar oldu. Fonun kasasında halen 45 milyar lira bulunuyor.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25159556/
Devamını oku...
0

İşsizliğin Yönü Belirsiz

ANKARA (ANKA) - Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi(Betam) tarım dışı işgücü artışında son üç dönemdir belirgin bir yavaşlamanın söz konusu olduğunu belirterek, “Bu yavaşlamanın başlıca nedeni, kriz döneminde gerçekleşen çok yüksek artışların yarattığı baz etkisidir. Bu yavaşlama işsizlik baskısını geçici olarak azaltmaktadır” dedi.

Tarım dışı istihdamın artış temposunun büyüme temposundaki yavaşlamaya paralel olarak düştüğüne dikkat çeken Betam, “Artış 700 binin altına gerilemiştir ve gerilemeye devam edecektir. ‘Nereye kadar?’ sorusunun yanıtı ise önümüzdeki aylarda gerçekleşecek büyüme oranına bağlı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi Prof. Seyfettin Gürsel, Yrd. Doç. Dr. Gökçe Uysal-Kolaşin ve Araştırma Görevlisi Duygu Güner tarafından hazırlanan “İşsizliğin Yönü Belirsiz” başlıklı araştırma notunu yayınlandı. Notta, ham işgücü verilerine göre tarım dışı istihdamın Eylül döneminde (Ağustos–Eylül-Ekim) geçen yılın aynı dönemine göre 692 bin kişi; tarım dışı işgücü ise 213 bin kişi arttığı anımsatılarak, “Tarım dışı işgücü artışında son üç dönemdir belirgin bir yavaşlama söz konusudur. Bu yavaşlamanın başlıca nedeni, kriz döneminde gerçekleşen çok yüksek artışların yarattığı baz etkisidir. Bu yavaşlama işsizlik baskısını geçici olarak azaltmaktadır. 16 milyon 974 bin kişiye ulaşan tarım dışı istihdam ise bir yıl öncesine kıyasla yüzde 4.3 artmıştır. 2010’un ilk üç çeyreğinde büyümenin yüzde 9’a yakın gerçekleştiği dikkate alındığında bu yüksek istihdam artış oranı normal sayılmalıdır” denildi.

-İSTİHDAM ARTIŞI YAVAŞLIYOR-

Tarım dışı istihdamın artış temposunun büyüme temposundaki yavaşlamaya paralel olarak düştüğüne dikkat çekilen notta, “Artış 700 binin altına gerilemiştir ve gerilemeye devam edecektir. ‘Nereye kadar?’ sorusunun yanıtı ise önümüzdeki aylarda gerçekleşecek büyüme oranına bağlı olacaktır. İstihdam ve işgücündeki bu gelişmelere paralel olarak tarım dışı işsiz sayısında bir yıl öncesine kıyasla 479 bin kişilik düşüş gözlemlenmiştir. Böylece tarım dışı işsizlik oranı Eylül 2009’da yüzde 16.9 olan seviyesinden, Eylül 2010’da yüzde 14.3’e düşmüştür. Bu düşüş önemli olmakla birlikte tarım dışı işsizlik oranı halen kriz öncesi seviyesinin (yüzde 12.9) çok üzerindedir” ifadeleri kullanıldı. İşgücü göstergelerinin mevsim etkilerinden arındırılarak incelendiğinde, Eylül döneminde tarım dışı işgücünün 28 bin kişi azalarak 19 milyon 788 bine gerilediği, istihdamın ise 15 bin artarak 16 milyon 878 bine yükseldiği belirtilen Notta, bu gelişmelerin sonucunda tarım dışı işsiz sayısının Ağustos’tan Eylül’e 43 bin kişi azaldığının tahmin edildiği kaydedildi. Tarım dışı işsizlik oranın da, yüzde 14.9’dan yüzde 14.7’ye gerilediği belirtilen Notta, mevsim etkisinden arındırılmış tarım dışı işsizlik oranın son beş aydır yüzde 14.7 – 14.9 aralığında seyrettiğini bununda işsizliğin yatay seyir izlediğini gösterdiği ifade edildi.

-SANAYİ İSTİHDAMINDA DÜŞÜŞ-

Mevsim etkilerinden arındırılmış sektör istihdamında bu dönemin en dikkat çekici gelişmesinin sanayi istihdamındaki düşüş olduğu vurgulanan Notta, canlanmayla birlikte 13 ay süresince aralıksız artan sanayi istihdamının ilk kez Ağustos döneminde gerileme gösterdiği, gerilemenin Eylül döneminde de devam etmesinin geçici olmayabileceği sinyalini verdiği kaydedildi. “2’inci çeyrekten 3’üncü çeyreğe GSYH artışının yüzde 1.1 ile sınırlı kalmasının ve ihracatın azalmasının sanayi istihdamını olumsuz etkilediği anlaşılıyor” denilen notta, buna karışlık hizmet sektöründe gerçekleşen güçlü artışın sanayideki istihdam azalışını telafi ettiği belirtildi. Notta, tarım istihdamında son aylarda gözlemlenen gerilemenin ise durulmakta olduğu ifade edildi.(ANKA)

© Bu Haber Telif Hakkı İle Korunmaktadır. (ANKA)
Devamını oku...
0

Saatlik İşgücü Maliyeti Yüzde 11 Arttı

ANKARA (ANKA) - Saatlik işgücü maliyeti endeksi 2010 yılının 3’ncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 artarak 120.7’ye yükseldi.

Sektörel ayrım yapıldığında saatlik işgücü maliyetinde en yüksek artış yüzde 11.5’le sanayi sektöründe gerçekleşirken, sanayiyi yüzde 10.5 artışla inşaat, yüzde 10.4 artışla hizmetler sektörleri izledi. Yılın 3’ncü çeyreğinde saatlik kazanç endeksi geçen yılın aynı dönemine yüzde 10.5 artış gösterirken, saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksindeki artış yüzde 13.7 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2010 Yılı 3’üncü Dönem İşgücü Maliyeti Endeksi verilerini açıkladı. Avrupa Birliği uyum çalışmaları kapsamında, üçer aylık dönemler itibariyle yayımladığı 2008 temel yıllı “İşgücü Maliyeti Endeksi” ile ücretli çalışan istihdam etmenin işverene saat başına maliyetindeki değişim nominal olarak ölçen TÜİK, işgücü maliyetinin temel bileşenleri, kazanç ve kazanç dışı (işverenin yaptığı sosyal güvenlik, ihbar ve kıdem tazminatı ödemeleri) işgücü maliyeti olduğuna dikkat çekti. Buna göre, kazanç ve kazanç dışı işgücü maliyeti kalemlerinin tümündeki saatlik değişimi gösteren 2008 temel yıllı saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2010 yılı 3’üncü döneminde kapsanan tüm sektörlerde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 arttı. Sektörel ayrımda incelendiğinde endeks değerlerindeki yıllık artış oranının sanayi sektöründe yüzde 11.5, inşaat sektöründe yüzde 10.5 ve hizmet sektöründe yüzde 10.4 olduğu görüldü.

