30 Kasım 2010 Salı

0

Çanakkale'deyiz


Unni-group ailesi faaliyetlerine öğrenci şehri Çanakkale'de de yürütecek. Ayakli rehber site içeriklerine artık Çanakkale'de bulunan öğrenci dostu firmalarda eklenecek. Çok yakın sürede tekrar hizmete girecek unnicity.com adresine en büyük içerik girecek il olacak Çanakkale'de Şahin Kaan Kara arkadaşımız bizim adımıza yetkili kişi olacak.

Facebook üzerinde Afyon ve Kütahya illerinde etkin olarak paylaşımlar yapan Unni-versite hesaplarına Çanakkale 18 Mart Unni-versitesi de ekleniyor.

Her zaman universiteli öğrencinin kendini bir Unni olarak görmesini benımseyen öğrenci anlayışı yakında büyük bombalarda patlatmaya hazırlanıyor.
Devamını oku...

29 Kasım 2010 Pazartesi

0

Tusiad Logo yarışması düzenliyor..


Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) 40’ıncı yılında yenilemek istediği logosu için ödüllü bir yarışma açtı. Kazananın 20 bin liralık ödülün sahibi olacağı yarışma için, 10 Ocak 2011’e kadar süre verildi.

Düzenlediği yarışma hakkında bilgi veren TÜSİAD, seçilen logonun onaylandığı tarihten itibaren kurumsal kimlik çalışmalarının bir parçası olarak TÜSİAD’ı temsil eden tüm mecralarda resmi logo olarak kullanılacağını belirtti.

Açıklamada, “Katılımcıların TÜSİAD’ın tüzüğünde belirlenen amaçlar çerçevesindeki kavramları dikkate alarak yeni bir logo tasarlamaları beklenmektedir” denilirken, şartnamede TÜSİAD’ın amacına da yer verildi. Tüzüğüne göre TÜSİAD’ın amacı, şöyle aktarıldı: “İnsan hakları evrensel ilkelerinin, düşünce, inanç ve girişim özgürlüklerinin, laik hukuk devletinin, katılımcı demokrasi anlayışının, liberal ekonominin, rekabetçi piyasa ekonomisinin kurum ve kurallarının ve sürdürülebilir çevre dengesinin benimsendiği bir toplumsal düzenin oluşmasına ve gelişmesine katkı sağlamaktır.” Yarışmanın herkesin katılımına açık olduğu belirtilen şartnameye göre, her katılımcı en fazla üç adet eserle yarışmaya katılabilecek. Seçici Kurul, eserleri, özgünlük, yaratıcılık, konu odaklılık ve eserin TÜSİAD’ın amaçlarını ve tarihsel gelişimini ve birikimini dikkate alan bir çerçevede değerlendirilecek.

Tüsiad logo yarışması Son başvuru tarihi 10 Ocak 2011 olarak belirlendi.

TÜSİAD markası korunacak

TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner, dün Kastamonu’da olduğunu yazdığı Twitter adlı sosyal paylaşım sitesinden yarışma hakkında da bilgi verdi. Boyner, “Sadece TÜSİAD markası kullanılacak. TÜSİAD açılımında isim değişikliği olsa bile genel kurula kadar belli olmayacak” yanıtını verdi.

TÜSİAD LOGOSU TASARIM YARIŞMASI ŞARTNAMESİ

Yarışmanın Amacı

Yarışma TÜSİAD için yeni bir logo hazırlatılması amacıyla düzenlemektedir.

Yarışmanın Konusu

Tüzüğüne göre TÜSİAD’ın amacı “insan hakları evrensel ilkelerinin, düşünce, inanç ve girişim özgürlüklerinin, laik hukuk devletinin, katılımcı demokrasi anlayışının, liberal ekonominin, rekabetçi piyasa ekonomisinin kurum ve kurallarının ve sürdürülebilir çevre dengesinin benimsendiği bir toplumsal düzenin oluşmasına ve gelişmesine katkı sağlamak”tır.

Adaylardan, yukarıdaki amacı ve TÜSİAD’ın tarihsel gelişimini ve birikimini dikkate alan yeni bir TÜSİAD logosu tasarlamaları beklenir.

Katılım Koşulları

1. Yarışma herkesin katılımına açıktır.

2. Her katılımcı en fazla üç adet eserle yarışmaya katılabilir.

3. Seçici kurul ve seçici kurulun birinci derece yakınları bu yarışmaya katılamaz.


Teknik Koşullar

1. Seçilen logo; kurumsal kimlik çalışmalarının bir parçası olarak, TÜSİAD’ı temsilen her türlü basılı materyal ve dijital ortamda, medya ve reklam çalışmaları ile promosyon ürünleri, kırtasiye malzemeleri, antetli kağıt, faks, pankart ve benzeri ortam ve faaliyetlerde kullanılacaktır. Logo tasarımının renkli ve siyah beyaz kullanıma uygun olarak, büyütülüp küçültüldüğünde görselliğinin bozulmayacağı, çok küçük ölçülerde ayrıntıların kaybolmayacağı, çok büyük ölçülerde dağınık görünmeyeceği bir biçimde ve her çeşit baskı ve kesim tekniği ile sorunsuz kullanılabilir şekilde hazırlanması gerekmektedir.

2. Eserlerin, A4 boyutunda siyah-beyaz olarak uzun kenarı 15cm’i geçmeyecek biçimde, alt bölümde %20 küçültülmüş ölçeği ile paspartulanmamış veya kartona yapıştırılmamış olarak teslim edilmesi gerekmektedir. Tasarımcı gerekli gördüğü takdirde renkli uygulamayı da aynı kıstaslar içinde sunabilir. Eserlerin ayrıca Adobe Illustrator, FreeHand, CorelDraw ve Photoshop programlarından biri ile hazırlanmış master çalışması olarak CD ortamında da sunulması gerekmektedir. Ayrıca yapılan çalışma, yüksek çözünürlüklü TİF uzantılı dosyaya dönüştürülerek CD’ye kaydedilmelidir.

3. Yarışmaya sunulan eserlerin özgün olup daha önce başka bir yerde yayınlanmamış olması, diğer kurum ve kuruluş logolarını çağrıştırmaması gerekmektedir. Teslim edilen eserler Türk Patent Enstitüsü’nce daha önce korunmaya alınmamış olmalı, tescil başvurusu yapılmamış olmalıdır. Sunulan eser daha önce bir yerde kullanılmamış ya da yayınlanmamış olmalıdır. Seçici Kurul tarafından kopya olduğu anlaşılan logolar değerlendirmeye alınmayacaktır. Logo tasarımının kopya olduğunun anlaşılması halinde ödül verilmeyecek, verilmiş ise ödül sahibi ödülü derhal iade edecektir. Oluşacak her türlü sorunun hukuki yaptırımı ve süreçlerin maddi yaptırımı yarışmacıya ait olup, doğabilecek sorunlardan TÜSİAD sorumlu tutulamaz.

4. Seçici Kurul, eserleri, özgünlük, yaratıcılık, konu odaklılık ve eserin TÜSİAD’ın amaçlarını ve tarihsel gelişimini ve birikimini dikkate alan bir çerçevede değerlendirilecektir.

5. Seçici Kurul; uygun gördüğü bir eseri TÜSİAD’ın yeni logosu olarak belirleyecektir.

6. TÜSİAD, seçilen eser üzerinde değişiklik isteme hakkına sahiptir. Seçilecek eser sahibinden Seçici Kurulun ve /veya TÜSİAD Yönetim Kurulu’nun görüşü doğrultusunda, teknik sorunların çözümüne yönelik değişiklikler yapması istenebilir. Bunun için ödül tutarı dışında bir ödeme yapılmaz. Ödüle hak kazanan eserin antetli kağıt, kartvizit ve zarf üzerinde uygulamalarının, dişi ve erkek çözümleri ile birlikte, yarışma sonuçları açıklandıktan sonra en geç 10 gün içerisinde TÜSİAD’a sunulmaları gerekmektedir. Katılımcı şartnamedeki bu maddeyi kabul etmiş sayılır.

7. Eserlerin TÜSİAD’ın ihtiyacını karşılamaması halinde, TÜSİAD Yönetim Kurulu hiçbir esere ödül vermeme hakkını saklı tutar.
8. Kullanılmayacak olan eserler, sonuçların ilan edilmesini müteakiben en az 15 gün en fazla 30 gün sonra teslim edilen adresten alınabilir. Bu süre içerisinde geri alınmayan eserlerden TÜSİAD sorumlu değildir.
Eserlerin Teslim Şekli ve İşaretlenmesi

1. Katılımcılar 2 adet zarf kullanacaklardır.

2. Söz konusu zarflar; içerisinde eksiksiz doldurulmuş katılım kimlik formunun yer aldığı kapalı Kimlik Zarfı ile birlikte, eser(ler)in yer aldığı kapalı Evrak Zarfı’dır.

3. Her zarfın üzerinde 6 harf ve/veya rakamdan oluşan rumuz yazılacaktır.

4. Katılımcının rumuzu eserleri arkasında ve CD üzerinde yer alacaktır.

5. Her eser A4 kağıt üzerinde uzun kenarı 15 cm’i geçmeyecek biçimde, aşağıda küçük ölçekli örneği ile teslim edilecektir. CD’de eserin elektronik ortamda oluşturulmuş hali yer alacaktır.

6. Zarfların üzerinde katılımcının kimliğini belirtecek herhangi bir isim, ayırıcı işaret ve yazı bulunmayacaktır. Bu şekilde bir işlemin tespiti halinde eser yarışma dışı bırakılacaktır.

7. Birden fazla eserle katılan tasarımcılar, her eser için ayrı evrak zarfı ve ayrı rumuz kullanmalıdır.

Eserlerin Teslimi

Eserler başvuru formu ile birlikte 10 Ocak 2011, Pazartesi günü saat 17.00’ye kadar, TÜSİAD’a taahhütlü posta veya kargo yoluyla gönderilecektir. Posta veya kargodan kaynaklanan kaybolma ve gecikmelerden dolayı sorumluluk kabul edilmez. Belirtilen süre içerisinde belirtilen adrese ulaşmayan eserler yarışmaya dâhil edilmeyecektir.

Kullanım Hakkı


Katılımcı, seçilen eserinin TÜSİAD’a süresiz olarak tam kullanım hakkını verdiğini peşinen kabul ettiğini ve buna bağlı olarak, gerek Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, gerekse diğer ilgili mevzuat gereğince yarışmaya gönderdiği eserinin çoğaltma, işlenme, yayma, temsil, umuma iletim, faydalanma vb. umuma arz ile ilgili bilumum haklar için TÜSİAD’a tam lisans/yetki verdiğini kabul eder.


Ödül kazanan eser; kurumsal kimlik çalışmalarının bir parçası olarak, TÜSİAD’ı temsil edecek her türlü basılı materyal ve dijital ortamda, medya ve reklam çalışmaları ile promosyon ürünleri, kırtasiye malzemeleri, antetli kağıt, faks, pankart ve benzeri ortam ve faaliyetlerde kullanılıp çoğaltılabilecektir. Bu bağlamda, katılımcı ödül dışında herhangi bir telif hakkı talep edemeyecektir.

Katılım formunu imzalayan katılımcılar, bu şartnamenin tüm koşullarını, yarışma şartlarını, Seçici Kurul ve TÜSİAD Yönetim Kurulu’nun kararlarının tamamını kabul etmiş sayılırlar.

Yarışma Takvimi

Son Başvuru tarihi: 10 Ocak 2011 saat 17:00.

Seçici Kurul Değerlendirme Tarihi: 14 Ocak 2011.

Sonuçların Açıklanması: 20 Ocak 2011.

Ödül kazanan eserin; antetli kağıt, kartvizit ve zarf üzerinde uygulamalarının, dişi ve erkek çözümlerinin sunulması için son tarih: 30 Ocak 2011.

Sonuçlar TÜSİAD web sitesi www.tusiad.org ‘da yayınlanacaktır.

Ödül

Yarışmanın ödülü, 20,000-TL’dir.
Devamını oku...
0

Dragon's Den 10. Hafta Girişimcileri


Dragon's Den programında girişimciler bu hafta hiç yatırım alamadan ayrıldılar. İşte 10. hafta girişimcileri:

Sima- Hilal Baktaş

Proje Adı
Facestaj

Hisse Bedeli
% 20 hisse karşılığı 100.000 TL

Açıklama
Staj arayan gençler ile stajyer arayan kuruluşları buluşturan bir network ağıdır. Bu network ağı üniversite öğrencileri,üniversite mezunları ve meslek lisesi öğrencilerine özel kariyer planlama merkezi şeklinde çalışan interaktif bir sistemdir.

Sonuç
Girişimciler yatırım alamadı

Web Sitesi
www.facestaj.com


Sedat Ayrancı

Proje Adı
Çocuk Restoranları

Hisse Bedeli
% 65 hisse karşılığı 450.000 TL

Açıklama
2-14 yaş grubuna sağlıklı- eğlenceli yemek yeme imkanı sunan restoran.

Sonuç
Girişimci yatırım alamadı.

Web Sitesi


Serhat Ay

Proje Adı
Eğitim Şart

Hisse Bedeli
- %49 hisse karşılığı 180.000 TL

Açıklama
Kişisel gelişim konusunda eğitimlerin verileceği eğitim kurumları.

Sonuç
Yatırım alamadı.