-EN YÜKSEK ARTIŞ ELEKTRİK, GAZ, BUHAR VE İKLİMLENDİRME ÜRETİMİNDE-

Saatlik işgücü maliyeti endeksinde 2010 yılı 3’üncü döneminde geçen yılın aynı dönemine göre en yüksek artış yüzde 22.7 ile D (elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı) ve E (su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri) sektörlerinde gerçekleşti.

-SAATLİK KAZANÇ ENDEKSİ YÜZDE 10.5 YÜKSELDİ-

Ücretli çalışana yapılan düzenli ve düzensiz ödemelerdeki saatlik değişimin göstergesi olan saatlik kazanç endeksi 2010 yılı 3’üncü çeyreğinde, kapsanan tüm sektörlerde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.5 arttı. Sektörel ayrıma bakıldığında, endeks değerlerindeki yıllık artış oranlarının sanayi sektöründe yüzde 10.3, inşaat sektöründe yüzde 10.5 ve hizmet sektöründe ise yüzde 10.8 olarak gerçekleştiği gözlendi. Saatlik kazanç endeksinde 3’üncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre en yüksek artış yüzde 23.8 ile E (su temini, kanalizasyon, atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri) sektöründe gerçekleşti.

-SAATLİK KAZANÇ DIŞI İŞGÜCÜ MALİYETİ YÜZDE 13.7 ARTTI-

İşverenin yaptığı sosyal güvenlik, ihbar ve kıdem tazminatı ödemelerindeki saat başı değişimin göstergesi olan saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi yılın 3’ncü çeyreğinde kapsanan tüm sektörlerde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.7 arttı. Endeks değerleri sektörel ayrımda incelendiğinde, sanayi sektöründe yüzde 16.6, inşaat sektöründe yüzde 10.6 ve hizmet sektöründe yüzde 8.7 ve oranlarında yıllık artış gözlendi. Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksinde, 3’üncü çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre en yüksek artış yüzde 59.1 ile D (elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı) sektöründe gerçekleşti.(ANKA)

© Bu Haber Telif Hakkı İle Korunmaktadır. (ANKA)
Devamını oku...
0

Asgari Ücretin Maliyeti 1.600 TL

ANKARA (ANKA) – Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu(TİSK) 2010 yılının 2. Yarısından itibaren örgütlü kesimde yasal asgari ücretin 760.5 TL olduğunu ancak bu rakamın yan ödemelerle birlikte 837.2 TL’ye çıktığını, Toplu İş Sözleşmesi düzeninde ise asgari ücretin işverene maliyetinin bin 597.7 olduğunu belirtti.

TİSK yazılı bir açıklama yaparak, 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren uygulanacak asgari ücretin tespitine ilişkin olarak Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Halen 16 yaşını doldurmuş işçiler için brüt asgari ücretin aylık 760.5 TL seviyesinde olduğunu ifade eden TİSK, Toplu iş sözleşmesi uygulamayan işyerleri açısından asgari ücretle çalışan bir işçinin işletmeye aylık maliyetinin 924 TL olduğunu, toplu iş sözleşmesi uygulanan işyerleri açısından asgari ücretle çalışıyor görünen bir işçinin işletmeye aylık maliyetinin ise sözleşmeler gereğince işçilere yapılan yan ödemelerin eklenmesiyle yaklaşık ortalama bin 600 TL olduğunu ifade etti.

-CİDDİ BİR HAKSIZ REKABET VAR-

Bu fiili durumun toplu iş sözleşmesi uygulayan ve uygulamayan işyerleri arasında ciddi bir haksız rekabet yarattığını savunan Sendika, toplu iş sözleşmesi uygulayan işletmeler açısından asgari ücretin, ücret kademelerinin belirlenmesinde bir gösterge niteliği taşıdığını ifade etti.
Toplu iş sözleşmesi uygulayan ve uygulamayan işyerleri için farklı düzeyde asgari ücretin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Sendika, “AB ülkelerinde olduğu gibi toplu iş sözleşmesi uygulayan işyerlerinde yasal asgari ücret uygulanmamalı, bu işyerlerindeki ücretler sendika ile işveren tarafından belirlenmeli; bunlar sağlanamazsa toplu iş sözleşmesi uygulayan işyerlerinde ücrete ilaveten yapılan ödemeler asgari ücret hesabında dikkate alınmalıdır” dedi.

Türkiye ekonomisinin kriz öncesindeki performansına ancak yeni dönebildiğinin ifade edildiği açıklamada, “İmalat sanayi üretim endeksi 2008’in Mart ayındaki düzeyi, ancak bu yılın Ekim ayında aşabilmiştir. Yeni dönemde uygulanacak asgari ücret enflasyonu yükseltici rol oynamamalı, ekonomik krizle yükselen işsizliği daha da artırmamalı, işçi ve işvereni kayıt dışına itmemeli, özellikle emek yoğun işkollarında fabrikaları kapattıran uluslararası yoğun rekabet karşısında sanayimizin gücünü daha da zayıflatmamalı, toplu iş sözleşmesi uygulayan işyerlerindeki ücret dengelerini alt üst etmemelidir denildi.(ANKA)

© Bu Haber Telif Hakkı İle Korunmaktadır. (ANKA)
Devamını oku...
0

Çalışma Hayatında Yeni Bir Dönem

ANKARA (ANKA) – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Suriye Arap Cumhuriyeti Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı arasında, çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenlik alanlarında işbirliği yapılması çerçevesinde milletler arası anlaşma imzalandı.

Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İle Suriye Arap Cumhuriyeti Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı Arasında İşbirliği Anlaşması Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre iki ülke arasında çalışma hayatı, istihdam ve sosyal güvenlik alanlarında işbirliği yapılması çerçevesinde imzalanan anlaşma çerçevesinde, taraflar çalışma hayatı; toplu iş sözleşmeleri, anlaşmazlıkları giderme, tahkim, çocuk işçiliğinin önlenmesi, işçi işveren ilişkileri, devlet kuruluşlarıyla işveren ve işçi sendikaları arasındaki ilişkiler ve yabancıların çalışma izinleri, iş sağlığı ve güvenliği, iş teftişi,gibi konularda mevzuat ve bu mevzuattaki değişiklikler hakkında belge ve bilgi teatisinde bulunacak.

Birbirlerinin deneyimlerinden istifade etmek amacıyla karşılıklı uzman değişimi yapacak. Ayrıca bu kapsamda istihdam, istihdam politikaları ve iş piyasasındaki gelişmelerin izlenmesi, malul kişilerin mesleki rehabilitasyonu, kamu ve özel istihdam bürolarının çalışma yöntemleri, işsizler için işe yerleştirme, mesleki eğitim ve mesleğe yöneltme, uluslararası kuruluşlarla çalışma hayatına ilişkin işbirliği, diğer ülkelerle bu husustaki ilişkiler, yabancı ülkelerde çalışan vatandaşlarına götürülen hizmetler, yurtdışı teşkilatının oluşturulması, sosyal güvenlik, sosyal sigorta sisteminin örgütlenmesi ve yönetimi, sosyal sigortalar sisteminin otomasyonu ve bilgi kaynak sisteminin elektronik ortama geçirilmesi, sosyal sigorta sisteminden yararlanan kimseler için uzun vadeli yardımlar da yer alacak.

-ORTAK ÇALIŞMA KOMİSYONU OLUŞTURULACAK-

Taraflar, bu Anlaşma’nın uygulanmasının izlenmesi ve işbirliğine ilişkin konuların gerçekleştirilmesi için bir Ortak Çalışma Komisyonu oluşturmaya karar verecek. Uzman değişimi ile ilgili olarak bir sonraki yılın faaliyet programının belirlenmesini teminen içinde bulunulan yılın Aralık ayının sonuna kadar heyet sayısı ve seyahat programı hakkında birbirlerini bilgilendirecek. Taraflar arasında belge, bilgi ve uzman değişimi alanında gerçekleştirilecek işbirliğinin uygulamaya geçirilebilmesi için koordinasyon, Türkiye Cumhuriyeti tarafından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve Yurtdışı İşçi Hizmetleri Genel Müdürlüğünce, Suriye Arap Cumhuriyeti tarafından da Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı Uluslararası İlişkiler Direktörlüğünce sağlanacak.

-SORUNLAR İSTİŞARE VE GÖRÜŞMELER YOLUYLA ÇÖZÜME KAVUŞTURULACAK-

Bu Anlaşma maddelerinin yorumu ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek anlaşmazlıklar, Taraflar arasında yapılacak istişare ve görüşmeler yoluyla çözüme kavuşturulacak. Tarafların karşılıklı mutabakatıyla bu Anlaşmaya ayrı bir protokol ile değişiklikler ve ilaveler yapılması teklif edilebilecek. Sözkonusu değişiklikleri veya ilaveleri içeren protokoller karşılıklı olarak kabul edildikten sonra Anlaşmanın ayrılmaz birer parçası olurlar. Taraflar, Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için iç prosedürlerini tamamladıklarına dair diğer tarafa bildirimde bulunacak. Bu Anlaşma, son bildirimin yapıldığı gün itibariyle yürürlüğe girer ve geçerlilik süresi 3 yıl olacak. Taraflardan biri bu Anlaşmayı iptal niyetini Anlaşma süresinin bitimine en az altı ay kala diğer Tarafa bildirmediği takdirde geçerlilik süresi üç yıl uzayacak.(ANKA)

© Bu Haber Telif Hakkı İle Korunmaktadır. (ANKA)
Devamını oku...
0

11 Ayda 45 Bin Şirket Kuruldu

ANKARA (ANKA) – Kurulan şirket sayısı 2010 yılının ilk 11 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16.4 artarak 45 bin 610’e yükselirken, kapanan şirket sayısı yüzde 9.1 artışla 9 bin 679’a ulaştı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) 2010 yılı Kasım ayına ait kurulan kapanan şirket istatistiklerini açıkladı. Buna göre, bu yılın ilk 11 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre kurulan şirket sayısında yüzde 16.4 artış yaşandı. Böylece geçen yılın Ocak-Kasım döneminde 39 bin 182 şirket kuruluşu gerçekleşirken bu sayı bu yılın aynı döneminde 45 bin 610 oldu. Anılan dönemde kooperatif sayısı yüzde 35.5 artarak bin 423’e çıktı. Gerçek kişi ticari işletmesi sayısında ise yüzde 14.3 oranında artış meydana geldi. Böylece gerçek kişi ticari işletmesi sayısı 45 bin 982 oldu.

-KAPANAN ŞİRKET SAYISINDA YÜZDE 9.1 ARTIŞ-

Bu yılın Ocak-Kasım döneminde kapanan şirket sayısında yüzde 9.1 artış görüldü. Geçen yılın ilk 11 ayında kapanan şirket sayısı 8 bin 873 iken bu sayı söz konusu dönemde 9 bin 679 olarak gerçekleşti. Kapanan kooperatif sayısı yüzde 3.9 artarak bin 675 olurken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı ise yüzde 9 azalarak 27 bin 479 olarak gerçekleşti.

-KURULAN ŞİRKET SAYISI KASIM’DA YÜZDE 21 AZALDI-

2010 yılı Kasım ayında kurulan şirket sayısı bir önceki aya göre yüzde 21 azalarak 3 bin 316’ya geriledi. Anılan dönemde kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı bir önceki aya göre yüzde 14.6 azalarak 3 bin 565’e düşerken, kurulan kooperatif sayısı ise yüzde 5.6 azalışla 84 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde kapanan şirket sayısında ise yüzde 17.8’lik bir azalma meydana geldi. Böylece Kasım ayında 633 şirket kapanışı gerçekleşti. Söz konusu dönemde kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı bir önceki aya göre yüzde 21.2 oranında azalarak 2 bin 118’e geriledi. Anılan dönemde kapanan kooperatif sayısı ise 122 oldu.

-KASIM’DA HAKKARİ, KARS VE ARDAHAN’DA ŞİRKET KURULUŞU GERÇEKLEŞMEDİ-

Kasım ayında kurulan toplam 3 bin 400 şirket ve kooperatifin yüzde 91.8’i limited şirket, yüzde 5.7’si anonim şirket, yüzde 2.5’i ise kooperatif olduğu belirlendi. Şirketlerin yüzde 37.8’i İstanbul, yüzde 10.4’ü Ankara, yüzde 5.9’u İzmir, yüzde 3.8’i Bursa’da kurulduğu tespit edildi. Söz konusu dönmede Hakkari, Kars ve Ardahan’da şirket kuruluşu gerçekleşmedi. 2010 yılında Hakkari’de 44, Kars’ta 43, Ardahan’da 9 şirket kuruluşu gerçekleşmiş olup bu illerde şirket kapanışları da sırayla 1, 10 ve 1 şeklinde oldu.