Web Sitesi


Mustafa Akgül

Proje Adı
Gaz Beton

Hisse Bedeli
%25 hisse karşılığı 500.000 TL

Açıklama
Gaz beton üreten makina parkurunun satışı.

Sonuç
Yatırım alamadan ayrıldı.

Web Sitesi


Vedat Sülükçü

Proje Adı
Kuş Kafesleri

Hisse Bedeli
% 40 hisse karşılığı 300.000 TL.

Açıklama
Kuş kafesi ve aksesuar imalatı.

Sonuç
Girişimci yatırım alamadı.

Web Sitesi


Halil Ata

Proje Adı
Mantoloma Dübeli

Hisse Bedeli
%25 hisse karşılığı 250.000 TL

Açıklama
Binaların ısı yalıtımında kullanılan, kullanımı kolay mantolama dübeli.

Sonuç
Girişimciler yatırım alamadı.

Web Sitesi


Tahir Haytoğlu

Proje Adı
Soya Silk

Hisse Bedeli
%30 hisse karşılığı 300.000 TL

Açıklama
Soya elyafından üretilmiş tekstil ürünlerinin üretimi ve satışı.

Sonuç
Girişimci yatırım alamadı.

Web Sitesi
www.soyasilk.com
Devamını oku...
0

Bir Fikrin mi Var' da Elemeler Sona Erdi..


Bir Fikrin mi Var girişimcilik yarışması elemeleri 27 kasım'da Ntv Ankara studyolarında yapılan elemelerle sona erdi.

bİRfİKrinmivar yarışması Ntv'de yayınlanacak ve son yüze kalan girişimcilerin 10 hafta kıyasıya bir yarışa girmesiyle on hafta sonunda 10 girişimle yarı finale gidilecek. Sonraki 3 hafta sonunda finale kalan 4 girişim final sunumlarıyla sona erecek ve yarışmanın birincisi ılan edılecek.

Kısaca birfikrinmi var hakkında:

- Ülkemizdeki nitelikli ve gelecek vaat eden tüm girişimciler arasında girişimcilik bilincini oluşturmak.
- Girişimcilerin yeni iş fikirleri geliştirmelerini teşvik etmek

- Girişimcilere ve yarının patronlarını, parlak fikirlerini başarılı iş planlarına dönüştürmeleri sürecinde desteklemek

- Ticari başarı potansiyeli yüksek iş fikirlerinin hayata geçirilmesine yardım etmek Misyonunu büyük başarı ile devam ettiren birFİKRİNmiVAR?, başladığı günden bu yana her sene bir şirket kurarak şu an 3 başarılı girişimcinin kendi işlerinin patronu olmalarını sağlamıştır.



Hedefimiz yarışmamızı her sene daha da büyüterek global ölçekte bir yarışma yaratmak ve yarının yenilikçi şirketlerine öncülük etmektir.
Devamını oku...

26 Kasım 2010 Cuma

0

Akü Gezi Otobüsü Yine Yollarda


Akü Gezi Otobüsü dünya kültür mirası Pamukkale'ye gidiyor...
Afyon Kocatepe ve İsparta Süleyman Demirel Universitelerinin katılımı ile gerceklesecek organizasyon 11 Aralık'ta gerçekleşecek. Bugüne kadar bircok gezi organizasyonuna imza atan akü gezi otobüsü Pamukkale'de de iz bırakmaya hazırlanıyor.Eğlenceli yolculuk geçireceğinizi umuyoruz. Zira önceki organizasyonlarını temel alırsak zevkli bir yolculuk sizi bekliyor.

İyi Eğlenceler..




-LÜX ARAÇLARLA ULAŞIM
-KAHVALTI KEYFİ
-HİARAPOLİS ve PAMUKKALE
-DENİZLİ ŞEHİR GEZİSİ
-SERBEST ZAMAN
-YOLCULUK BOYUNCA İKRAMLAR

MÜZEKART SAHİPLERİNE 40 TL.
MÜZEKART SAHİBİ OLMAYANLARA 45 TL.

FİYATLAR AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ İÇİN GEÇERLİDİR.

KONTENJAN 46 KİŞİ İLE SINIRLIDIR.

İLETİŞİM

05064497170
05548914698


Turlara katılan tüm konuklarımız TÜRSAB SEYAHAT GÜVENCE POLİÇESİ kapsamında sigortalanmaktadır.
Devamını oku...

25 Kasım 2010 Perşembe

0

Gripin Afyon'da


Afyon'da öğrenciler sadece şenliklerde ünlü grupları görmeye alışmıştı.Geçen sene Çıngırock Cafe'de Badem konserinin ardından Gripin Afyon'a geliyor.Ahmet Karahisari Kampusü kapalı salonunda düzenlenecek konsere cevre illerden de öğrencilerin gelmesi bekleniyor. Profesyonel bir ekip tarafından hazırlanacak organizasyon hakkında bilgi verelim dedik..

01 Aralık Çarşamba 'GRİPİN KONSERİ'

AHMET KARAHİSARİ KAMPUSU BESYO KAPALI SPOR SALONU

// Bilet Şatış Noktaları:

CAFE CORNER - CAFE EXCALİBUR - CAFE SOHO - VADİ CAFE

// BİLET: 18 TL //


İRTİBAT TEL : 05552327094


  • gripin afyon
  • afyon konseri
  • konseri ne zaman
Devamını oku...
0

Google Vergisi Uygulaması


Google vergisi geliyor
Fransa'da Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından 2010 başlarında gündeme getirilen yasa, Fransa'da internet sitelerine ilan verenlere, internetteki reklam harcamaları üzerinden yüzde 1 oranında ek vergi ödeme zorunluluğu getiriyor.

1 Ocak 2011'de yürürlüğe girmesi beklenen yeni verginin arkasında internet üzerinden yayın yapan Fransız kültür ve yazılı basını bulunuyor. Bu medya kuruluşları, Google gibi arama motorlarının hizmet verirken, kendilerinin içeriğini hiçbir karşılık vermeksizin kullanıp rekabet kurallarına aykırı davrandıklarını savunuyor. Fransa'da 2008 yılında internet sitelerine verilen reklamların toplam değeri 2 milyar euro olarak kaydedilmişti. Bu rakamın bugün 3 milyarı aştığı tahmin ediliyor. Fransa'da internet üzerinde aramaların yüzde 87'sinin yapıldığı Google bu nedenle elektronik reklam piyasasından en fazla yararlanan şirket olarak gösteriliyor.

UYGULAMA NAASIL OLACAK?
Cumhurbaşkanı Sarkozy ve iktidar partisi Halk Hareketi Birliği (UMP) bu durumu bir tür "vergi kaçakçılığı" olarak değerlendirse de konunun uzmanları Google Vergisi'nin pratikte uygulanmasının "imkansız" olduğunu söylüyor. İnternetteki belli başlı Fransız şirketlerini bünyesinde toplayan ASIC derneğinin eşbaşkanı Pierre Kosciusko-Morizet, konu hakkında yaptığı açıklamada, merkezleri Fransa dışında olan internet hizmeti veren Google gibi şirketlerin, Fransa'da kaydettikleri gerçek ciroları beyan etmelerine yönelik beklentiyi "bilim kurgu" olarak yorumladı.

ASIC, yeni yasaya, iddia edildiği gibi Google gibi şirketleri değil sadece Fransız ilan vericileri olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle karşı çıkıyor. Dernek, yeni verginin Fransız şirketleri açısından rekabet kurallarına aykırı bir durum oluşturacağı, bu şirketlerin operasyonlarını Fransa dışına kaydırabileceği, bunun da işsizlik yaratacağı öngörüsünde bulunuyor.

Google, Avrupa'daki işlemlerini şirketler üzerindeki gelir vergisi en düşük (yüzde 12) Avrupa ülkesi olan İrlanda'da kurduğu üsten yönetiyor. Apple ise internet satışlarını Avrupa'da KDV'nin en düşük olduğu Lüksemburg'dan gerçekleştiriyor. Google'ın Fransa'da 2008 yılında sadece 40 milyon euro gelir gösterdiği ancak gerçek rakamın yüz milyonlarca euro olduğu söyleniyor.

Google konuyla ilgili olarak birkaç ay önce yaptığı açıklamada, "Fransa'daki vergi kanunlarına saygı duyuyor ve yerel ve ulusal vergiye katkı sağlıyoruz. Google'ın Fransız ilan vericilerden kaynaklanan gelirlerinin sadece yerel planda gerçekleştirilmiş operasyonların sonucu olduğunu düşünmek hata olur" ifadelerini kullanmıştı.

Kaynak: Gazeteport
Devamını oku...
0

Facebook Sosyalleştiriyor..


Dünyada hızla yaygınlaşan ve üye sayısı 500 milyonu aşan Facebook konusunda, kullanıcıları üzerinde olumsuz etkileri olacağı yönünde kaygılar bulunmasına karşın Texas Üniversitesi araştırmacıları farklı bir sonuca ulaştı.

Araştırmanın başkanı, radyo, TV ve film Doçenti S. Craig Watkins, ''Bulgularımız Facebook'un arkadaşlar, aile ve meslektaşlar arasındaki yüz yüze etkileşimin yerini almadığını gösteriyor. Sosyal medyanın aslında arkadaşlığın, yakınlığın ve toplumsallığın yeni bir ifade şekline zemin sağladığına ilişkin yeterli gösterge var'' dedi.

Araştırmacılar, üniversite öğrencisi veya yeni mezun olmuş 900 kişiye, Facebook'ta nasıl ve kimlerle temasa geçtiklerini sordu.

Birden çok seçeneğe yanıt verilebilen sorulardan alınan yanıtlara göre Facebook kullanıcıları, yüzde 60'dan fazla oranda durum güncellemesini, yüzde 60 oranında kendi profillerine yorum yazmayı, yüzde 49 oranında da mesaj yollamayı ve arkadaşlarına yorum yazmayı tercih ettiklerini belirtti.

Araştırma sonuncunda, erkek ve kadınların Facebook'u eşit oranda ancak farklı amaçlarla kullandıkları görüldü. Watkins, Facebook gibi bir aracın nasıl kullanılacağına ilişkin kayda değer bir fark olduğunu belirtti.

Watkins'e göre kadınlar Facebook'u daha çok karşılıklı temas için, sevecen bir içerikle kullanma eğiliminde. Erkek için ise Facebook daha çok, fonksiyonel bir araç. Örneğin bir kadın daha çok, arkadaşlarıyla bir aradaki resimlerini Facebook'a koymayı tercih ederken erkekler daha çok hobileriyle ilgili resimlerini veya siyasetle veya popüler kültürle ilgili linkleri koymayı tercih ediyor.

Facebook'un, ''Farklı tüm ağları ve sosyal sahneleri bir araya getirdiğini'' kaydeden Watkins, ''kendimizi gerek arkadaşlarımıza, gerekse meslektaşlarımıza veya ailemize farklı yollarla sunabiliyoruz. Facebook faaliyeti tek tip değil. Sürekli evrimleşiyor ve sürekli bir akışkanlık halinde'' dedi.

Kaynak: ntvmsnbc.com
Devamını oku...

24 Kasım 2010 Çarşamba

0

Kosgeb Kredi Destekleri


Kosgeb Kredileri
Acil Kredi Faiz Desteği
20.11.2009 tarihinde KOSGEB ile aralarında kamu ve özel 13 bankanın da bulunduğu KGF işbirliği içinde imzalanan Acil Destek Kredisi Protokolü; 01.01.2009 tarihinden sonra (özellikle sel, su baskını, zelzele, büyük kuraklık, anormal şiddette fırtına, harp, genel grev, yangın) ile halk hareketleri, terör v.b. durumlardan etkilenen ve bu durumu ilgili resmi makamlardan belgeleyen, KOSGEB Veri Tabanı’na kayıtlı işletmelere uygun koşullarda finansal destek sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

UYGULAMAYA KATILAN BANKALAR:
İşletmeler, Acil Destek Kredisi Protokolüne taraf olan; Akbank T.A.Ş, Alternatifbank A.Ş, Denizbank A.Ş, Finansbank A.Ş, Fortisbank A.Ş, Garanti Bankası A.Ş, HSBC Bank A.Ş, T.C. Ziraat Bankası A.Ş, Türk Ekonomi Bankası A.Ş, T. Halk Bankası A.Ş, T. İş Bankası A.Ş, T. Vakıflar Bankası T.A.O. ve Yapı ve Kredi Bankası A.Ş şubelerinden herhangi biri aracılığı ile başvurabileceklerdir.