-KURULAN ŞİRKETLERİN SERMAYELERİNİN TOPLAMI, BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE YÜZDE 48.2 AZALDI-

2010 yılının ilk 11 ayında toplam 47 bin 33 şirket ve kooperatif kuruşu gerçekleşti. Bu dönemde kurulan toplam 43 bin 93 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 64.5’ini, 2 bin 506 anonim şirket ise yüzde 35.5’ini oluşturdu. Kasım ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Ekim ayına göre yüzde 48.2 oranında azalış gösterdi. Kasım ayında 952 şirket ve kooperatif ile bin 433 gerçek kişi ticari işletmesi, ticaret sektöründe kuruluşu gerçekleşti. Kasım ayında kurulan toplam şirket ve kooperatiflerin; 952’si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 554’ü imalat, 503’ü inşaat sektöründe meydana geldi. 2010 Kasım ayında kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; bin 433’ü toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 644’ü inşaat, 460’ı imalat sektöründe kuruldu. Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 249’u toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 163’ü inşaat, 141’i imalat sektöründe meydana geldi. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin bin 346’sı toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 239’u inşaat, 144’ü imalat sektöründe gerçekleşti.

-KASIM’DA 191 ADET YABANCI ORTAK SERMAYELİ ŞİRKET KURULDU-

2010 Kasım ayında kurulan 191 yabancı ortak sermayeli şirketin 47 tanesini İran, 18 Almanya tanesini ortaklı şirketler oluşturdu. 2010 yılının ilk onbir ayında; kurulan yabancı ortak sermayeli şirket sayısı 2 bin196 oldu. Bu şirketlerin 323 tanesi İran, 257 tanesi Almanya, 134 tanesi Rusya ve 116 tanesi Azerbaycan ortaklı olurken, kurulan 2 bin 196 yabancı ortak sermayeli şirketin 254 tanesi anonim, 1 bin 942 tanesi limited şirket oldu. Bu şirketlerin 282 tanesi ticaret ve 206 tanesi inşaat sektöründe kuruldu. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 56.5’ini yabancı sermayeli ortak payı oluşturdu. Söz konusu dönemde yurtdışında yerleşik Türk vatandaşlarının ortak olduğu 202 adet yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu.(ANKA)

© Bu Haber Telif Hakkı İle Korunmaktadır. (ANKA)
Devamını oku...
0

İşsizlere İş Kapısı Oldu

ANKARA - İşsizlere iş kapısı olan özel güvenlik sektörü ve istihdama önemli katkılar sağlıyor.

Türkiye'de 2004 yılından, bu yılın Aralık ayı sonuna kadar faaliyet izni alan 1270 özel güvenlik şirketi ile özel güvenlik elemanı yetiştiren 712 eğitim kurumu bulunuyor.

Özel güvenlik elemanı çalıştırmak için şu ana kadar izin alan 46 bin 688 kurum-kuruluş var.

Türkiye'de toplam 232 bin polis görev yaparken, hastaneler, stadyumlar, kamu kurumları, alışveriş merkezleri gibi kurum ve kuruluşlarda faal olarak 168 bin 975 özel güvenlik elemanı çalışıyor. Bu rakam aralarında Polonya, Kanada, Bulgaristan, Portekiz, Ukrayna, Arjantin, Kanada gibi ülkelerin de yer aldığı 134 ülkenin asker sayısından fazla. Avusturya, Belçika, Portekiz ve Çek Cumhuriyeti'nin asker sayılarının toplamı Türkiye'nin özel güvenlik elemanı sayısına ulaşamıyor.

Türkiye'de özel güvenlik elemanı kimliğine sahip, dolayısıyla özel güvenlik olarak çalışma iznine haiz 415 bin 487 kişi bulunuyor. Bu rakam dikkate alındığında ise Türkiye'nin özel güvenlik elemanı sayısı 155 ülkenin asker sayısından daha fazla oluyor.

Tüm Özel Güvenlik Dernekleri Federasyonu (TÖGF) Başkanı Bülent Perut, sektörün 2004'de 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesiyle resmiyet kazandığını hatırlatarak, bu tarihten sonra hızlı bir gelişme süreci gösterdiğini belirtti. 2004'den bu yılın aralık ayı sonuna kadar sürede toplam 1270 şirkete faaliyet izni verildiğini ifade eden Perut, özel güvenlik eğitimi veren kurum sayısının ise 712 olduğunu kaydetti. Özel güvenlik çalıştırabilmek için alışveriş merkezleri, hastaneler, kamu kurumları gibi 46 bin 688 kurum, kuruluş ve firmanın izin aldığını belirten Perut, ''Bu süreçte 1 milyon 51 bin kişi özel güvenlik olmak için sınava girdi. Bunların 686 bin 458'i sertifika aldı. Ancak sertifika almak yeterli olmuyor. Bu 686 bin 458 kişinin, 415 bin 487'si özel güvenlik elemanı kimliği aldı. Yani Türkiye'de şu anda özel güvenlik görevlisi olarak görev yapma iznine haiz 415 bin 487 kişi var. Devlet özel güvenlik için 293 bin 790 kadro tahsis etti. Ancak bu kadroların 168 bin 975 tanesi kullanılıyor. Aktif çalışan sayısı bu. 190 tane de izin almış alarm merkezi var'' diye konuştu.

''ESKİDEN 'BEKÇİ' DERLERDİ''

Bülent Perut, özel güvenlik konusunda toplumda bir yanlış anlamanın olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

''Özel güvenlik görevlileri belirli yerlerde çalışan insanlar. Kanunun özel güvenlikçilere verdiği bazı yetkiler var, ama bu yetkiler sadece korumak zorunda olduğu alan içerisinde geçerlidir. Hastanede, alışveriş merkezlerinde çalışanlar var, bankada çalışanlar var. Örneğin bankada çalışanlar silah taşımak zorundalar. Ancak sadece görev yaptıkları alanda taşıyabiliyorlar, silahı görev alanı dışına çıkaramıyor, evine götüremiyor. Sokakta bir kanunu ihlali yapılsa özel güvenlik görevlisi buna müdahil olacak durumda değil. Sadece koruma alanı içerisinde kanunsuz bir şeyi tespit ettiği zaman suçluyu gözlem altına alıp, polis gelene kadar gözlem altında tutmak, elektronik kapılardan geçirmek gibi görevler yapıyor.

Mesela 'güvenlik elemanları eğitimsiz' deniliyor. Böyle bir şey yok. Bir kere eğitim almadan güvenlik elemanı olunmuyor. Şu an branşlaşma eğitimleri için çalışmalar yapılıyor. Spor güvenliği için, alışveriş merkezi güvenliği için, hastane güvenliği için ayrı ayrı branş eğitimleri hazırlanıyor. Özel güvenlikte bir çok Avrupa ülkesinden, hatta ABD'den ileri durumdayız.

Devletin üzerinden ciddi bir yük alıyoruz. Herhangi bir yerde atıl duran veya iş arayan, kahve köşesinde suçun kendisini bulma ihtimali yüksek olan insanları alıyoruz, suçla mücadele eden insanlar haline getiriyoruz. Hem istihdam yaratıyoruz, hem de suçla mücadelede ciddi bir etki ve katkı sağlıyoruz. Adam suça ulaşacakken, hırsız olacakken bir anda hırsız kovalayacak adam pozisyonuna dönüyor. Eskiden bu özel güvenlik elemanlarına bekçi derlerdi, şimdi insanların sitelerde alışveriş merkezlerinde başlarına bir iş geldiği zaman ilk çağırdıkları insanlar özel güvenlikçiler oldu. Özel güvenlik sözünü daha fazla duymaya başladık.''

YABANCILARIN GÖZ KOYDUĞU SEKTÖR

Bülent Perut, halkın özel güvenlik görevlilerine karşı bilinçlenmesi gerektiğini belirterek, ''Özel güvenlik görevlilerine karşı darp hareketleri, hakaret gibi olayları çok yaşıyoruz. Bunlardan güvenlik görevlisi şikayetçi olmasa bile, kamu görevi yaptıkları için, bu hareketlerde bulunanlar hakkında soruşturma açılıyor. Hatırladığım kadarıyla en son kamuoyunun yakından tanıdığı Istakoz işi yapan ve yarışmalarda sunuculuk yapan Sema Çelebi, güvenlik görevlisine hakaretten 11 ay ceza yedi. Bu pek kamuoyuna duyurulmadı'' dedi.

Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un bazı maddelerinin revize edilmesi gerektiğini anlatan Perut, bununla ilgili değişiklik tasarısının TBMM İçişleri Alt Komisyonu'nda olduğunu ifade etti. Perut, bu değişiklik teklifi ile beraber son günlerde barajlar ve köprülerin de özel güvenliğe verilmesinin konuşulduğunu söyledi. 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un da kendileriyle ilgili olduğunu belirten Perut, özellikle spor karşılaşmalarıyla ilgili özel güvenlik görevlilerinin yetkililerinin biraz daha genişletilmesini talep ettiklerini dile getirdi.

TÖGF Başkanı Perut, bunun dışında özel güvenlik şirketlerinin zaman zaman tahsilatta yaşadıkları sorunlar nedeniyle devlete olan yükümlülüklerini zamanında yerine getirememe gibi sıkıntıları bulunduğunu söyledi.

Yabancı sermayenin Türkiye'de ciddi oranda özel güvenlik şirketlerini satın aldığına dikkati çeken Perut, ''Sektör, yabancıların göz koyduğu, satın almak istediği çok hızlı gelişen bir sektör. İlk 5-6 güvenlik şirketinin içerisinde 2-3 tanesi yabancı şirketler tarafından satın alınmış durumda. Stratejik yerlerde de bu şirketler yer alabiliyor'' dedi.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25164437/#storyContinued
Devamını oku...
0

İşsizlerin Yüzde 35'i İşkur'a Kayıtlı

İSTANBUL (ANKA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, iş piyasasının ihtiyacına uygun mesleki eğitimlerin yapılması ve istihdamının sağlanmasına ilişkin olarak, “Biz bakanlık olarak direksiyondan kalktık.

Ticaret ve sanayi odalarını, TOBB’u direksiyona oturttuk” dedi. Bakanlık mesleki eğitimlerde, asla eğitim programlarında nelerin olacağı ve eğitilen kişilerin nerede istihdam edileceğini düşünmediklerini belirten Dinçer, “Biz finansmanı sağlıyor, zemini düzeltiyor, kolaylaştırıyoruz. İş adamları bu işin yöneticisi konumunda kendileri karar veriyor uyguluyor ve istihdam ediyor” dedi.
Dinçer, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) işbirliği ile yürütülen BECERİ’10 (Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri) Projesi tanıtım toplantısında konuştu. Türkiye’de her yıl ortalama 800 bin kişinin iş hayatına katıldığına dikkati çeken Bakan Dinçer, bu projenin istihdam yaratmaya çok sistematik bir bakış getirdiğine işaret etti.

-“2010’DA 953 BİN KİŞİ İŞ SAHİBİ OLDU, YIL SONUNA KADAR BİRAZ DAHA ARTACAĞINI VARSAYIYORUZ”-

Geçen yıl tüm dünyada yaklaşık 50 milyona yakın istihdam kaybı olduğunu, 2010 yılında bu rakamın 30 milyonun altına indiğini gördüklerini dile getiren Dinçer, her şeye rağmen işsiz sayısının arttığını, ABD'de geçen yıl 5,5 milyon, 27 Avrupa ülkesi ortalamasında ise yaklaşık 4 milyon kişinin işini kaybettiğini hatırlattı. Dinçer, istihdam yaratmak ve insanlara iş temin etmenin, çok önemli hedeflerden birisi haline geldiğine vurgu yaptı.
İstihdam yaratma çabalarına ağırlık verdiklerini kaydeden Dinçer, bu yıl eylül ayı sonuna kadar yaklaşık 953 bin kişinin iş sahibi olduğunu dile getirerek, “İnşallah bu yılın sonunda bu rakam birazcık daha artacak diye varsayıyoruz” dedi.

-“İSTİHDAM SAĞLAMAYI KALICI HALE GETİRMELİYİZ”-

İstihdam sağlamayı kalıcı hale getirmek gerektiğinin altını çizen Bakan Dinçer, “Bunu sürekli hale getiremeyecek olursak Türkiye'deki işsizlik sorununu çözme şansımız da olmayacak” ifadelerini kullandı.
Her yıl ortalama 800 bin kişinin istihdama katıldığına vurgu yapan Dinçer, gelişmiş ülkelerle mukayese edildiğinde işgücüne katılma ve istihdam oranlarının çok düşük olduğuna dikkat çekerek, “Eğer çalışabilir nüfusun işgücüne katılma oranları 1 puan artırmak için çaba sarf etmiş olsaydık, bu 800 bin kişiye ilave 530 bin kişi daha ekleyecektik. Eğer işgücüne katılan insanların istihdamını 1 puan daha artırmayı hedeflemiş olsaydık, ilave 230 bin insanı ekleyecektik. İstihdam oranını yüzde 44’den, yüzde 45’e çıkartmayı düşünüyorsanız yaklaşık 230 bin kişi ekleyeceksiniz. Artı yeni katılanların da yüzde 44-45'ini bunun üzerine koyacaksınız” diye konuştu.

-“HER YIL 600 BİN İSTİHDAM YARATMAMIZ GEREKİYOR”-

“Her yıl yaklaşık 600 bin kişiye istihdam yaratmamız gerekiyor” diyen Bakan Dinçer, “O da 1 puan da istihdamı artırmayı öngördüğümüzden” dedi. Her yıl yüzde 5,5 - 6 büyümenin öngörüldüğünü, ancak bu büyümenin de toplum olarak ihtiyaç duyulan istihdamı sağlamaya yetmeyeceğini yineleyen Bakan Dinçer, “Bu açıdan bakıldığında bizim kapsamlı ve çok sistematik istihdam yaratma programları ortaya koymamız lazım. Daha da önemlisi çalışma hayatının esnekliğini artırmamız gerekiyor ki daha fazla istihdam yaratabilelim” dedi.