UYGULAMA AŞAMALARI:
1. Acil Destek Kredisinin üst limiti her bir KOBİ için 100.000 TL’dir. Kredi faiz bedelinin tamamı KOSGEB tarafından karşılanmaktadır.
2. Kredinin ilk 6 ayı ödemesiz kalanı eşit taksitlerle ödemeli olmak üzere, toplam 24 aydır.
3. Protokol çerçevesinde, işletme kullanacağı KOSGEB Acil Destek Kredisi için BANKA’ya, asgari 500 TL olmak üzere kredi tutarı üzerinden %0.5 (binde beş) oranında hizmet masrafını ve ipotek alınması halinde ise, ayrıca azami 750 TL ekspertiz masrafını peşin olarak ödeyecektir.
4. KOSGEB hizmet merkezleri tarafından verilen KOSGEB ÖN ONAYI, İşletmenin ilgili destekten yararlanabilecek, KOSGEB Veri Tabanı’na kaydı onaylanmış bir KOBİ olduğu, ayrıca işletmenin ibraz edeceği, ilgili resmi makamlardan alınan belgenin uygun olduğu anlamına gelmektedir.
5. İşletmenin Vergi ve SGK prim borcu olmadığına veya yapılandırdığına dair belge, ancak gecikmiş Vergi ve/veya SGK Prim borcu olması halinde ise, borç tutarlarının yer aldığı resmi belge, Kredi kullandırım aşamasında alınmak üzere Vergi Dairesi’nden alınan belge tarihinin son 15 gün, SGK’dan alınan belge tarihinin ise son 30 güne ait olması gerekmektedir.
6. İşletmelerin SGK borç tutarının; 01.01.2010 tarihinden itibaren Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından dönemler halinde yeniden belirlenecek olan aylık asgari ücretin brüt tutarını geçmemesi halinde mahsup işlemi yapılmadan kredilendirme süreci devam edebilecektir.
7. KOSGEB Hizmet Merkezince KOSGEB ÖN ONAYI verilen işletmelerin kredi başvuruları BANKA tarafından; genel bankacılık mevzuatı, bankacılık teamülleri, BANKA mevzuatı ve kredi politikaları doğrultusunda değerlendirilerek, kabul veya red edilebilecektir.
8. Protokole taraf 13 Banka aracılığıyla Acil Destek Kredisi başvuruları halen devam etmektedir.

GAP Bölgesi KOBİ Makine Teçhizat Yatırımı Destek Kredisi
KOSGEB GAP Bölgesi KOBİ Makine Teçhizat Yatırımı Destek Kredisi Protokolü; KOSGEB, BANKA ve KGF işbirliğiyle GAP Bölgesi kapsamına giren illerde (Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak) KOSGEB Veri Tabanına kaydı onaylı işletmelere yatırım amacıyla satın alacakları makine-teçhizat için uygun koşullarda finansal destek sağlanmak amacı ile 20.11.2009 tarihinde imzalanmıştır.

Protokol kapsamında Makine Teçhizat Tanımı:
1. Makine: En az bir parçası, uygun çalıştırıcı, kumanda ve güç devreleri vasıtasıyla hareket eden muhtelif parça ve gruplardan oluşan, malzemeyi işlemeye, taşımaya veya ambalajlamaya yarayan gereçler, tek başına kullanıldığında ulaşılan amacı sağlamak için, tek bir bütünmüş gibi çalışmak üzere düzenlenen ve kontrol edilen yerli ve ithal yeni makineler grubu.
2. Teçhizat: Bir makineye veya muhtelif makineler grubuna monte edilmek üzere piyasaya arz edilen ve bir makinenin fonksiyonunu değiştiren değiştirilebilir parçalar veya makine ile birlikte yeni satın alınacak makinenin yedek parçaları, makinenin işletimi için gerekli olan yazılım ve gereçler.
3. İş makineleri, vinç, yük asansörü, kantar, kalıp vb ekipmanlar yerli ve ithal yeni teçhizat tanımı içerisindedir.
4. Her türlü yük ve insan taşımaya yarayan araçlar ve kullanılmış (2.el) makine-teçhizat bu tanım dışında tutulmuştur.

UYGULAMAYA KATILAN BANKALAR:
Akbank T.A.Ş., Denizbank A.Ş., Finansbank A.Ş., Fortisbank A.Ş.,HSBC Bank A.Ş.,T.C. Ziraat Bankası A.Ş.,Türk Ekonomi Bankası A.Ş., Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.,Türkiye Garanti Bankası A.Ş.,Türkiye İş Bankası A.Ş., Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. ve Yapı Ve Kredi Bankası A.Ş.

UYGULAMA AŞAMALARI:
1. İşletmelere BANKA tarafından kullandırılacak kredi üst limiti azami 300.000.- TL olup, bu tutar için KOSGEB tarafından ödenecek peşin faiz/kar payı bedeli 48.796 TL’dir. Kredinin ilk 6 ayı ödemesiz kalanı aylık eşit taksitler halinde ödemeli toplam 36 ay vadeli kullandırılacak kredi için, işletme 18.584.- TL’yi ödeme planına bağlı olarak ödeyecektir.
2. Protokol çerçevesinde İşletme kullanacağı; KOSGEB GAP Bölgesi KOBİ Makine Teçhizat Yatırımı Destek Kredisi için BANKA’ya, asgari 1000.- TL olmak üzere kredi tutarı üzerinden %0.5 (binde beş) oranında hizmet masrafını ve ipotek alınması halinde ise, ayrıca azami 1.500.- TL ekspertiz masrafını peşin olarak ödeyecektir.
3. İşletmenin Vergi ve SGK prim borcu olmadığına veya yapılandırdığına dair belge, ancak gecikmiş Vergi ve/veya SGK Prim borcu olması halinde ise, borç tutarlarının yer aldığı resmi belge, Kredi kullandırım aşamasında alınmak üzere Vergi Dairesi’nden alınan belge tarihinin son 15 gün, SGK’dan alınan belge tarihinin ise son 30 güne ait olması gerekmektedir.
4. İşletmelerin SGK borç tutarının; 01.01.2010 tarihinden itibaren Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından dönemler halinde yeniden belirlenecek olan aylık asgari ücretin brüt tutarını geçmemesi halinde mahsup işlemi yapılmadan kredilendirme süreci devam edebilecektir.
5. İşletme, başvurduğu bankaya Taahhütname ve makine-teçhizata ait proforma faturayı verir.
6. Yurtiçi Alımlarda;
a. Tedarikçi Ticaret Sicil Gazetesi
b. Garanti Belgesi
c. Kullanma Kılavuzu
7. Yurtdışı ve Serbest Bölge Alımlarda;
a. Gümrük Beyannamesi (31.12.2010 tarihini geçmemek üzere)
b. Garanti Belgesi
c. Kullanma Kılavuzları
8. Fatura aslının işletme tarafında imzalı ve kaşeli kopyası (Kredi kullandırım aşamasında veya 31.12.2010 tarihini geçmemek üzere kredi kullandırım tarihi sonrası alınabilecektir) bankaya verilir.
9. Kredi kullandırım tarihlerinde avans ödemesi olarak kredi tutarlarını tedarikçi hesabına aktarabilecektir.
10. Avans ödemesi her bir makine için, hiçbir şekilde makine bedelinin % 30’unu geçmeyecektir ve avans ödemesi en fazla iki defada yapılabilecektir.
11. KOBİ tarafından satın alınacak KOSGEB Üst Onayını alan işletmeler, kredi kullanım ve makine-teçhizat alımlarını en geç 31.12.2010 tarihine kadar gerçekleştirecek olup, ithal edilen makine ve teçhizatın ülkemiz gümrüğüne en son giriş yapabileceği tarih 31.12.2010’dur.
12. İşletmelerin talep ettikleri makine – teçhizatın fiyatında enflasyon, kur farkı vb. nedenlerle değişiklik için, işletme azami + % 10 olmak üzere kredi limitleri içerisinde fiyatı revize etmek için Bankaya başvurabilecektir.
13. Banka, satın alınan makine-teçhizatın işletmeye teslim edildiğini tespit ederek tutanak hazırlar.
14. Kredi vadesi süresince krediye esas olan makine-teçhizat ilgili KOSGEB Hizmet Merkezleri tarafından kontrol edilecektir.
15. Protokole taraf 12 Banka aracılığıyla KOSGEB Gap Bölgesi Kobi Makine Teçhizat Yatırımı Destek Kredisi başvuruları halen devam etmektedir.

Kosgeb destekleri
Genel Destek Programı
PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ
•Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ’ler ile KOSGEB hedef kitlesine yeni dahil olmuş sektörlerdeki KOBİ’lerin de mevcut KOSGEB desteklerinden faydalanması,
•KOBİ’lerin kaliteli ve verimli mal/hizmet üretmelerinin sağlanması,
•Mevcut KOSGEB desteklerinin revize edilerek daha fazla KOBİ’nin bu desteklerden yaygın şekilde faydalanması,
•KOBİ’lerin rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek amacıyla genel işletme geliştirme faaliyetlerinin teşvik edilmesi,
•KOBİ’lerin yurt içi ve yurt dışı pazar paylarını artırmak amacıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi.

PROGRAM DESTEK ÜST LİMİT VE ORANLARI


GENEL DESTEK PROGRAMI DESTEKLERİ
DESTEK ÜST LİMİTİ (TL)
DESTEK ORANI (%)
1. ve 2. Bölgeler
3. ve 4. Bölgeler
1
Yurt İçi Fuar Desteği
30.000
% 50
% 60
2
Yurt Dışı İş Gezisi Desteği
10.000
3
Tanıtım Desteği
15.000
4
Eşleştirme Desteği
15.000
5
Nitelikli Eleman İstihdam Desteği
20.000
6
Danışmanlık Desteği
15.000
7
Eğitim Desteği
10.000
8
Enerji Verimliliği Desteği
30.000
9
Tasarım Desteği
15.000
10
Sınai Mülkiyet Hakları Desteği
20.000
11
Belgelendirme Desteği
10.000
12
Test, Analiz ve Kalibrasyon Desteği
20.000
1, 2, 3 ve 4. Bölgeler hakkında bilgi almak için tıklayınız.

KOBİ Proje Destek Programı
PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ
•İşletmelere özgü sorunların işletmeler tarafından projelendirildiği ve projelendirilen maliyetlerin desteklenebildiği bir programa ihtiyaç duyulması,
•KOBİ’lerde proje kültürü ve bilincinin oluşturulması,
•İşletmelerin proje yapabilme kapasitelerinin geliştirilmesi,
•Esnek destekleme sistemine ihtiyaç duyulması.

PROGRAM VE PROJE LİMİTLERİ
Program Süresi : 3 yıl
Proje Süresi : 6-24 ay(+12ay)
Destek Üst Limiti : 150.000 TL
Destek Oranı : 1.ve 2. Bölge için %50--3.ve 4. Bölge için %60

DESTEKLENECEK PROJE KONULARI
•İşletmelerin; üretim, yönetim-organizasyon, pazarlama, dış ticaret, insan kaynakları, mali işler ve finans, bilgi yönetimi ve bunlarla ilişkili alanlarda sunacakları projeler desteklenir.

DESTEKLENECEK PROJE GİDERLERİ
•Bu program kapsamında desteklenecek proje giderlerine Kurul karar verir. Ancak, arsa, bina, inşaat, tadilat, tefrişat ve benzeri, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyal güvenlik primleri, haberleşme giderleri, proje ile ilgili olmayan personel giderleri, enerji ve su giderleri, kira giderleri, finansman giderleri, proje ile ilişkilendirilmemiş diğer maliyetler desteklenmez.

•Proje ile ilişkilendirilmiş makine-teçhizat, hammadde ve malzemeye ilişkin KOSGEB desteği, Kurul tarafından karar verilen toplam KOSGEB destek tutarının % 10 (on)’unu aşamaz. Proje kapsamında alınacak yazılım için sağlanacak KOSGEB desteği bu sınırlamaya dahil değildir.

1, 2, 3 ve 4. Bölgeler hakkında bilgi almak için tıklayınız.

İşbirliği Güçbirliği Destek Programı
PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ
•KOBİ’lerin işbirliği-güçbirliği anlayışında bir araya gelerek “Ortak Sorunlara Ortak Çözümler” üretilmesi,
•KOBİ’lerin tedarik, pazarlama, düşük kapasite kullanımı, rekabet gücü zayıflığı, finansman başta olmak üzere tek başlarına çözümünde zorlandıkları birçok soruna çözüm bulunması,
•KOBİ’lerin bir araya gelerek kapasite ve rekabet gücü yüksek işletmelere dönüşmesi,
•Ölçek ekonomisinden yararlanılarak kaynak tasarrufu sağlanması,
•KOBİ’ler arasında ortaklık ve işbirliği kültürünün geliştirilmesi.

İŞBİRLİĞİ - GÜÇBİRLİĞİ ORTAKLIK MODELLERİ
•Proje ortağı işletmelerin mevcudiyetlerini koruyarak kurulacak olan işletici kuruluşa ortak olmaları,
•Proje ortağı işletmelerin bir kısmının ya da tamamının kendilerini feshederek kurulacak işletici kuruluşa ortak olmaları,
•Proje ortağı işletmelerin bir kısmının kendilerini feshederek ortaklardan birinin bünyesinde birleşmesi,
Her bir ortaklık modelinde en az 5 işletmenin bir araya gelmesi şartı aranır.

DESTEKLENECEK PROJE KONULARI
•Hammadde, ara mamul, mamul, lojistik ve diğer hizmetleri daha hızlı ve ucuz temin edebilmeleri amacıyla ortak tedarik,
•Müşteri istekleri ve pazarın talebi doğrultusunda ürün ve hizmet geliştirmeleri, ürettikleri ürün ve hizmetleri yeni pazarlara sunmaları amacıyla ortak tasarım,
•Ürün ve hizmet kalitelerini yükseltmek ulusal ve uluslararası pazar paylarını artırmak, marka imajı oluşturmak, uluslar arası pazarın ihtiyaçlarına cevap vermeleri amacıyla ortak pazarlama,
•Ürün ve hizmet standartlarını geliştirmeleri amacıyla ortak laboratuar,
•Üretim ve hizmet kapasitelerini, çeşitlerini, verimliliğini ve kalitelerini artırmak amacıyla ortak imalat ve hizmet sunumu konularında sunacakları projeler desteklenir.