-“ESNEK PİYASA İLE 50 BİN KİŞİ DAHA FAZLA İSTİHDAM SAĞLARIZ”-

Ekonominin her yıl yüzde 1 büyüdüğünde, istihdamın yarım puan arttığını belirten Dinçer, bu durumun 110-115 bin işçiye tekabül ettiğini kaydetti. Çalışma hayatının esnekleştirildiğinde, ekonomik büyüme aynı olsa da 50 bin kişi daha fazla istihdam yaratma imkanına sahip olunacağını savunan Dinçer, “Eğer biz toplum olarak işsizliğin gerçekten ciddi bir sorun olduğunu kabul ediyorsak o zaman bu çalışma hayatının bütün aktörleriyle birlikte piyasayı esnekleştirmeyi önemsemeli ve bunun üzerinde çalışmalıyız. İşçi ve işveren sendikalarıyla, işverenlerin dernekleri, odaları ve birlikleriyle ve toplumun bütün ilgili kesimleriyle birlikte bu konuda bir uzlaşma sağlamak zorundayız” açıklamasında bulundu.

-“DUVARI YIKIYORUZ”-

Bakanlık olarak toplum ve piyasa ihtiyaçlarından uzak eğitimden uzaklaştıklarını belirten Dinçer, “Şu duvarı yıkıyoruz. Toplum ve piyasa ihtiyaçlarından uzak eğitimden uzaklaşıyoruz. İhtiyaca yönelik eğitime odaklanıyoruz” dedi.
Meslek standartlarının belirlenmesinde piyasa aktörleri ile birlikte çalıştıklarını, bakanlık olarak kendilerinin ise süreçleri belirleyerek, denetimleri gerçekleştirdiklerini dile getiren Dinçer, bu projenin özelliğinin ise piyasa aktörlerini sürece dahil etmesi olduğunu vurguladı.

-“DİREKSİYONDAN KALKTIK”-

Bugüne kadar devlet ve toplum ilişkileri içerisinde, devletin öne çıktığı, hizmetleri tasarladığı ve en iyisini bildiğini zannederek sunduğu bir anlayışın geldiğini ifade eden Dinçer şöyle devam etti:
“Geleneksel bu anlayışı değiştirebilirsek tüm Türkiye’ye örnek olabiliriz. Biz bakanlık olarak direksiyondan kalktık. Ticaret ve sanayi odalarını, Türkiye odalar ve borsalar birliğini direksiyona oturttuk. Biz yavaş yavaş standartları belirliyor. Denetimlerini yapıyor izliyoruz, ama fiilen yürütme alışkanlıklarımızı bırakmaya çalışıyoruz. Bu proje somut şekilde bunu gösterecek. Ticaret ve sanayi odalarının her ilde işin başında olduğu, kendisine mensup üyelerin ihtiyaçlarını belirlediği ve ona uygun eğitim biçimimize ‘şu noktalarda insanları, şu kabiliyette eğitin biz de istihdam edelim’ dediği bir noktaya geldik. Biz müfredatı belirlemiyoruz. Hangi alanda ihtiyaç olduğunu da belirlemiyoruz. Biz finansmanını sağlıyor, zeminini düzeltiyor, eğitim yerlerini modernleştiriyor, eğitecek insanlarını yetiştiriyoruz. Fakat asla eğitim programlarında nelerin olacağını ve eğitilen insanların nerede istihdam edileceğini düşünmüyoruz. Biz kolaylaştırıyoruz, iş adamlarımız bu işin yöneticisi konusunda kendileri karar veriyor, uyguluyor ve istihdam ediyor.”

-3 MİLYON İŞSİZİN YÜZDE 35’İ İŞKUR’A KAYITLI-

İş-Kur’da da tüm vilayetlerde örgütlendiklerini, ancak 3 milyon işsizden sadece yüzde 35’inin kaydının İş-Kur’da mevcut olduğunu dile getiren Bakan Dinçer, yine yaklaşık 1 milyona yakın istihdamın yüzde 12’lik kısmının kurum vasıtası ile işe yerleştirilebildiğini söyledi. Dinçer, “Halbuki hepsinin dökümü olmalı, hangi işi yapabileceklerini bilmeliyiz. Belirli bir mesleğe yönlendirmeliyiz. İşsizlerin en az yüzde 40’ını işe yerleştirebiliyor olmamız lazım” dedi.

-“SANAYİCİLER, NE OLUR FARKINA VARIN”-

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri’nin (BECERİ'10) büyük bir proje olduğunu, bu projede finansmanı devletin sağladığın ve işyerlerinin tercih ettiği meslek dallarında eğitim görüleceğini belirterek, sanayicilere, “Bu tarihte olmuş bir şey değil. Bunun üzerinde 1 TL yük yok. İşverenler, ne olur bunun farkında olun” çağrısında bulundu.
İşsizliği besleyen ana etkenin mesleksizlik olduğuna dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, yaptığı mülakatlarda adaylara, “ne iş yapasın” diye sorduğunu, aldığı yanıtın, “Abi ne iş olsa yaparım” olduğuna dikkat çekerek, “Her işi yaparım' demek, aslında “hiçbir işi doğru yapamam” anlamına geliyor. Dolayısıyla, Beceri'10 projesiyle, gençlerimizin bir meslek sahibi olması sağlanacak ve işsizliğin ana damarı tıkanacaktır” diye konuştu.

-“HEDEF 5 YILDA 1 MİLYON KİŞİYE İŞ SAĞLAMAK”-

Hisarcıkıloğlu, 5 yılda 1 milyon işsize bu proje ile mesleki eğitim verip, iş hayatına kazandırmayı hedeflediklerini, söz konusu projeyle, 81 ildeki ticaret ve sanayi odaları vasıtasıyla işverenlerin mesleki eğitim kurslarında yönetim süreçlerine katılımının sağlandığını kaydetti. Böylece işgücü politikalarının başarısının artırılacağını ifade eden Hisarcıklıoğlu, beceri uyumsuzluğunun da ortadan kalkacağına dikkat çekti.
Gelinen noktada temmuz ayında başladıkları projenin ilk aşamasını tamamladıklarını dile getiren Hisarcıklıoğlu, 81 ilde seçilen 111 okulda, 88 milyon TL donanım ve 4 milyon TL eğiticilerin eğitimi olmak üzere toplam 92 milyon TL yatırım yapıldığını bildirdi.