PROGRAM VE PROJE LİMİTLERİ
Proje Süresi : 6-24 ay (+ 12 ay)
Destek Üst Limiti : 250.000 TL (Geri Ödemesiz), 500.000 TL (Geri Ödemeli)
Destek Oranı : 1. ve 2. Bölge için %50--3. ve 4. Bölge için %60

1, 2, 3 ve 4. Bölgeler hakkında bilgi almak için tıklayınız.

Tematik Proje Destek Programı
PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ
•KOBİ’lerin kendi işletmelerini geliştirmeleri ve Meslek Kuruluşları tarafından küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi amacıyla daha fazla proje hazırlamalarının teşvik edilmesi,
•Makro strateji dokümanlarında işaret edilen öncelikler dikkate alınarak belirlenen tematik alanlarda bölgesel ve sektörel ihtiyaçların karşılanması,
•KOBİ’lerin uluslararası mevzuat ve önceliklere uyumunun sağlanması,


Çağrı Esaslı Tematik Program
Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı
Başvuru Yapabilecekler
KOBİ’ler ve Meslek Kuruluşları
Meslek Kuruluşları
Program Süresi
-
3 Yıl
Proje Süresi
Proje Teklif Çağrısında Belirlenir
24 Ay (+12 Ay)
Destek Oranı
1. ve 2. Bölgede % 50
3. ve 4. Bölgede % 60
1. ve 2. Bölgede %50
3. ve 4. Bölgede % 60
Destek Ödemesi
Geri Ödemeli ve Geri Ödemesiz seçeneklerle
Geri Ödemesiz
Destek Üst Limiti
Proje Teklif Çağrısında Belirlenir
150.000 TL


TEMATİK PROJE DESTEK PROGRAMI DESTEK UNSURLARI
Çağrı Esaslı Tematik Program Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı
Başvuru Yapabilecekler KOBİ’ler ve Meslek Kuruluşları Meslek Kuruluşları
Program Süresi - 3 Yıl
Proje Süresi Proje Teklif Çağrısında Belirlenir 24 Ay (+12 Ay)
Destek Oranı 1. ve 2. Bölgede % 50
3. ve 4. Bölgede % 60 1. ve 2. Bölgede %50
3. ve 4. Bölgede % 60
Destek Ödemesi Geri Ödemeli ve Geri Ödemesiz seçeneklerle Geri Ödemesiz
Destek Üst Limiti Proje Teklif Çağrısında Belirlenir 150.000 TL
Çağrı Esaslı Tematik Program Desteklenecek Proje Giderleri
•Personel ücretleri ve seyahat giderleri,
•Makine-ekipman, yazılım ve donanım alımı veya kiralanması giderleri (azami %25),
•Sarf malzemesi giderleri,
•Hizmet alım giderleri,
•Genel idari giderler (azami %10).

Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı Desteklenecek Proje Giderleri
Kurul tarafından uygun bulunan ve aşağıda belirtilenler dışında kalan giderler destek kapsamındadır;

Bina inşaat yapımı, tadilatı, gayrimenkul alımı, makine-teçhizat, tefrişat, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyal güvenlik primleri, haberleşme giderleri, finansman giderleri, proje ile ilgili olmayan personel giderleri, enerji, su, kira giderleri, proje ortaklarından alınan danışmanlık ve hizmet alımı giderleri ve proje ile ilişkilendirilmemiş maliyetler.

1, 2, 3 ve 4. Bölgeler hakkında bilgi almak için tıklayınız.

AR-GE, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı
PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ
•Bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir ve buluşlara sahip KOBİ ve girişimcilerin geliştirilmesi,
•Teknolojik fikirlere sahip tekno-girişimcilerin desteklenmesi,
•KOBİ’lerde Ar-Ge bilincinin yaygınlaştırılması ve Ar-Ge kapasitesinin artırılması,
•Mevcut Ar-Ge desteklerinin geliştirilmesi,
•İnovatif faaliyetlerin desteklenmesi,
•Ar-Ge ve İnovasyon proje sonuçlarının ticarileştirilmesi ve endüstriyel uygulamasına yönelik destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulması.

PROJE SÜRESİ
•Ar-Ge ve İnovasyon Programı için en az 12 (on iki), en çok 24 (yirmi dört) ay,
•Endüstriyel Uygulama Programı için en çok 18 (on sekiz) ay,
•Her iki program için de Kurul kararı ile 12 (on iki) aya kadar ek süre verilebilir.

AR-GE, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI Destek Üst Limiti (TL) DESTEK ORANI (%)
Ar-Ge ve İnovasyon Programı
İşlik Desteği İşliklerden bedel alınmaz
Kira Desteği 12.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği 100.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) 200.000 75
Personel Gideri Desteği 100.000 75
Başlangıç Sermayesi Desteği 20.000 100
Proje Geliştirme Desteği Proje Danışmanlık Desteği 25.000 75
Eğitim Desteği 5.000
Sınai ve Fikri Mülkiyet Hakları Desteği 25.000
Proje Tanıtım Desteği 5.000
Yurtdışı Kongre/Konferans/Fuar Ziyareti/Teknolojik İşbirliği Ziyareti Desteği 15.000
Test, Analiz, Belgelendirme Desteği 25.000
Endüstriyel Uygulama Programı
Kira Desteği 18.000 75
Personel Gideri Desteği: 100.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği 150.000 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) 200.000 75

1, 2, 3 ve 4. Bölgeler hakkında bilgi almak için tıklayınız.

Girişimcilik Destek Programı
PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ
•Ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması,
•Başarılı ve sürdürülebilir işletmelerin kurulması,
•Girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması,
•İş Geliştirme Merkezlerinin kurulması ile girişimciliğin geliştirilmesi,
•İstihdamın artırılması,
•Yerel dinamiklere dayalı girişimciliğin desteklenmesi.

Girişimcilik Destek Programı 3 alt programdan oluşur:
•Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi
•Yeni Girişimci Desteği
•İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Desteği

Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi
•Minimum 60 saatlik eğitim ve atölye çalışmasından oluşan eğitim programını kapsar (girişimcilik özelliklerinin sınanması, iş fikri egzersizleri yapılması ve iş planı hazırlanması)
•Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri KOSGEB veya diğer kurum ve kuruluşlar (üniversite, İŞKUR, meslek kuruluşu, belediye v.b. tarafından düzenlenebilir,
•Eğitimler, genel ve özel hedef grupları (gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar) için düzenlenir,
•Eğitimlere katılanlardan ücret alınmaz.

AR-GE, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI
Destek Üst Limiti (TL)
DESTEK ORANI (%)
Ar-Ge ve İnovasyon Programı


İşlik Desteği
İşliklerden bedel alınmaz
Kira Desteği
12.000
75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği
100.000
75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği (Geri Ödemeli)
200.000
75
Personel Gideri Desteği
100.000
75
Başlangıç Sermayesi Desteği
20.000
100
Proje Geliştirme Desteği
Proje Danışmanlık Desteği
25.000
75
Eğitim Desteği
5.000
Sınai ve Fikri Mülkiyet Hakları Desteği
25.000
Proje Tanıtım Desteği
5.000
Yurtdışı Kongre/Konferans/Fuar Ziyareti/Teknolojik İşbirliği Ziyareti Desteği
15.000
Test, Analiz, Belgelendirme Desteği
25.000
Endüstriyel Uygulama Programı


Kira Desteği
18.000
75
Personel Gideri Desteği
100.000
75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği
150.000
75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği (Geri Ödemeli)
200.000
75


Yeni Girişimci Desteği Bu destekten;
•Uygulamalı girişimcilik eğitimini tamamlayarak işini kuran girişimciler ve
•İŞGEM girişimcileri faydalanabilir.

İş Geliştirme Merkezi Desteği
•İş Geliştirme Merkezleri, bünyesinde barındırdığı işletmelere, işletme geliştirme danışmanlığı, uygun koşullarda iş yeri mekânı, ortak ofis ekipmanı, ofis hizmetleri gibi hizmetler sunarak işletmelerin en kırılgan oldukları ilk yıllarını sağlıklı bir şekilde aşmalarını ve büyümelerini sağlamak amacıyla kurulan ve işletilen merkezlerdir.
•İşletme Geliştirme Merkezlerinin kuruluş başvurusu; belediyeler, üniversiteler, özel idareler, kalkınma birlikleri, meslek kuruluşları ve kar amacı gözetmeyen kooperatifler tarafından münferiden veya birlikte yapılabilir.

1,2,3 ve 4. Bölgeler hakkında bilgi almak ve destekleri şemada görmek için tıklayınız.

Kosgeb kredi ve Kosgeb destekleri hakkında daha ayrıntılı bilgiye www.kosgeb.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Devamını oku...
0

Rizeli Öğretmenden 'Çayjet' Devri


Rizeli Öğretmen, İcat Ettiği Çay Kesme Makinesiyle Hasatta Çağ Atlatacak...

10 saatte 2 tona yakın çay kesebilen makine, işçilik ve zamanında hasat için büyük kolaylık getirecek. Mucit öğretmen, 'Çayjet' olarak isimlendirdiği vakumlu çay kesme makinesi ile hızı ve verimliliği dikkate aldığını söylüyor.

Samsun'da sınıf öğretmenliği yapan Salih Osman İmamoğlu, makinenin, marka, teknolojik tasarım ve patent müracaatlarını yaparak çalınmaması için icadını ilgili kanunlarla korumaya aldığını belirtiyor. İmamoğlu, geliştirdiği vakumlu çay biçme makinesiyle saatte 180 kilo yaş çay toplanabildiğini ifade ediyor. Mevcut çay kesme makinelerinin yetersiz olması sebebiyle böyle bir makine yaptığını belirten İmamoğlu şunları anlatıyor: "Aklımda hep kullanışlı çay biçme makinesi yapma fikri vardı. Bu nedenle fırsat buldukça araştırmalar yapmaya başladım. Bu arada piyasaya sürülen çeşitli çay biçme makinelerini inceleyip, kullanıcılarından makineler hakkındaki fikir ve tecrübelerini sordum. Türkiye piyasasına giren makinelerin tümünü inceledikten sonra, diğer çay üreticisi ülkelerde kullanılan teknolojileri de inceledim. Edindiğim bilgiler beni daha elverişli yeni bir sisteme ve bu sistemle çalışacak yeni bir makine yapmaya yönlendirdi."

Öğretmen İmamoğlu, 2007 yılında tasarladığı makineyi 2010 yılında tamamladığını belirterek, kendi icadı olan Çayjet'in dünyada bir örneği daha olmadığını iddia ediyor. Japonya'dan getirilen makineler de dahil olmak üzere, Türkiye'de bulunan bütün makinelerin ortak olumsuz yönlerinin olduğunu ileri süren ve Çayjet'te bu olumsuzlukların olmadığını belirten İmamoğlu, Türkiye coğrafyasına en uygun çay makinesinin 2011'de çay müstahsilinin hizmetine sokulabilmesi için destek arayışlarına ve planlamalara başladığın kaydediyor.

Her türlü arazi şartlarında çalışabilen Çayjet, iki bölümden oluşuyor. Birinci kısım çay kesme motoru, ikinci kısım ise vakum motoru. Elektrikli süpürge mantığı ile ucunda bıçak bulunan aparatla kesilen çaylar, vakum sistemi ve spiral boru aracılığı ile bahçenin istenilen yerine konulacak fileli çuvallara aktarılıyor. Çayjet, berberlerin traş makinesi gibi çayları traş ederek yeni filizleri topluyor.

cihan
Devamını oku...

23 Kasım 2010 Salı

0

Kadın Girişimci Örneği


Organik bal üretimi
Kadın Girişimciden Organik Bal Üretimi
Tunceli Girişimci İş Kadınları Derneği (TUNGİKAD) Başkanı 53 yaşındaki Fidan Aydın, sık sık çatışmaların yaşandığı 2 bin 500 rakımlı Tunceli dağlarında arıcılık yapıyor. Aydın, amacının Pülümür balını markalaştırmak olduğunu söyledi.

Bir süre önce TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner’in Tunceli’ye gelmesinde etkin bir rol üstlenen TÜNGİKAD Başkanı Fidan Aydın, yıllar önce eşinden ayrılarak Tunceli’de girişimciliğe başladı. 2 çocuk annesi Aydın, Tunceli’nin Pülümür İlçesi’ne bağlı Ağşenlik Köyü yakınlarındaki 2 bin 500 rakımlı dağlarda arıcılık yapıyor. 250 arı peteği ile organik bal üretimi yapan Aydın, “Tunceli’de tek başıma yaşıyorum, birçok girişimde yer aldım. Daha çok kadın girişimcilerin iş hayatında yer alması için çabalıyorum. Bu balı Tunceli merkeze 120 kilometre uzaklıkta bulunan Pülümür dağlarındaki Ağaşenlik Köyü kırsalında üretiyorum. Burada her türlü vahşi yaban hayvanı var. Güvenlik açısından da son derece riskli bir bölge, ama her şeye rağmen bu organik balı üreterek, hem kadının azmini, hem de Tunceli balını Türkiye’de bir marka haline getirmeyi hedefliyorum” dedi. Aydın bölgenin bal üretimi ve arıların beslenmesi için çok uygun bir bitki örtüsüne sahip olduğunu söyledi.

Aydın, yurt dışına ihraç edilecek balların gümrük kapılarından geri dönmemesi için üretimde büyük özen göstediğini ifade etti. Aydın, “Türkiye’den yurtdışına giden balların bir çoğu gümrük kapılarından geri dönüyor. Bal üretiminde kullanılan, naftalin, parafin ve antibiyotiklerini organik balda arındırmak gerekiyor. Eğer bu maddeleri balda arındırırsak hiçbir engel ile karşılaşmadan ballarımızı Avrupa’ya rahatlıkla pazarlayabiliriz. Bizim arılarımıza beslenmeleri için şeker değil tamamen bal veriyoruz” dedi.

Tunceli’nin organik bal üretiminde Türkiye’nin sayılı kentlerinden biri olduğunu dile getiren Aydın, şöyle dedi:

“Tuncelili arıcılar olarak biz ballarımızı daha çok Munzur ve Pülümür vadilerindeki alanlarda üretiyoruz. Bin 900 ve 2 bin 500 metre arasında değişen rakımlardaki dağlara arılarımızı indirerek, burada bal üretimi yapıyoruz. Bulunduğumuz yerlerde yaklaşık bin 500 çeşit bitki türü var. Bu ortam ve çeşitlilik, Tunceli balının kaliteli olmasını sağlıyor. Ancak bu vadilerde 20 civarında baraj yapılacak. Barajlar yapılırsa bal üretimi kökten sona erer. Şu an benim bulunduğum Pülümür Ağaşenliği Köyü kırsal alanında arılarımın bulunduğu yerde yaptığımız tespitlerde, arının bal yapması için toplam 22 bal yapıcı bitki var. Bu birçok yörede olmayan bir durum. Bu bitkiler organik bala inanılmaz derecede bir kalite katıyor. Bizim amacımız az bal üretmek ama saf, doğal olan ve tamamen doğadan arının aldığı maddelerle bal üretmek ve satışa sunmak.”

Yaklaşık 6 yıldan beri bal üretimi yaptığını kaydeden Aydın, bu yıl bütün Türkiye’de olduğu gibi geçen yıllara oranla Tunceli’de de bal üretiminin düştüğünü dile getirdi. Organik bal taleplerini karşılayamadıklarına işaret eden Aydın, yılda 2.5 ila 3 ton bal üretimi yaptıklarını söyledi. Son 4 yıldan beri internet üzerinden sipariş aldığını belirten Aydın, Munzur balının kilosunu 60 liradan sattıklarını anlattı.

Kadınların günlük yaşama katkı sunması adına da bazı çalışmalar yaptığını ifade eden Aydın, Tunceli’de 22 girişimci iş kadınıyla birlikte hareket ettiklerini anlattı. Aynı zaman Anadolu Girişimci İş Kadınları Federasyonu Başkanlığı’nı yürüttüğünü ifade eden Aydın, kadınların sosyal ve siyasi yaşama katılması adına sivil toplum örgütleri içinde kadın sayısının artırılmasına dönük proje hazırlığında olduklarını söyledi.
Devamını oku...
0

Ambalajlı Su Sektörü Kampanyaları


Ambalajlı su üreticilerinin damacana su rekabeti büyüyor. Kampanya denilince ilk akla gelen iller arasında Bursa yer alırken, bu durum en çok vatandaşın işine yarıyor. Rekabetle fiyatlar 4 liraya kadar gerilerken, firmalar ürün alan müşterilerine çeşitli hediyeler de veriyor.

Geçen yılı 9 milyar litreye ulaşan su pazarı hacmi ve 3,1 milyar liralık ciroyla kapatan sektör, bu yıl hedef büyüttü.
Hızlı büyümenin devam edeceği 2010 yılında su pazarı hacminin 9,5 milyar litreye ulaşacağını öngören ambalajlı su üreticileri, bu yılı yaklaşık 3,2 milyar liraya ulaşacak ciroyla bitirmeyi hedefliyor. Hazır su pazarında ise ilk sırada damacana su geliyor. Sektör, hazır su satışlarını artırmak, hedeflenen büyüme rakamlarını yakalamak amacıyla özellikle damacana suda kampanya yapıyor. Firmaların damacana su rekabeti de vatandaşa yarıyor.


DAMACANA ALANA 6 ADET 0,5 LİTRELİK SU BEDAVA

Yaz aylarında genellikle 5-6 lira civarında satılan damacana suyun fiyatı, rekabetle 4 liraya kadar gerilerken, firmalar ürün alan müşterilerine çeşitli hediyeler de veriyor.

Kardelen Su, bir damacana su alan müşterilerine 6 adet 0,5 litre suyu ücretsiz sunuyor. Firma, damacana suyu İstanbul`da 5,5-6 lira, Ankara`da 5 lira ve Bursa`da 4,5 liraya satıyor. Kardelen, fiyatını düşük tuttuğu Bursa`da hediye vermiyor.

Durusu ise damacana suyunu 4,5 liradan satıyor. Firma, 4 damacana su alan müşterisine bir şifre veriyor. Şifreyi Turkcell`e mesaj yoluyla gönderene 3 ile 20 lira arasında değişen oranlarda kontör para yükleniyor.

Karacakaya Su da bir damacanaya 6 adet 0,5 litrelik pet şişe su hediye ediyor. Firmanın damacana suları 5 liradan alıcı buluyor.

Diğer firmalardan Korusu ve Hayat Su, damacana suyu 5 lira, Damla Su, Bursa ve Ankara`da 5, İstanbul`da 6 lira, Elmas Su ise 4 liradan satıyor.

Nestle Pure Life ise sipariş üzerine diğer marka şişeyi 3 liraya değiştirirken, ilk sipariş için su ücreti almıyor. Eğer ilk kez damacana su kullanılacak ise firma şişe depozitosu olarak 8 lira alıyor ve 5,45 liralık su ücretini yine talep etmiyor. Firma sonraki siparişler için ise 8 adet 1 lira tutarında indirim kuponu hediye ediyor.
Devamını oku...
0

Facebook Davası


Florida'da bir kadın borç aldığı şirketin kendisini Facebook'ta taciz ettiği iddiasıyla dava açacağını söyledi. Araba almak için 362 dolar borçlanan Melanie Beacham adlı kadına 'borcunuzu ödeyin' diye mesaj gönderildi. Fakat bu mesaj kişiye ne telefonla ne de mail yoluyla iletildi. Alacaklı firma, ulaşamadığı müşterisinin izine 'facebook'ta rastladı. İşte bütün hikaye bundan sonra başlıyor. Beacham'ın iddiasına göre alacaklı firma Facebook'ta duvarına borcunu ödemesi konusunda iletiler göndererek kendisini sık sık rahatsız etmeye başladı. MarkOne LLC adlı borç tahsilat şirketi ayrıca aile üyelerine, kadının derhal şirketi araması için Facebook üzerinden çağrı yaptı.

ÖZEL HAYATI İHLAL

Genç kadın, şirketin adresini tam olarak bilmesine rağmen, kendisine ve ailesine ulaşmak için Facebook'u kullanması karşısında şok olduğunu söyledi. 34 yaşındaki Beacham, aile üyelerine karşı küçük düşürüldüğünü de sözlerine ekledi. Genç kadın bu kapsamda şirkete karşı dava açmaya hazırlanıyor. Beacham'ın avukatı firmanın özel hayatı ihlal ettiğini söyledi. Florida'nın tüketici koruma kanunu kişilerden taciz yöntemiyle tahsilatı yasaklıyor.

Tahsilat acentesi ise yanlış yaptıkları iddiasını reddediyor. Fakat firma tahsildarların Facebook'la iletişimi, kişilerin cevap vermemesi halinde, kullandıklarını kabul etti. Buna göre firma, Facebook'u mektuplaşmayla ve telefon aramasıyla eş tutuyor.

Kaynak: Habertürk
Devamını oku...
0

Türkiye’nin “En zengin 100″ listesinde kimler var?


Ekonomist dergisinin yaptığı araştırmaya göre, Türkiye`nin ‘en zenginleri‘nin toplam serveti 227 milyar dolar. 10 milyar dolar üstü servete sahip olan Koç Ailesi zirveyi bırakmazken, Ferit Şahenk 10 milyar dolar üstü servetiyle 2’nci sıraya yükseldi.

“En Zengin 100 Türk” de krizden güçlenerek çıkarken, servetleri toplamı 176.4-227 milyar dolar arasına oturdu.

Ekonomist dergisinin 2004 yılından itibaren her yıl gerçekleştirdiği ‘En Zengin 100 Türk’ araştırması sonuçlandı. Türkiye’nin en zenginlerinin servetlerini katladığını ortaya koyan araştırmada, zirveyi 10 milyar dolar üstü servete sahip olan Koç Ailesi bırakmadı.

Koç Ailesi’nin ardından Doğuş Grubu’nun sahibi Ferit Şahenk 10 milyar dolar üstü servetiyle 2’nci sırada yer aldı. Ferit Şahenk’i 7-8 milyar dolarlık servetiyle Ülker Ailesi izledi. 2008 ve 2009 yılında global krizin etkileri nedeniyle servetlerinde erime olan zenginlerin, Türkiye’nin büyüme verilerine paralel olarak krizden güçlü çıktıkları görüldü.

“En zengin 100 Türk’ün servetlerinin toplamı ise, 176.4 milyar dolar ile 227 milyar dolar aralığına oturdu.

Artışta İMKB etkisi görüldü


Ekonomist’in servet yönetim uzmanları, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) verileri ve özel bankacılık hizmeti veren yetkililerden aldığı bilgilere dayanarak derlediği rakamlara göre, Türkye’nin en zenginlerinin servetlerini katladıkları borsa verilerinden de görüldü.

İMKB’deki varlık değerlerinde ciddi artışlar yaşanması, bu varlık değerlerinden şirket sahiplerinin de hisseleri oranında yararlanmasını sağladı. Özellikle çatısı altında banka olan ailelerinin servetlerinde yüzde 50’nin üzerinde artış olduğu dikkat çekti.

Garanti Bankası’nın ortağı Şahenk Ailesi, Akbank’ın ortağı Sabancı ailesi, Yapı Kredi’nin ortağı Koç Ailesi, TEB’in ortağı Çolakoğlu Ailesi, Tekstilbank’ın sahibi Turgut Yılmaz bu anlamda öne çıktı.

Sabancılar ayrı ayrı


Listenin ilk 3’ünde yer alan Koç Ailesi, Ferit Şahenk ve Ülker Ailesi’nin ardından 6-7 milyar dolarlık servetle Mehmet Emin Karamehmet ve Şarık Tarık geliyor. 5-6 milyar dolar servete sahip zenginler arasında ise sırasıyla, Doğan Ailesi, Şevket Sabancı, Erol Sabancı, Türkan Sabancı, Ömer Sabancı ve Ailelesi ile Eczacıbaşı Ailesi ve Yazıcı Ailesi yer alıyor. Bu yılın dikkat çeken değişimlerinden biri de Sabancı Grubu’nda oldu.

2004 yılında Sakıp Sabancı’nın vefatıyla birlikte başlayan ayrılık rüzgarları sonrasında 2010 yılında her kardeşi ayrı değerlendirmeye alındı. Tüm kardeşlerin toplam servetleri toplandığında 20 milyar doların üzerinde bir rakam ortaya çıkarken, ayrılık sonrası kardeşler 5-6 milyar aralığında yer aldı.

Listeye 31’nci sıradan girdi

Koza Altın’ı halka açan İpek Ailesi listeye 31’inci sıradan 1.5-2 milyar dolarlık servetiyle girerken, Aksa Enerji’yi halka açan Kazancı Ailesi de yine1.5-2 milyar dolarlık servetleriyle 32’nci sırada yer aldı. Gürel Ailesi, İsmail Tarman, Muharrem Yılmaz ve Rona Yırcalı da bu yıl listeye yeni giriş yapan diğer isimler oldu.

Özel uçak ihtiyaç oldu

“En zengin 100 Türk” listesinde yer alan birçok isim iş güvenliği ve zaman tasarrufu için özel uçak almayı tercih ediyor. Mustafa Koç’tan Hüsnü Özyeğin’e Hamdi Akın’dan Boydak ailesine kadar pek çok kişinin özel uçağı bulunuyor. Özel uçak sahibi olmak sadece uçak alım maliyetiyle bitmiyor. Bir jetin personelden yakıta kadar tüm masraflarının aylık maliyetinin yaklaşık 200 bin lira olduğu belirtiliyor. Pilot, yedek pilot, teknisyen gibi 10’a yakın kişinin istihdam edilmesi gerekiyor.

Topbaş ve Akın sıçrama yaptı


“En zengin 100 Türk” listesinde, Hamdi Akın’ın sahibi olduğu Akfen Holding, hem halka arzıyla hem de TAV iştirakinin değerlenmesiyle 2010’da dikkat çeken aileler arasında yer aldı. Hamdi Akın 63’ten 41’e yükselirken, BİM’in ana ortaklarından Topbaş Ailesi, 1-1.5 milyar dolarlık servetle 83’ten 51’e tırmandı. İnşaat firması sahiplerinin üst sıralara doğru hareket ettiği görülen listede öne çıkan isim ise Ali Ağaoğlu oldu. 2-3 milyar dolar servetiyle 44’üncü sıradan 29’uncu sıraya kadar yükselen Ağaoğlu’nun yanında 77’nci sıradan 53’e çıkan Erdoğan Demirören de dikkat çekti.