-“20 BİN 616 KİŞİLİK STAJYER TALEBİ ALDIK”-

19 il ve 3 ilçede işgücü piyasası ihtiyaç analizleri yaptıklarını, işverene, hangi nitelikte eleman istediğini sorduklarını söyleyen Hisarcıklıoğlu, ilgili odaların, TOBB ETÜ ve TEPAV ile birlikte sanayicileri kapı kapı dolaştığını, 19 ilde 5 bin sanayiciye ulaştıklarını ve 19 ilde 2 bin 235 şirketin, projeden stajyer istihdam etme taleplerini kabul ettiğini dile getirdi.
Hisarcıklıoğlu, “Bu şirketlerden 20 bin 616 kişilik stajyer talebi aldık. Yani 20 binden fazla işsizimize şimdiden umut olduk. Daha projenin analiz ve tanıtım çalışmaları sırasında bunu başardık. İlerleyen günlerde, proje daha da bilinir hale geldikçe, proje kapsamındaki teşvikler hayata geçince, bu talebin katlanarak artacağından hiçbir şüphemiz yok. İnşallah kısa sürede stajyer istihdamını 100 binlere çıkardığımız günleri de müjdeleyeceğiz. Önümüzdeki günlerde de alınan taleplere göre kursların açıldığını göreceğiz” dedi.
Projeye basının yeterince ilgi göstermediğini iddia eden Hisarcıklıoğlu, “Başka bir etkinlik yapsak 22 kamera gelirdi. Şimdi 7 tane kamera var. Hayırlı bir iş yapıyoruz ya ondan dolayı kamera da yok” şeklinde tepkisini dile getirdi.(ANKA)

© Bu Haber Telif Hakkı İle Korunmaktadır. (ANKA)
Devamını oku...
0

Bankalar 10 Bin Kişi Alacak

iSTANBUL - Küresel krizi hasar almadan atlatan Türk bankacılık sektörü 2010 yılını kapatmak üzere. Bol likiditesi, yüksek karlılığı ve sağlam mali yapısıyla yabancı bankaları kıskandıran Türk bankalarını 2011'de ise daha zorlu bir yıl bekliyor.

Düşen faizler ve artan zorunlu karşılık oranlarıyla birlikte marjların giderek daralması sektörü çetin bir rekabetle karşı karşıya bırakacak. Akşam gazetesi, Türk bankacılık sektörünün önde gelen bankalarının CEO'larına 2011 yılı beklentilerini ve büyüme stratejilerini sordu.

Banka CEO'larının ortak görüşü gelecek yıl karlılık düşecek. Aktifler yüzde 10-15, krediler yüzde 20-25 oranında büyüyecek. Düşen marjlar nedeniyle hacimsel büyümeye ağırlık verilecek. Şubeleşme yine sektörün öncelikleri arasında. 2010 yılı ilk 9 ayında 23 banka 320 şube açıp 5 bin 105 kişiyi işe alırken, 2011 yılında sadece 12 bankanın yeni personel hedefi 10 bini buluyor.

AKBANK, 1000 KİŞİ ALACAK
Akbank 2011 yılında önceliği Türkiye'deki organik büyüme fırsatlarına verecek. Gelecek yıl 50 civarında şube açmayı ve 1000 elemanı işe almayı planladıklarını açıklayan Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, 'Hollanda ve Almanya'nın yanı sıra Aralık 2009'da Akbank Dubai Limited'i hizmete sokarak yurtdışı faaliyetimizi artırdık. Dubai Ofisi özellikle Körfez Bölgesi, Kuzey Afrika ve Asya'yı da kapsayan geniş bir coğrafyada yatırımcı ve müşterilerimize yönelik fırsatların ve işbirliği alanlarının yaratılmasına katkı sağlıyor. Müşterilerimize ve paydaşlarımıza değer yaratacak uygun fırsatları titizlikle değerlendiriyoruz'dedi.

GARANTİ 2012 YILINDA ÇEVRE ÜLKELERE AÇILACAK
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, 2011 yılında en az 50 şube daha açarak, 900 şubenin üzerine çıkmayı hedeflediklerini vurgulayarak, 'Birkaç yıl içerisinde de 1.000 şube hedefine ulaşıp, tüm Türkiye'yi kapsayacağız. Bu da yeni pazarlara ulaşmak ve bu sayede rekabette her alanda söz sahibi olarak daha fazla büyümek anlamına gelecek' dedi. Özen, yurtdışında ise önceliği Romanya'ya vereceklerini aktardı. Özen, 'Garanti Bankası olarak yurtdışı genişleme faaliyetlerimizde önceliğimiz, Romanya'daki gibi lisanslı bir banka çatısı altında faaliyetlerimizi organik olarak geliştirmek yönünde. Önümüzdeki dönem Romanya'daki faaliyetlerimizi daha da geliştirmeyi planlıyoruz. 2012 yılı gibi çevre ülkelerde bir banka alımı düşünebiliriz. Herhangi bir ülke ismi vermek için çok erken' diye konuştu.

YAPI KREDİ HER YIL 50-60 ŞUBE AÇACAK
Yapı Kredi Genel Müdürü Faik Açıkalın, 2007'de başlamış olan organik büyüme sürecini devam ettirmeyi ve pazarda büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Orta ve uzun vadede sektörün üzerinde sürdürülebilir büyüme elde etmek için şube ağını genişletme stratejisini sürdüreceklerini anlatan Açıkalın, 'Önümüzdeki beş yıllık dönemde her yıl yaklaşık 50-60 şube açmayı amaçlıyoruz. Büyük il merkezleri ile Anadolu'daki gelişmekte olan il ve ilçelerde de şube açılışlarımızı sürdüreceğiz' dedi. Açıkalın, yurtdışındaki büyüme planlarına ilişkin ise şu anda Yapı Kredi Moskova'nın ve Yapı Kredi Azerbaycan ile var oldukları dış pazarlardaki konumlarını güçlendirmeyi hedeflediklerini aktardı.

İŞ BANKASI'NIN HEDEFİ 1200 ŞUBEYİ GEÇMEK
Türkiye İş Bankası olarak son iki yılda 3 bin 500 kişiyi işe aldıklarını hatırlatan Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, 'Şubeleşme açısından ise olağanüstü nedenler ortaya çıkmazsa her hafta en az bir şube açmaya devam edeceğiz. Bu hesaba göre bizim 2011 yılında 1.200 şubeyi geçmemiz gerekir. Şu anda 1.133'lerdeyiz. Dış teşkilatta da Rusya ve Irak'ta bilfiil bankacılık, mevcutların yanı sıra Suriye'de belki Ortadoğu'da bir iki yerde daha, belki Lübnan olabilir. Irak'ta 2 şube için başvurduk, onların neticesini alır almaz iki tane şube için daha niyetimiz var. Öyle anlaşılıyor ki bizim Rusya'dan sonra en çabuk şube teşkilatıyla yürüyeceğimiz ülke Irak olacak. Biz hangileri daha çabuk gündeme gelirse onları değerlendiriyoruz. Bir telaş içinde de değiliz' diye konuştu.