Harcamalar sağlık ve seyahate kaydı


Varlıkları kişiler, önceki yıllarda harcamalarının çoğunu moda ve mücevhere yaparken, 2009 sonrasında en çok para harcanan kalem olarak seyahat, sağlık, spa ve gurme lezzetler öne çıktı. Farklı deneyimler edinmek, ilginç yemekler yemek ve tam donanımlı güzellik merkezlerine gitmek önemli bir hal aldı. Sağlyk merkezlerine arınma amaçlı yapılan seyahatler de görülmeye başlandı.

Gelirleri ortalamanın 25 katı

Ekonomist Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerini derleyerek en zenginlerin profiline ilişkin şu bilgileri derledi: En zenginler hem nüfusun hem de toplam hane sayısının yaklaşık on binde 1’lik bölümünü oluşturuyor. Buna göre bu yıl için en zengin hanelerin sayısının 2 bin 200 olduğu, bu hanelerde yaşayan fert sayısının ise 8 bin 800 olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye’de gelir piramitinin en tepesinde yer alan aileler toplam gelirin yüzde 0.3 dolayında bir kısmını alıyor. En zengin hanelerin her birine 1.5 milyon liralık gelir düşüyor.

Bu rakamları dolar cinsinden ifade edildiğinde en zenginlerin 2010 yılındaki toplam gelirleri 2.2 milyar dolar civarında olduğu görülüyor.

Türkiye genelinde bu yıl kişi başına düşen gelirin 10 bin 40 dolar, hane başına düşen gelirin ise 40 bin 110 dolar olması bekleniyor. Buna göre en zenginlerin yıllık geliri Türkiye ortalamasının 25 katını buluyor.
Devamını oku...

22 Kasım 2010 Pazartesi

0

İnegöl insan kaynakları yöneticileri dernekleşiyor


SADULLAH ORGAN
Derneğin İnegöl kurucusu Bülent Levent yaptığı açıklamada, tüm meslek dallarının, dernek veya meslek odası olarak bir oluşum içerisinde olduğunu söyledi. İnsan Kaynakları ve Personel Yöneticilerine dair İnegöl`de herhangi bir oda veya derneğin olmadığını ifade eden Levent, aynı meslekten olmalarına ve uzun yıllardan beri İnegöl Organize Sanayi Bölgesi (OSB)`de çalışmalarına rağmen rağmen birbirlerini tanımadıklarını ifade etti. Levent, `u nedenle OSB`deki fabrikalarda çalışan arkadaşlarımızla beraber İnsan Kaynakları ve Personel Yöneticileri Derneği (İKPYD) kurmaya karar vermiş bulunmaktayız` dedi. İKPYD` nin merkez şubesinin İnegöl olacağını, ancak dernekleşme çalışmasının tüm Türkiye`yi kapsayacağını vurgulayan Bülent Levent, Bursa`da tanıtım çalışmalarının devam ettiğini, hedeflerinin ise en kısa sürede Bursa ve tüm Türkiye`de şubeleşmek olduğunu vurguladı.
Devamını oku...

19 Kasım 2010 Cuma

0

Dragon's Den 9.hafta Girişimcileri


Alparslan Ömür

Proje Adı
Tele Asistan

Hisse Bedeli
% 20 hisse karşılığı 500.000 TL

Açıklama
Uzaktan sekreterlik hizmeti.

Sonuç
Girişimci yatırım alamadı.

Web Sitesi
www.teleasistan.com
Hakan Gürel

Proje Adı
Qilaq

Hisse Bedeli
% 7.5 hisse karşılığı 240.000 TL

Açıklama
Profesyonel etkinlik ekosistemi.

Sonuç
Girişimci yatırım alamadı.

Web Sitesi
www.qilaq.com
Atilla Akın

Proje Adı
Organik Arı Kovanı Üretimi

Hisse Bedeli
%18isse karşılığı 500.000 TL

Açıklama
Çivisiz-tutkalsız, geçmeli parçalardan oluşan arı kovanı üretimi.

Sonuç
Yatırım alamadı.

Web Sitesi

Zeynep Ürenden

Proje Adı
Maden suyu katkılı kozmetik ürünler

Hisse Bedeli
%25 hisse karşılığı 500.000 TL

Açıklama
Maden suyu katkılı saç-cilt bakım ürünleri.

Sonuç
Yatırım alamadan ayrıldı.

Web Sitesi
www.sarikizkozmetik.com
Davut Bilgin

Proje Adı
Salçamix

Hisse Bedeli
% 30 hisse karşılığı 100.000 TL

Açıklama
Sos ve kahvaltılık olarak kullanılabilen, ev yapımı ürün.

Sonuç
Girişimci yatırım alamadı.

Web Sitesi

Gonca Gül

Proje Adı
Orca Yapı Sistemi

Hisse Bedeli
%15 hisse karşılığı 500.000 TL

Açıklama
Pasif ve ekolojik yapı sistemi.

Sonuç
Girişimci yatırım alamadı.

Web Sitesi
Devamını oku...

12 Kasım 2010 Cuma

0

Genc Danısmanlık Kobileri Bilgilendirdi


Kütahya Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği (KÜSİAD), üyeleri ile kentte faaliyet gösteren Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeleri (KOBİ) bilinçlendirmek amacıyla "KOSGEB Destekleri ve Yatırım Teşvikleri" konulu bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Dernek binasında düzenlenen toplantıda, aynı zamanda KÜSİAD üyesi olan Genç Danışmanlık firmasının ortakları Eyüp Cihan ve Kadir Görenli, katılımcıları bilgilendirdi. KOSGEB'in nitelikli elemandan makine ve ekipmana, fuarlara katılımdan yeni yatırımlara kadar çok sayıda desteğinin bulunduğunu kaydeden Eyüp Cihan, "Danışmanlık firması olarak şimdiye kadar ilimizde 150'ye yakın firmaya proje hazırladık ve bu konuda ciddi tecrübe kazandık. Dernek üyesi firmalara her zaman yardımcı olmaya hazırız." dedi. Cihan ayrıca, son dönemde devletin Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında Kütahya ve Tavşanlı'dan 6 firma için yaklaşık 1,8 milyon TL'lik proje desteği aldıklarını vurguladı.

Yatırım teşvikleriyle ilgili bilgiler veren Kadir Görenli ise, Kütahya'nın yatırımların teşvik edildiği 3. Bölge'de bulunduğuna işaret ederek, bunun çok sayıda avantajı da beraberinde getirdiğini kaydetti. Görenli, yatırım belgesi alan firmaların devlet tarafından sağlanan vergi indirimi ve muafiyeti, sosyal güvenlik desteği, belirli oranlardaki yatırımlara verilen maddi destekler gibi çok sayıda teşvikten yararlanabileceğini aktardı. Yatırım belgesi alarak proje hazırlayan ve 31 Aralık 2010 tarihine kadar projesinin yüzde 10'unu tamamlayan firmaların 5 yıl boyunca personel sigortalarının tamamını devletin ödeyeceğini söyleyen Görenli, "Geleceğini iyi planlayıp büyüme hedefinde olan işletmeler, devlet tarafından önemli ölçüde destek görüyor. Bu konuda her firma bir büyüme planı yaparak, teşviklerden faydalanmayı hedeflemeli." ifadelerini kullandı. Görenli ayrıca kullanılmış ekipman ithalatının gümrüklerde standart nedeniyle takıldığına işaret ederek, "Eğer yatırım teşvik belgeniz varsa, devlet bu konuda da size destek oluyor. Örneğin, yurt dışında faaliyet göstermiş bir fabrikanın ekipmanlarını satın alarak, gümrükten rahatça geçirebiliyorsunuz." diye konuştu.

Toplantıya katılan dernek üyeleri ve firma sahipleri de çeşitli sorular sorarak, konu hakkında detaylı bilgiler aldı. Toplantının ardından konuşmacı ve katılımcılara teşekkür eden KÜSİAD Başkanı Mehmet Ceylan, bu tür bilgilendirme toplantılarının son derece verimli geçtiğini belirtti. Ceylan, Kütahya'nın gelişme potansiyelinin yüksek olduğunu belirterek, "Bu tür faaliyetlerimizle iş dünyasının bilincini arttırmayı hedefliyoruz. Etkinliklerimiz sürecek. İlimizin hak ettiği düzeye ulaşması için hepimiz dertlenmek zorundayız." dedi. (Cihan Haber Ajansı)
Devamını oku...
0

Merkez Bankasından Kararlı Adımlar


Merkez Bankası, Türk Parası Zorunlu Karşılık Oranında Yaptığı 0.5 Puanlık Artışla Piyasanın Likiditesini 26 Kasım'da Yaklaşık 2.1 Milyar Türk Lirası Azaltılmış Olacak.


Sadece 1 dakikada dişlerinizi beyazlatmak çok kolay
Merkez Bankası, bugün itibariyle Türk parası zorunlu karşılık oranında yaptığı 0.5 puanlık artışla piyasanın likiditesini 26 Kasım'da yaklaşık 2.1 milyar Türk lirası azaltılmış olacak.
Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, zorunlu karşılık oranlarına ilişkin olarak yazılı açıklama yaptı. Son dönemde kredilerde görülen artışları da dikkate alarak, Türk parası zorunlu karşılık oranının 12 Kasım 2010 (bugün) yükümlülük döneminden geçerli olmak üzere 0,5 puan artırarak yüzde 5.5'ten yüzde 6'ya yükseltildiğini vurgulayan Merkez Bankası, Türk parası zorunlu karşılık oranında yapılan bu artışla piyasanın likiditesinin 26 Kasım'da yaklaşık 2.1 milyar Türk lirası azaltılmış olacağını ifade etti.

-SON İKİ YILDIR ATILAN ADIMLAR-

Merkez Bankası'nın açıklamasında zorunlu karşılık oranlarıyla son 2 yıldır atılan adımlara yönelik şu açıklamaya yer verildi:

"Ekim 2008'de derinleşmeye başlayan küresel krizin piyasalarda yol açtığı sorunları azaltmak amacıyla Türk parası ve döviz likiditesine yönelik olarak alınan diğer tedbirlere ek olarak, zorunlu karşılık oranları, 5 Aralık 2008 ve 16 Ekim 2009 tarihlerinde yabancı para yükümlülükler için 2 puan, Türk parası yükümlülükler için 1 puan düşürülerek sırasıyla yüzde 9 ve yüzde 5 olarak belirlenmişti. Bankamızın, para politikası çıkış stratejilerini kamuoyuna duyurduğu 14 Nisan 2010 tarihli basın duyurusunda döviz likiditesine ilişkin sağlanan imkanların ölçülü ve kademeli olarak kriz öncesi seviyelere getirilebileceği, likidite açığının belirgin şekilde azalması ve/veya kredi koşullarının iyileşmesi halinde Türk parası ve yabancı para zorunlu karşılık oranlarının ölçülü ve kademeli olarak artırılabileceği ve makroekonomik ve finansal riskleri azaltıcı bir politika aracı olarak zorunlu karşılık oranlarının daha aktif bir şekilde kullanılabileceği belirtilmişti. Bu çerçevede, zorunlu karşılık oranları 1 Ekim 2010 tarihli yükümlülük döneminden geçerli olmak üzere Türk parasında 0,5 puan artırılarak yüzde 5,5'e, yabancı parada 1 puan artırılarak yüzde 11'e yükseltilmiş ve piyasadan yaklaşık 2,1 milyar Türk lirası ile 1,5 milyar ABD doları çekilmiştir. Bu artışlar sonucunda zorunlu karşılık oranı yabancı parada kriz öncesi seviyesine gelmiştir. Bu defa, son dönemde kredilerde görülen artışlar da dikkate alınarak, Türk parası zorunlu karşılık oranı 12 Kasım 2010 yükümlülük döneminden geçerli olmak üzere 0,5 puan artırılarak yüzde 5,5'ten yüzde 6'ya yükseltilmiştir."(ANKA)

(HGS/ÖMR) (Ankara Haber Ajansı)
Devamını oku...

11 Kasım 2010 Perşembe

0

100 bin işletmeye bayram harçlığı


100 bin işletmeye Sanayi Bakanından bayram harçlığı… KOSGEB’in ihracatçılar ile mikro, küçük ve orta boy işletmeler için hazırladığı yeni kredi programının faizleri şaşırttı.

Mikro işletmelere 30 bin liraya kadar nakit kredisi kullandırılacak. 2 yıl vadeli kredi için sadece 859 lira faiz ödeyecekler.

Küçük işletmeler ise 50 bin lira kredi kullanabilecek. Bunun için bin 431 lira faiz ödemeleri yeterli olacak.

Aysel ALP yazıyor hurriyet.com.tr
Orta boy işletmeler 80 bin liraya kadar kredi kullanabilirken, 24 ay vade için iki bin 300 lira faiz ödeyecekler. İsteyen KOBİ bu kredisiyle banka borcunu da kapatabilecek.

İhracatçı KOBİ’ler ise 200 bin dolarlık krediyi, 6 ay vadede 874 dolar faizle alabilecek.

BANKA BORCU KAPATILABİLECEK

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, KOSGEB’in yeni kredi destek programını açıkladı. Yni paket için ‘bayram hediyesi’ diyen Ergün, amaçlarının KOBİ’leri ihracat ve büyümeye yönlendirmek olduğunu söyledi. Krediden borçlu işletmelerin de yararlanabileceğini belirten Ergün, krediyi borçlarını kapatmak için de kullanabileceklerinin altını çizdi.

KİMLER BAŞVURABİLİR?

Ölçek Endeksli Büyüme Kredisine 1-250 çalışanı olan, yıllık cirosu 25 milyon lirayı aşmayan, KOSGEB veri tabanına kayıtlı olan işletmeler başvurabilecek. Bunların KOSGEB’e verilecek güncel KOBİ Beyannamesinin onaylanmış olması gerekiyor.

İhracatçı kredisinde ise yukarıdaki şartlara ilaveten işletmenin ihracat taahhüt etmesi gerekiyor.

KADINLARA POZİTİF AYRIMCILIK

Bakan Ergün, kredi programında kadınlara pozitif ayrımcılık yapılacağını, onların limitlerinin 10 bin lira daha fazla olacağını açıkladı.

FAİZİN DÖRTTE BİRİNİ ÖDEYECEKLER

KOBİ’lerin en önemli sorunun finansman olduğuna dikkat çeken Ergün, yeni pakette yer alan ‘ölçek endeksli büyüme kredisi’nin detaylarını anlattı.
Ergün, 1.5 milyar liralık kredi yaratması beklenen bu paketten 44 bin KOBİ’nin yararlanmasını beklediklerini söyledi. Faizin dörtte üçünü ikisini yani yüzde 75’ini KOSGEB’in üstlendiğini belirtti. Kredi kullanan işletmenin ise faizin sadece yüzde 25’ini ödeyeceğinin altını çizdi.

MİKRO İŞLETMELER

Eleman sayısı 10’un ve yıllık cirosu 1 milyon liranın altında olan mikro ölçekli işletmeler, bu paket çerçevesinde en fazla 30 bin liraya kadar kredi kullanabilecekler. 24 ay vadeli kredi için ödeyecekleri faiz tutarı ise sadece 859 lira olacak. KOSGEB ise 2 bin 577 liralık faizi üstlenecek.

KÜÇÜKLERE 50 BİN

Çalışan sayısı 10 ila 50; yıllık cirosu 1 ila 5 milyon lira arasındaki küçük işletmeler ise en fazla 50 bin lira kredi kullanacaklar. 24 ay vadeli bu kredi için ödeyecekleri faiz tutarı ise 1431 lira.

ORTALARA 80 BİN

Eleman sayısı 50 ila 250; yıllık cirosu da 5 ila 25 milyon lira arasında olan orta boy işletmelerin kullanacağı kredi limiti ise 80 bin lira. Orta boy işletmeler üst limitten 2 yıl vadede bu krediyi kullanırlarsa, karşılığında 2 bin 300 lira faiz ödeyecekler.

55 BİN İHRACATÇIYA KREDİ

Destek paketinin ikinci ayağını ise ihracat kredisi oluşturuyor. Buna göre ihracatını geliştirmek ve ya ihracat taahhüdünü yerine getirebilmek için ilave kaynağa ihtiyaç duyan işletmelere verilecek.

200 bin dolar üst limitli kredi 6 ay vadeli olacak. Burada da kar payı veya faizin yüzde 75’ini KOSGEB karşılayacak. Örneğin 200 bin dolar kredi kullanan bir ihracatçı bunun için sadece 874 dolar faiz ödeyecek.

1 MİLYAR DOLARLIK İLAVE İHRACAT

Bakan Ergün, ihracat kredisinden 55 bin ihracatçının yararlanmasını beklediklerini söyledi. 1.5 milyarlık kredi hacmi yaratması beklenen bu destek sayesinde 1 milyar dolarlık ilave ihracat beklediklerini açıkladı.

BAŞVURULAR NEREYE, NE ZAMAN?

Nihat Ergün, her iki kredi programı için başvuruların bayramın hemen ardından yani 23 Kasım itibariyle yapılabileceğini belirtti.

Ölçek endeksli büyüme kredisi için;
Akbank, Alternatifbank, Albarakatürk, Anadolubank, Denizbank, Eurobank Tefken, Finansbank, Fortisbank, Garanti Bankası, HSBC, Şekerbank, Halkbank, İş Bankası, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Finans Katılım Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Bankası’na başvurulacak.

İhracat Kredisi için;

Akbank, nadolubank, Denizbank, Eurobank Tefken, Finansbank, Fortisbank, Garanti Bankası, HSBC, ING Bank, Şekerbank, Halkbank, İş Bankası, Türk Ekonomi Bankası, Türkiye Finans Katılım Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası ile Ziraat Bankası’na başvurulacak.
Devamını oku...

10 Kasım 2010 Çarşamba

0

MODEF 2010 ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU




2010 MOBİLYA VE DEKORASYON FUARI kapsamında 139 katılımcı firma arasında 5 kategoride gerçekleştirilen ürün yarışmasında derece alan firmalara ödülleri verildi.
Fuar alanının üst katında gerçekleştirilen törene, Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Ak Parti İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri ile İTSO Başkanı Metin Anıl, İTSO Yönetim Kurulu Üyeleri, Mobilyacılar Odası Başkanı Özcan Ayhan Ve Yönetim Kurulu Üyeleri, İFOR İşletme Müdürü İsmail Bilican ile firma yetkilileri katıldılar. En İyi Stand dalında birinci Candess ve Okan Koltuk ikinci İdol Mobilya, üçüncü Difanni Mobilya olurken En İyi Yatak Odasında birinciliği İdol Mobilya ikinciliği Difanni Mobilya üçüncülüğü Dekorart Mobilya elde etti.
En İyi Yemek Odası dalında birinciliği Dekorart Mobilya ikinciliği Difanni Mobilya, üçüncülüğü İdol Mobilya ve Avecci elde ederken En İyi Koltuk Dalında birinci Candes Mobilya İkinci Okan Koltuk üçüncü Modda Koltuk oldu.
En İyi Duvar Ünitesi dalında birinci Difanni Mobilya ikinci Atılım Mobilya üçüncü Donami Mobilya En İyi Aksesuar-1 (sandalye/koltuk/yatak vs.) dalında birinci Kedi Collectıon ikinci Meubelco Aksesuar üçüncü Peri Bazaları olurken En İyi Aksesuar-2 (sehpa/masa/portmanto) dalında birinciliği Modda Mobilya ikinciliği Kedi Collectıon üçüncülüğü Stil Sehpa elde ettiler. En İyi Genç Odası dalında ise birinciliği Gala Mobilya ikinciliği Benim Odam üçüncülüğü ise Hilal Genç Odası aldı. Dereceye girenlere plaketleri takdim edildi.
Devamını oku...

9 Kasım 2010 Salı

0

Facebook hayatımızı etkiliyor.


Facebook’ta geçirilen zamanın artmasıyla insanların sağlığı bozulmaya başladı…
Uzmanların yaptığı yeni bir araştırmada sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta birinin arkadaş listesinden atılan kişinin, gerçek hayatta arkadaşlığı bitmiş gibi üzülüp acı çektiği tespit edildi.
Araştırmaya göre; Facebook’ta geçirilen zamanın artmasıyla kişiler burada yaşanan ilişkileri çok ciddiye almaya başladı. Gündelik yaşamda arkadaşlık karşılıklı doğal süreç içinde bitiyor. Facebook’ta ise tek taraflı ‘sil’ tuşuyla gerçekleşiyor.
Devamını oku...
0

Öğrenci kavgasında ortalık kan gölüne döndü!


Karşıt görüşlü öğrencilerin kavgasında durakta bekleyen öğrenci öldürüldü
09 Kasım 2010 Salı, 18:21:49


İlgili Foto Galeri

Öğrenci kavgasında ortalık kan gölüne...
Galeriye gitmek için tıklayınız
Mehmet YAYLIOĞLU / KÜTAHYA (AHT)

Kütahya'da Dumlupınar Üniversitesi kampusu yanında karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavga yakındaki otobüs durağına taştı. Olayla ilgisi olmayan 19 yaşındaki üniversiteli genç kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Olayla ilgili 10 kişi gözaltına alındı.

Olay bugün saat 16.00 sıralarında Dumlupınar Üniversitesi'nin Kütahya'daki Germiyan Kampusu yakınında meydana geldi. Bir kaç gündür aralarında gerginlik bulunduğu öğrenilen karşıt görüşlü öğrenciler arasında bugün yeniden kavga çıktı.

Kampus önünde başlayan kavga, yakındaki otobüs durağına kadar sürdü. Burada evine gitmek için otobüs bekleyen 19 yaşındaki Dumlupınar Üniversitesi Büro Yönetimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Hasan Şimşek, iddiaya göre "Ne oluyor?" diye kızdığı öğrencilerden aynı sınıfta okuduğu belirtilen Mehmet Tuğrul (20) tarafından kalbinden bıçaklandı. Kanlar içerisinde yere yığılan Şimşek, olay yerinde hayatını kaybetti.

İhbar üzerine olay yerine gelen polis, kaçmaya çalışan Diyarbakır'ın Ergani ilçesi nüfusuna kayıtlı öğrenci Mehmet Tuğrul'un da aralarında bulunduğu 10 kişiyi gözaltına aldı. Bazı öğrenciler kampus çevresinde bekleyişlerini sürdürürken, gerginliğin de devam ettiği belirtildi. Polis, olay yerinde geniş güvenlik önlemi aldı. Öldürülen öğrencinin cesedi Kütahya Devlet Hastanesi'ne kaldırılırken, bir grup ülkü ocaklarına bağlı genç, hastane önünde toplanarak arkadaşlarının durumu hakkında bilgi almak istedi.

Hastane önüne gelen Ülkü Ocakları Başkanı Selçuk Alıç ise yaşanan olayların 3 gün öncesine dayandığını ve konuyla ilgili Kütahya Emniyet Müdürlüğü'nden önlem alınmasını istediklerini ifade ederek, "Bu olaylar bir provokasyondur. Biz bunun içine girmeyeceğiz. Keşke bu olaylar olmadan önce sorunlar çözülseydi" dedi. Grup Alıç'ın açıklamasının ardından olaysız bir şekilde dağıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Devamını oku...

8 Kasım 2010 Pazartesi

0

Bengu Çolakoğlu : ( 2 * 2 = 5 ) Piyasada


Ayşe Bengü Çolakoğlu danışman hocamın yeni cıkardığı 2*2=5 kitabını tanıtıyorum.Kendisinin başarılarının devamını dilerken daha nice böyle güzel kitaplar yazması talebiyle.

2x2=5 Finans Sektöründe Satışçı Değil Danışman Olmalı:

Müşteri beklentilerinin tırmandığı, maliyet baskısının arttığı ve rekabetin sertleştiği yeni dünya düzeninde yerimizi korumak için müşterinin yanında olmak, hatta onun örnek aldığı bir rol modeline dönüşmek gerekiyor.

'Satışçı değil danışman olmak' kavramı işte tam da bu yüzden önem kazanıyor. Bu nedenle, müşteriyi sadece ürünün satılacağı kişi olmaktan öte anlaşılması ve ihtiyaçlarının fark edilmesi gereken bireyler olarak gören, yani 'iki kere ikiyi beşe' taşıyabilen satış ve pazarlama ekipleri oluşturulması zorunlu hale geliyor.

Yeni sistemde, 'İç Girişimci' kavramı ön plana çıkıyor. Bu sistemde, her bir satışçının, esnek ve duruma özel yaklaşımları hayata geçirebilen, yani sezgisini, yaratıcılığını ve inisiyatifini kullanabilen birer iç girişimciye dönüşmesi bekleniyor.

Bu dönüşüm sürecini yönetirken, yeniye taşıyacağımız doğrularla, değiştirmemiz gereken yanlışlarımızı birbirinden ayıklamak çok büyük önem kazanıyor. İşte bu kitabı, bu yanlışları gözden geçirmek, müşterinin ve çalışanların birer insan olduğunu unutmanın ve karşıdakini anlamaya odaklanmayan yaklaşımların yarattığı acıklı hallerin resmini çıkartmak ve bunun yerini alması gereken doğruları ve önerileri tartışmaya açmak için kaleme aldık.

BENGÜ ÇOLAKOĞLU: 1989 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nden mezun oldu. Aynı yıl bankacılığa başladı. On sekiz yıl çeşitli bankalarda çalıştı ve üst düzey yöneticilik yaptı. Halen Sütko AŞ'nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı'dır. Ayrıca çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermektedir.
AYŞEGÜL GÜNGÖR: 1989 yılında İstanbul Üniversitesi'nden mezun oldu. Aynı yıl bankacılığa başladı. Halen yönetici ortağı olduğu Minerva Eğitim ve Danışmanlık bünyesinde çeşitli kurum ve kuruluşlara eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermektedir ve aynı zamanda İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans e-MBA Programı'nda öğretim ğörevlisidir.


Yazar:Ayşegül Güngör
Yazar:Bengü Çolakoğlu

Sayfa Sayısı: 176
Baskı Yılı: 2010
Dili: Türkçe
Yayınevi: İnkılap Kitapevi
Devamını oku...
0

İstanbul kaçak etle doldu!



Sektörün önde gelen isimlerinden Ali Kopuz, Taraf’a anlattı: Hadımköy Karar da ve Çamlıca gişelerindeki denetim kaldırıldı. İstanbul kaçak etle doldu.