DENİZ, ÇALIŞAN SAYISINI 10 BİN 800'E ÇIKARACAK
Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, 2011 yılında 80 şube açmayı hedeflediklerini belirterek yeni şubelerden 30 tanesinin tarım ağırlıklı şubeler olacağını ifade etti. Ateş, 'Bugün itibarıyla yaklaşık 9 bin 500 çalışanımız var. 2011'de çalışan sayımızı 10 bin 800'e çıkarmayı planlıyoruz' dedi. Denizbank'ın yurtdışı büyüme planlarını da aktaran Ateş, şunları söyledi: 'Rusya ve Avusturya'da belirli bir büyüklüğe ulaşmış halihazırda iki adet bankamız var. Bu bankalar da çevre ülkelerde şube ağlarını büyütüyor. Bunun yanında Denizbank olarak Türkiye'nin yakın coğrafyasında Denizbank'ın gelişmesine artı değer yaratabilecek satın alım fırsatlarını değerlendiriyoruz.'

VAKIFBANK ROTAYI IRAK VE SURİYE PAZARINA ÇEVİRDİ
Vakıfbank Genel Müdürü Süleyman Kalkan, '2011 yılında da şartlar uygun olursa 600 ila 1000 arası personel alımı yapmayı planlıyoruz' dedi. Yurtdışında büyüme planlarını da aktaran Kalkan, rotayı şöyle çizdi: 'Kuzey Irak (Erbil) ve Suriye'yi gündeme aldık. Kuzey Irak'ta şube açma çalışmalarımız sürüyor. Suriye'ye temsilcilik şeklinde gideceğiz. Suriye'de banka kurmak için 200 milyon dolar sermaye gerekiyor. Tam kestiremediğimiz bir pazara 200 milyon dolarla gitmemiz doğru olmaz.'

ŞEKERBANK: DENEYİMLİ BANKACILAR ARANIYOR
Şekerbank Genel Müdürü Meriç Uluşahin, 2011 yılı büyüme stratejilerini şöyle aktardı: 'Anadolu bankacılığı misyonumuz gereği bankacılık hizmetlerinden yeterince yararlanmayan bölgelerde 20 şube açıp 150 civarında personel alacağız. Sektördeki büyümeye paralel deneyimli bankacılara ihtiyaç artıyor. Özellikle küçük işletmelere, tarım ve KOBİ bankacılığında müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilen kadroların önemi artacak.'

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25164999/
Devamını oku...
0

Doğan'ın Borçları Durdu

İSTANBUL - Doğan Yayın Holding'in (DYH) bağlı ortaklığı Doğan TV Holding aleyhine sonuçlanan 340.3 milyon liralık vergi/ceza ihbarnamesinin yürütmesinin durdurulmasının ardından, şirketin vergi davalarında aleyhte sonuçlanan 2.5 milyar liralık kısmın tamamında yürütme durdurulmuş oldu.

Doğan TV ve iştiraklerine 2009 yılında tebliğ edilen yaklaşık 4 milyar liralık vergi ve cezası ile ilgili açılan davalar sonucunda 1.42 milyar liralık kısım lehte, 2.5 milyar liralık kısım aleyhte sonuçlanmıştı.

DYH'den bugün KAP'a yapılan açıklamada, Doğan TV Holding'in 2006 hesap dönemi kurumlar geçici vergisine ilişkin 340.3 milyon liralık vergi/ceza ihbarnamesinin yürütmesinin durdurulduğu duyuruldu.

Açıklamada, Danıştay'ın oybirliği ile aldığı kararın ardından söz konusu tutarın şu aşamada ödenmesinin söz konusu olmadığı ve davanın esastan görüşülmesine ayrıca devam edileceği belirtildi.

DYH, geçen hafta yaptığı açıklamada Doğan TV Holding aleyhine sonuçlanmış olan 903 milyon liralık vergi ceza ihbarnamesine ilişkin mahkeme kararının yürütmesinin durdurulduğunu açıklamıştı. Doğan TV'nin 1.05 milyar lira tutarındaki vergi/ceza ihbarnamesinin de yürütmesi Aralık ayı başında durdurulmuştu. Kasım ayında da, ihtilaf konusu olan 330 milyon lira tutarındaki itirazın da Doğan TV Holding lehine sonuçlandığı açıklanmıştı.

Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25165279/
Devamını oku...
0

Şirketlere Vatandaşlık Numarası Geliyor

İSTANBUL - Sanayi Bakanlığı 2011'e beş yıllık Sanayi Strateji Belgesi'ndeki 72 eylemle giriyor.

Bakanlığın açıklayacağı bu stratejik planın ana maddelerinden biri de vatandaşlar için yapılan 'Mernis' projesinin bir benzeri olan şirketlere Merkezi Sicil Sistemi 'Mersis' projesi.

Proje ile Türkiye'nin her yerindeki şirketler hakkında tüm bilgilere ulaşmak mümkün hale gelecek.

Pilot uygulamadan geçer not alan proje ile şirketlerin de artık bir vatandaşlık numarası olacak.

Sabah'ın haberine göre, Mersis uygulaması ile şirketlerin birer kimliği olacak. Tüm bilgilerinin tek merkezde birleşeceği Merkezi Sicil Sistemi için Devlet Planlama Teşkilatı da onay verdi ve projenin faaliyete geçmesi için gereken ödenek ayrıldı. Projenin amaçlarından biri de bilginin güvenilir ve detaylı olması.

Mersis projesinde amaç tüm ticaret sicil memurluklarının tek bir veri tabanında birleştirilmesi. Böylece, T.C kimlik numarası uygulamasında olduğu gibi, her şirketin bir Mersis numarası olacak. Proje kapsamında ayrıca vatandaşlar online olarak her bilgiye ulaşabilecek. Internet üzerinden çok kısa bir sürede şirket kurma, kurulu şirketine şube açma gibi benzeri işleri yapabilecek. 2012 yılında ise proje kapsamına esnaflar ve serbest meslek erbapları da dahil edilecek.

72 AYAKLI PLAN



Rekabet gücü ve verimlilik artışı için belirlenen strateji belgesinde birçok konu başlığı var:

Güçlü şirketlerin ağırlığının artırılması.
Orta ve yüksek teknolojili şirketler yaratılması.
Düşük teknolojiden katma değeri yüksek ürünlere geçme.
Yatay politika alanları.
Yatırım ve iş ortamı.
Uluslararası ticaret ve yatırım. İnsan kaynağı.
KOBİ'lerin finansmana erişimi.
Altyapı sektörlerinde düzenleme.
Çevre politikalarının yeniden yapılandırılması.
Bölgesel kalkınma.
Sektörel politika alanları.
Sektörel rekabet edebilirlik analizleri.
Sektörel sanayi politikaları.
Kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/id/25165494/
Devamını oku...