Taraf gazetesinin bakterili hamburger haberinin ardından tükettiğimiz etlerin hangi koşullarda ve ortamda kesildiğini daha çok merak edilir oldu. Biz de bir nebze bu merakı giderebilmek için Elif Et ve Et Mamülleri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz’la görüştük. Kopuz’un açıklamaları et sektöründe neler döndüğünü bütün çıplaklığı ile gözler önüne seriyor.

İstanbul’un adeta bir kaçak et cennetine dönüştüğünü ifade eden Ali Kopuz, İstanbul’a gelen etlerin iki yıl önce Hadımköy, Çamlıca gişelerinde Maliye ve Tarım Bakanlıkları ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından denetimden geçirildiğini söyledi. Bu denetimler sonrasında sağlıksız etlerin İstanbul’a sokulmadığını aktaran Kopuz, bu denetimlerin son iki yıldır artık yapılmadığını kaydetti. Kopuz, denetimlerin kaldırılması ile birlikte Anadolu’dan büyük miktarlarda kayıtdışı etin İstanbul’a sokulduğunu, bu etlerin hiçbir veteriner kontrolü olmaksızın İstanbul’a sokulduğunu ifade etti. Kopuz, hastalıklı etlerin piyasada cirit attığını vurguladı.

Tek tek kontrol edilmeliler

İstanbul’a gelen etlerin yüzde 90’ının ikinci ve üçüncü sınıf mezbahalarda veterinersiz kontrolü olmadan kesilen etler olduğuna dikkat çeken Kopuz, “Oysa bu etler tek tek kontrol edilmelidir. Birinci sınıf et mezbahaları dışında kesilen etlerin İstanbul’a sokulması kesinlikle yasaklanmalıdır. 1920’lerden beri et işiyle uğraşıyoruz. İki mezbahası ile İstanbul’un et ihtiyacının büyük bölümünü ben karşılıyorum. Üç tane kendi veterinerim var, bir de bakanlıktan. Kayıtdışı et, sektörde namusu ile işini yapan firmalara da haksız rekabet açısından büyük darbe vuruyor” diye konuştu.

Anadolu’nun her yerinden et aldıklarını söyleyen Kopuz, “Bizim burada borsamız var. Oradan alıp, burada keseriz. Burada kaçak olması mümkün değil. Borsanın veterineri bunu kontrol ediyor. Hayvan sağlıksızsa hayvanı hemen karantinaya alıyor ve müşahade altında tutuyor. Hastalığa gerekli müdahale yapılıyor. Veya kesildi, kesildikten sonra tüberküloz çıktı, raporlar tutuluyor. Eğer bu yüksek ısıda işlem görecek bir etse o imalatı yapan firmalara veriliyor. Mesela firma diyor ki, bu ancak kavurma yapılabilir, kavurma yapıp piyasaya satıyorsun ve Tarım Bakanlığı’nın kontrolünde yapıyorsun” dedi.

Hayvan sayısı bilinmiyor

Her hayvanın bir kimliği bulunduğunu söyleyen Kopuz, şöyle devam etti:

“Kimliksiz borsaya giriş yaptıramazsın. Anadolu’dan hayvan geliyor. Buradaki borsada satış yapılıyor. Esnaf gider canlı malını alır, getirir burada kestirir, damgalatır, alır götürür. İkinci, üçüncü sınıf mezbahalarda bu düzeni bulamazsınız. Göstermelik tabelaları var. Diploması vardır ama veterineri yoktur. Denetimciler kesinlikle gitmiyor. Sağlık açısından da son derece tehlikelidir bu etler.”

Mezbahaların sınıflandırmasını bakanlığın yaptığını kaydeden Ali Kopuz, “Şu anda Tarım Bakanlığı’nın hayvan sayısını tesbit edememesinin sebebi ikinci ve üçüncü sınıf mezbahalardır, kontrolsüz kesimlerdir. Çünkü kulak küpe kayıtta gözüküyor ama kesilmiş o hayvanın düşümü yapılmamış” dedi.

Denetimlerin kaldırılmasına bir anlam veremediklerini sözlerine ekleyen Ali Kopuz, “Bunu niçin yapmış olabilirler?” sorumuzu ise şöyle yanıtlıyor: Herhalde hayvancılığı teşvik için.

“Herhalde hayvancılığı teşvik için. Anadolu’dan gelen hayvanların kontrolünü gevşettiler. Normalde AB’ye aday olan bir ülke olarak bizim denetimleri daha sıklaştırmamız gerekirken, şu anda ikinci ve üçüncü sınıf Anadolu’daki mezbahaların hiçbirinde AB normlarına göre et kesimi yapılmıyor. Kesilmemesi lazım. Kesim yapılması bile mümkün değil. Ama yapılıyor. Bu mezbahaların çoğu denetime tabi tutulmuyor, veteriner yok.

İstanbul’a istedikleri gibi istedikleri miktarda sağlıklı veya sağlıksız et getirip satıyorlar.

Sizin tesbit ettiğiniz bakterili etler yakalanabilenler, ya yakalanmayanlar. İstanbul’da büyük miktarda var.”

Kasap hegemonyası hâkim

Ali Kopuz, “Prof. Dr. Bülent Nazlı ‘bir kasap hegemonyası’ndan bahsetti. Ne diyorsunuz?” sorusu üzerine ise şunları söyledi:

“İstanbul’da bunu yapamazsınız. Burada böyle bir hegemonya yapılması mümkün değil. Böyle bir şeye kimse müsaade etmez. Ama Anadolu’da buna ister istemez bazı kişiler katlanmak zorunda, katlanıyor. O hegemonya devam ediyor.

Kasap hegemonyası Anadolu’da var. Olduğunu duyuyoruz. Diyarbakır’da gidip bir insana kestiği hayvanın kimliğini sorabilir misiniz? Adam sana diyecek ki ‘benim 25 yaşında nüfus kâğıdım yok sen ne hayvanın nüfus kâğıdını soruyorsun.” Türkiye’nin sağlıklı et yiyebilmesi için Tarım Bakanlığı’nın sıkı kontrol sistemi uygulaması gerektiğini söyleyen Kopuz, şöyle devam etti:

Belediyeler işi sıkı tutmalı

“Büyükşehir Belediyesi’nin de bu işin üzerinde durması gerekir. İlçe belediyelerinin üzerinde durması gerekiyor. Kasapları denetlemeleri gerekir. Dışarıdan gelen kesik et kesinlikle kontrol edilmeli. İstanbul girişlerinde bunların tek tek kontrol belgelerinin kontrol edilmesi lazım. Ancak o zaman sağlıklı et yiyebiliriz.”

İkinci ve üçüncü sınıf mezbahanelere neden göz yumulduğunu bilmediğini ifade eden Ali Kopuz, “İstanbul’daki mezbahalar sürekli kontrol altında ama Anadolu’ da böyle değil. Bizim iş, hijyen gerektiren bir iş. Çoğunu biliyoruz. Baraka şeklinde derme çatma bir tane buzhane. Bir ray koymuşlar, malları kontrolsüz bir şekilde kesip gönderiyorlar. Ruhsatı da var. Bunlara kendilerini yenilemeleri için fırsat veriliyor aslında. Ama onlar pek yenilenemiyor. Hâlâ da aynı şekilde devam ediyorlar” dedi.
Devamını oku...

3 Kasım 2010 Çarşamba

0

Pazarlama Kavramı

Bir profesör, yüksek lisans öğrencilerine pazarlama kavramlarını

anlatıyordu:



1. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına giderek

"Çok zenginim. Evlen benimle!" dediniz. Bu, doğrudan pazarlamadır.



2. Bir grup arkadaşınızla katıldığınız partide büyüleyici bir kız

gördünüz. Arkadaşlarınızdan biri kızın yanına gitti ve sizi işaret ederek

kıza "O çok zengin. Evlen onunla!" dedi. Bu, reklamdır.



3. Katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına gidip

telefon numarasını aldınız. Ertesi gün arayıp "Çok zenginim. Evlen

benimle!" dediniz. Bu, tele-pazarlamadır.



4. Katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz. Kalkıp kravatınızı

düzelttiniz, ona doğru yürüyüp içkisini tazelediniz, arabanın kapısını

açtınız, çantasını düşürünce eğilip aldınız, küçük bir gezinti teklif

ettiniz ve sonra "Bu arada ben çok zenginim. Benimle evlenir misin?"

dediniz. Bu, halkla ilişkilerdir.



5. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanınıza geldi ve

"Duyduğuma göre çok zenginmişsiniz. Benimle evlenir misiniz?" dedi. Bu,

marka bilinirliğidir.



6. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp

"Ben çok zenginim. Evlen benimle!" dediniz. Suratınıza okkalı bir tokat

yapıştırdı. Bu, müşteri geri-bildirimidir.



7. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp

"Ben çok zenginim. Evlen benimle!" dediniz. O da sizi kocasıyla

tanıştırdı. Bu, arz-talep uyuşmazlığıdır.



8. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına

yaklaştınız, ama siz bir şeyler söyleyemeden önce biri gelip ona "Ben çok

zenginim. Benimle evlenir misin?" dedi ve kız onunla gitti. Bu, sizin

pazar payınıza göz koyan rekabettir.



9. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz. Yanına yaklaşıp

"Ben çok zenginim, evlen benimle!" diyecekken karınız geldi. Bu, yeni

pazarlara girememektir
Devamını oku...
0

Genç Girişimcilere Fırsat


Sanayi ve Ticaret Bakanlığının 2009 yılında başlattığı teknogirişim sermayesi desteği kapsamında Afyonkarahisar'da A.N.S Kampüsü İ.İ.B.F Binası Abdullah Kaptan Konferans Salonunda bilgilendirme konferansı verilecek. 5 KASIM 20.10 Cuma günü verilmesi planlanan eğitim saat 14.00 ve 15.00 arası verilecek. Eğitimcilerden Muttalip bey konferansın teknogirişim desteği almak isteyen ve bu konuda bilgisi olmayan genç kardeşlerimizi bilgilendirmek için bu konferansı organize ettiklerini ve oldukca umutlu olduklarını vurgulayarak, ülkemizde son zamanlarda girişimcilere desteğin arttığını ve bu pastadan afyonkarahisarlı ve afyonda okuyan öğrencileride faydalandırmak istediklerini sozlerıne ekledi. Bu kapsamda bu bir saatlik konferansa herkesi davet ediyoruz. Sınavlar olmasına rağmen hayali olan ve bunu gerceklestırmek ısteyen arkadaslarımızın bu konferansa katılmaları gerektiğini vurgulayalım..
Devamını oku...

1 Kasım 2010 Pazartesi

0

Ali Ağaoğlu: 1 milyar dolar nakit param var




Gayrimenkul projeleriyle gündemden düşmeyen Ali Ağaoğlu 1 milyar dolar nakit parası olduğunu söyledi.

İşte Hürriyet gazetesi yazarı Vahap Munyar’ın köşesinde yer verdiği Ağaoğlu röportaji:

“Ali Ağaoğlu’nun kendi projelerinin tanıtım reklamlarına çıkmasıyla birlikte kafalarda oluşan soruyu lafı fazla dolandırmadan sordum:

- Siz Sinan Çetin’e, “Kamera karşısında rahat olacaksın” diyorsunuz ya, ben de soruyu öyle soracağım. Hızlı büyümeniz, reklamlarla ön plana çıkmanız, Allah benzetmesin ama “Kastelli de 1980’li yılların başında böyleydi” türünden konuşmalara yol açıyor.

- Kastelli aslında bir anlamda “hayal” satıyordu. Ben insanlara ev satıyorum.

- Elinizde epey arsa olduğunu biliyorum. Daha önce yaptığımız sohbetlerde anlatmıştınız.

- Son dönemlerde iki yeni arsa aldık. Biri Net Holding’ten aldığımız Bomonti arazisi, diğeri Haznedar Tuğla’nın arazisi.

- Arsaların bedelini nasıl ödüyorsunuz? Adnan Uğur Kılıç, eliyle “trink” işareti yapıp, ekledi:

- Ödemeleri ben yapıyorum. Hepsi nakit ödeniyor. Kredi kullanmak yok.

Ali Ağaoğlu, hızını alamadı:

- Aslında iki arazi daha aldım. İşlemleri bitmediği için açıklamıyorum.

Sorduğum soru üzerine meydan okurcasına bir noktanın daha altını çizdi:

- 1 milyar dolar da nakit param var.

Sonra reklamların yarattığı etkiye örnek verdi:

- Anadolu’dan birçok müteahhit arkadaş arıyor, “Sayende bizim de satışlarımız canlandı” diye teşekkür ediyor.

- Bu fuar vesilesiyle “AGA” plakalı araçlar serinize iki lüks araç daha kattınız, hayırlı olsun.

Aclan Acar’a döndü: – Ben aldığım arabaya acımam. Her yerde kullanırım. 4X4 araçların giremediği yerlere ben Rolls Royce’yla giderim. Şantiyelerime, İstanbul’un varoşlarına giderim. Kimseden tepki görmem.

Garajında değerleri toplamı 10 milyon doları aşan “AGA” plakalı 16 otomobil…

İstanbul’da sayısı 10’un üzerinde olan arsa…

1 milyar dolar nakit para…

Durum ortada… “
Devamını oku...